karşın ile cümle
karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Höyükle ilgili olarak çok sayıda yayın yapılmış olmasına karşın fazla ayrıntı yoktur.No hay muchos estudios a pesar de su amplia difusión.
Tüm bu iddialara karşın bu girişimin bir kurgu olmadığını ifade eden kaynaklar da mevcuttur.En cualquier caso, hay pruebas que muestran que este intento de encubrimiento no tuvo éxito.
Buna karşın çeşitli ilim dallarına ilgi göstermekteydi.Mostró interés por numerosas ramas del saber.
Buna karşın tartışmalar hala devam etmektedir.Aunque todavía se están llegando a negociaciones.
Buna karşın lezbiyenlik konusunda bir ceza öngörüsü yoktur.No tengo objeciones a priori a la doctrina.
Coke kızını zorla kaçırdı ve gönülsüz olmasına karşın Villiers ile evlendirdi.Su hermana, Lydia, se ha escapado con el Sr. Wickham sin casarse.
Çikatilo, sorulan sorulara karşın başka konulara saptı.Gargi continuó con dos preguntas más.
Manning — Raymond Brendan Manning (1934-2000), Amerikalı karsinolog.Raymond B. Manning (1934–2000), carcinólogo estadounidense.
Uzun süre orada tutulmalarına karşın Siyah Sancak ekibi tarafından kurtarılmışlardır.Llegan a tiempo pero son enviados de vuelta por Pantera Negra.
Kazaklar'ın belli ayrıcalıklarında karşın askerlik hizmeti her erkek için zorunluydu.Fuera de estos dos casos era indisoluble hasta para el servicio que todo caballero debía a los demás.
Atkuyrukları da bu bölümde olmasına karşın eğrelti adıyla anılmazlar.También reciben ese nombre a pesar de no contener ninguno de esos ingredientes.
Chapa cüce yediuyuru (Typhlomys chapensis), adına karşın aslında gerçek bir yediuyur değilidir.El Ginseng siberiano (Eleutherococcus senticosus) no es un verdadero Ginseng en absoluto.
Başlangıçta bazı mekanik problemler yaşamış olmasına karşın flak 41’in performansı daha gelişmiştir.Esta versión surgió cuando aún el FlaK 41 estaba en desarrollo.
Buna karşın Ölüm Yiyenler önemli derecede kayıplara uğramazlar.En cambio, aquellos que tienen poco que perder se dejarán tentar en mayor proporción.
Buna karşın birinin diğerinden daha üstün olduğu söylenemez.Hasta el momento no es posible decir cuánto es una persona más alta que otra.
Düşük alkollü biralar genelde lager tipi olarak üretilmesine karşın, ale tipi olarak üretilenleri de vardır.También existen otras bebidas de café prefabricado, pero tienden a ser menos populares.
Birçok sorunu olmasına karşın, suçla mücadeleye büyük önem atfeder.Pese a darles muchos problemas, es vencido.
İsveççe İsveç'te en çok konuşulan dil olmasına karşın ülkede resmi dil konumunda değildir.A pesar de que la lengua española es la lengua más utilizada en el país, no es oficial.
Gyps cinsi içerisindeki en küçük tür olmasına karşın yine de çok iri bir kuştur.Es una especie de cánido pequeña, aunque es el más grande del género Vulpes: los zorros verdaderos.
En genel olarak bu isim kullanılmasına karşın çeşitli yazarlar aynı nicelik için farklı isimler kullanırlar.En primer lugar, bajo diferentes denominaciones diversos autores se han referido a lo mismo.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.No obstante, también intentó estrechar relaciones con los Estados Unidos.
Tasarı şu an durdurulmasına karşın ardılları olan tasarılara yol göstermiştir.El plan fue abandonado eligiendo en su lugar el diseño actual.
Hastalığın mortalitesi düşük olmasına karşın yüksek morbiditeye sahiptir.La queratoconjuntivitis produce una alta morbilidad, pero con baja mortalidad.
Küçük olmasına karşın herkesin üstünde otoriteye sahiptir.A pesar de sus pequeñas dimensiones cuenta con todo tipo de servicios.
Calman — William Thomas Calman (1871-1952), Britanyalı karsinolog.William Thomas Calman (1871-1952), zoólogo escocés.
İstasyonun adına karşın Shinagawa değil Minato özel semtinde yer almaktadır.A dispetto del nome la stazione non è ubicata a Shinagawa bensì a Minato.
Buna karşın Oort bulutunun dış kısmı 50.000 AB'nin ötesine geçemez.Il confine esterno della nube di Oort, invece, non si può estendere per più di 50 000 UA.
Bunlara karşın albüm sevilmiştir.Album Spero Che Ti Piaccia...
30 km² kaplamasına karşın Almanya'nın en küçük ulusal parkıdır.Sviluppato per soli 31 km², è il più piccolo dei parchi nazionali della Germania.
Sıçan ve farelerde yapılan çalışmalar fenilefrinin karsinojenik etkisi olmadığını göstermiştir.Studi sperimentali effettuati sul ratto e sul topo non hanno mostrato alcuna carcinogenicità.
Fransızlar buna karşın Arras'ı tutmayı başarmışlardır.Arras rimase comunque in mano francese.
Ama bu tutumlarına karşın daha sonraları üyeleri çok ünlü olacaktır.Et più, gli huomini famosi, ...
Ama kamuoyunun gösterdiği büyük ilgiye karşın hükümet politikasında etkili olamadı.Quello che il governo non poteva concedere, lo fece a suo modo la polizia politica.
Vali Connally ağır yaralanmasına karşın kurtarıldı.Il governatore Connally venne curato.
Genç yaşlarda görülebilmesine karşın, ileri yaş gruplarında bu risk artar.Tuttavia nelle persone anziane sembra che possano diminuire il rischio.
Buna karşın şirket uzun yaşamadı ve 1 yıl sonra çöktü.Il partito non ebbe una vita lunga e dopo appena un anno si sciolse.
Bu yenilgiye karşın ayaklanma yine de yayılma göstermiştir.Nonostante la sconfitta ad Efeso, la rivolta si diffuse ulteriormente.
Ortalama bir alkol içeriğine sahip olmasına karşın şerbetçi otu acılık değeri ortalamanın altındadır.Per quanto abbia un grado alcolico medio-basso, la volumetria è persistente.
Konu ve oynanış yetersiz olmasına karşın hayranlar tarafından sevilerek oynanmıştır.Nonostante la mancanza di atletismo è stato molto appoggiato ed acclamato dai tifosi.
Buna karşın araştırmacıların ilgisini ancak son yıllarda kazanmaya başlamıştır.In realtà, solo negli ultimi anni i ricercatori non asiatici hanno preso ad interessarsene.
Bir dönemki büyük popülaritesine karşın, öldüğü zaman artık neredeyse unutulmuştu.Nonostante la sua musica fosse popolare nella sua epoca, oggi è stata quasi completamente dimenticata.
Buna karşın Ay'ın yörüngesine açısal momentum eklenir.D'altra parte riprendendo da Orbita della Luna l'evezione può essere calcolata.
Gemi ağır hasar görmüş olmasına karşın onarıldı ve daha sonra yeniden hizmete alındı.Il velivolo ha subito significativi danni strutturali, ma è stato poi riparato e rimesso in servizio.
İlk başta her şey normal gözükmesine karşın bir müddet sonra olaylar başlar.All'inizio tutto sembra andare per il meglio, ma poi...
Buna karşın, Artyom usanmak bilmeden bu gerçek dışı görünen rutinini sürdürmeye devam eder.Piuttosto, egli sembra sorridere per lo spirito di questa situazione insolita.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Vi sono però dei limiti.
Normal konuşma sesi bariton aralığında olmasına karşın şarkı söylerkenki sesi tenor idi.A Orgosolo la tradizione del canto a tenore è molto viva.
Buna karşın koalisyon görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlanınca hükümette yer almadı.Tuttavia, le trattative con l'azienda non sortirono effetti, mentre il governo non intervenne.
Kanal kullanım ücretinin yüksek olmasına karşın, günde ortalama 30 gemi kanaldan geçer.Nel canale transitano in media 78 navi al giorno e il tempo di percorrenza è di circa 15h.
Pilot, Fransız pasaportu taşımasına karşın Belçika lisansıyla yarışmaya başlamıştır.Il team passerà a correre con licenza britannica.
Tüm oyuncuların Arjantinli olmasına karşın dizi İngilizce çekilir ve çekim yeri Buenos Aires, Arjantin'dir.Sebbene il programma sia inglese, le riprese vengono fatte a Buenos Aires, in Argentina.
Candida cinsine ait 200 tür olmasına karşın Candida enfeksiyonlarının %75'inin sorumlusu C. albicans'tır.Gli alcolisti rappresentano il 24% degli individui colpiti dall'infezione C. canimorsus..
Plan Kıta Avrupası'nda başarılı olmasına karşın, Fransız kolonilerinin kaybına engel olamamıştır.Nonostante la superiorità navale inglese, questa non riesce ad impadronirsi delle colonie francesi.
Buna karşın Atinalılar'ı ikna etmiştir.Allo stesso modo tentavano di fare gli ateniesi.
Tüm bunlara karşın, yaşam süresinde bir kısalma beklenmez.Praticamente non attaccheranno nessuno per un breve periodo di tempo.
Buna karşın, gereksinimlerini karşılayacak seviyeye kadar etkin olan bir iradeye de sahiptir.In ogni caso, deve essere ad un livello a loro comprensibile.
C64'ün Spectrum karşında işi zordu.Tutto ciò costituì un notevole miglioramento rispetto al C64.
Kurtuluş Savaşı sırasında tüm güçlüklere karşın gazeteyi çıkarmayı sürdürdü.Tra molte difficoltà, il giornale continuò a uscire.
Buna karşın suları çok az tuzludur.Evita però le acque a salinità troppo bassa.
Ağır çapına karşın çok kullanışlı bir silah değildir.Non propriamente un'arma, visto il debole effetto.