karşın ile cümle

karşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buna karşın yüzde 95 gibi yüksek bir beğeni oranına sahip.Voraussetzung ist ein Mehrheitsbesitz von mindestens 95 %.
2006 yılında, toplam ölümlere karşın 300 bin yeni doğum olmuştur.Im Jahre 2006 konnten entgegen den Erwartungen nur 300.000 Fahrräder produziert werden.
Liv ve Maddie, görünüşte ikiz olmalarına karşın kişilikleri birbirine oldukça zıt ikiz kız kardeşlerdir.Diva und sie sind Zwillingsschwestern und sehen sich zum Verwechseln ähnlich.
Bunlara karşın albüm sevilmiştir.Trotzdem mag ich die Platte.
Buna karşın bazı eleştirmenler şarkının sözlerini beğenmedi.Nicht alle Kritiker überzeugte das Lied.
Buna karşın Atinalılar'ı ikna etmiştir.Daneben kam er anscheinend nur noch bei den Otaciliern vor.
Buna karşın mahallenin ekonomisine faydası yoktur.Dies kommt der heimischen Bevölkerung aber keineswegs zugute.
Buna karşın, eşcinsel evliliklere halen birçok ülkede izin verilmemektedir.Grundsätzlich war die Ehe zwischen Bürgern verschiedener Staaten nicht erlaubt.
Fransızlar buna karşın Arras'ı tutmayı başarmışlardır.Les Français, cependant, réussissent à tenir Arras.
Portekiz'de doğmasına karşın bütün eğitimini İspanya'da almıştır.Il est né au Portugal mais il a effectué toutes ses études en Espagne.
VMA'lere karşın, ödüllerinin çoğuna, izleyiciler tarafından oy veriliyor.Contrairement aux VMA's, la plupart des prix sont décernés par les votes des téléspectateurs.
Buna karşın, açık alanda bir tankı gizlemek çok zordur.En revanche, dans une aire ouverte, il est très difficile de cacher un char.
Bart'ın şöhretine karşın, Cartwright halk arasında pek tanınmış değildir.Malgré la célébrité de Bart, Cartwirght est rarement reconnue en public.
Buna karşın Krusty Bart'ın yardımlarından büyük ölçüde habersiz kalmış ve Bart'a ilgisiz davranmıştır.Pour sa part, Krusty ignore toujours en grande partie l'aide de Bart et le traite avec désintérêt.
Fransa doğumlu olmasına karşın Macaristan'da büyümüş ve 20 yaşında Macaristan şampiyonu olmuştur.Benko est né en France mais a grandi en Hongrie, il est le champion d'échecs de Hongrie à l'âge de 20 ans.
Buna karşın PKK bu cinayeti üstlenmemiştir.Le PKK dément toute responsabilité dans cet attentat.
Husçuların ileri gelenlerinin çoğunun kenti terketmelerine karşın, Prag'daki karışıklıklar devam etti.Bien que de nombreux hussites influents aient quitté la ville, les troubles continuèrent à Prague.
Buna karşın Atinalılar'ı ikna etmiştir.Pendant ce temps, il s'attaque aux Athéniens.
Clark — Ellen Clark (1915-1988), Avusturyalı karsinolog.Edward Clark Ellen Clark (en) (1915-1988), carcinologiste australienne.
Buna karşın İtalya, sınırın tam zirve üzerinden geçtiğini savunur.L'Italie considère que la frontière passe par le sommet.
Hay — William Perry Hay (1872-1947), Amerikalı karsinolog.William Perry Hay (1872-1947), carcinologiste américain.
Buna karşın savaş başladığında Yunan donanması hala planların gerisindeydi.Cependant, au déclenchement de la guerre, la flotte grecque n'était pas encore prête.
Hobbs — Horton Holcombe Hobbs (1914-1994), Amerikalı karsinolog.Horton Holcombe Hobbs (1914-1994), zoologiste américain.
Tüm bunlara karşın Stalin'in kentte kalması paniği yatıştırdı.Cependant tout semble contraindre Truman à rester dans la ville.
Buna karşın suları çok az tuzludur.De ce fait les eaux sont peu salées.
Yan aileden olmasına karşın çok güçlüdür ve aile tekniklerini kullanmakta kendini çok geliştirmiştir.Malgré son très jeune âge, elle manifeste de très grands talents à utiliser les techniques de sa famille.
Basit olmasına karşın, grubun en sevilen kliplerinden birisidir.Elle peut paraître folle, mais c’est elle la plus heureuse du groupe.
Sünni mezhebinden olmasına karşın avukat olan babası onu misyoner okuluna gönderir.De confession sunnite, son père qui était avocat l'envoie dans une école de missionnaires.
Buna karşın, progresif metal 1980'lerin ortasına kadar ayrı bir tür olarak gelişmemiştir.Cependant, le metal progressif ne se développe comme genre musical qu'au milieu des années 1980.
Çok büyük bir yetenek olmasına karşın kalp.sorunu yüzünden kısa süreler oynayabilmiştir.Malgré son talent il obtient peu de temps de jeu.
Buna karşın bazı sınırlamalar mevcuttur.Des limites existent tout de même.
Arjantin'de doğmasına karşın İspanyol bir aileden gelmektedir.Bien que né en Argentine, il possède la nationalité espagnole.
Nüfus miktarı fazla, buna karşın üretim az.La majorité de la production est minable, quel que soit le support.
Buna karşın Ölüm Yiyenler çok iyi bir ilerleme kaydederler.Les collections mortes sont en revanche très fournies.
Buna karşın sportif anlamda başarılar devam etti.Les Jeux sont en revanche réussis sur le plan sportif.
İstasyonun adına karşın Shinagawa değil Minato özel semtinde yer almaktadır.Malgré son nom, la gare est située dans l'arrondissement de Minato et non Shinagawa.
2006 yılında, toplam ölümlere karşın 300 bin yeni doğum olmuştur.Depuis 2006, il est dénombré annuellement plus de 800 naissances pour moins de 300 décès.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz.Si tu ignores ton ennemi et que tu te connais toi–même, tes chances de perdre et de gagner seront égales.
Buna karşın yine de ağırlıklı olarak leş yiyicidir.Néanmoins, il lui arrive de manger des calmars.
De Man — Johannes Govertus De Man (1850-1930), Hollandalı karsinolog ve zoolog.Johannes Govertus De Man (1850-1930), zoologiste néerlandais.
Bunlara karşın albüm sevilmiştir.Je veux dire, j'aime bien cet album.
Buna karşın Fransız koleksiyonlarında bu eserleri bulunmamaktadır.Cela peut expliquer leur présence dans des collections françaises.
Hastalığın mortalitesi düşük olmasına karşın yüksek morbiditeye sahiptir.La morbidité peut être très élevée, mais la mortalité est faible.
Conrad — Timothy Abbott Conrad (1803-1877), Amerikalı karsinolog ve malakolog.Timothy Abbott Conrad (1803-1877), archéologue et naturaliste américain.
Buna karşın siyasi sorunlar devam etti.Les problèmes économiques continuent néanmoins.
Tutsak düşmesine karşın, 18 Haziran'da Waterloo'da kaçmayı başardı.Il est battu, le 18 juin, à Waterloo.
12 telli olmasına karşın 6 tel gibi akortlanır.Pour le transmettre, il faut 6 bits.
Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu.Sur le plan international, on assiste à un rapprochement avec les États-Unis.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Le débarquement s'opéra sans difficulté.
1958 yılına gelindiğinde 133 DC-8 satışına karşın 150 adet 707 satılmıştı.Jusqu'au début de l'année 1958, Douglas vend 133 DC-8 contre 150 707 pour Boeing.
Buna karşın olta avcılığı için çok zevkli bir balıktır.Il n'en est pas moins un magnifique poisson pour la pêche sportive.
Bütün eterlerin alkol izomeri olmasına karşın bütün alkollerin eter izomeri yoktur.Ainsi, si tous les acides aminés naturels sont L, tous ne sont pas lévogyres.
Buna karşın reel sayıların kümesi sayılamaz bir kümedir.C'est donc à tort qu'on le compte au nombre des rois titulaires.
Bu mağlubiyete karşın Roland Garros'ta ilk kez çeyrek final görmüş oldu.Il atteint pour la première fois la finale de Roland Garros.
Anne babasının Katolik olmasına karşın, siyasi nedenlerle Ortodoks olarak yetiştirildi.Bien que nationalistes et catholiques, ses parents étaient peu impliqués politiquement.
Başlangıçta adı Queenstown olmasına karşın kısa süre sonra Victoria olarak bilinmeye başlandı.Connus sous le nom de pinghua, ils étaient au début encore relativement brefs.
Dizanteri ve kıtlık olmasına karşın, geri çekilme hızlı bir şekilde devam etti.Malgré les douleurs et la fatigue, il récupère rapidement,.
Rosemary çok iyi bir insan olmasına karşın bir obezdir.Marcus semble être, malgré ses crimes, un homme bon.
Güneş'in kütlesinin sadece yaklaşık %78'i olmasına karşın Güneş'e oldukça benzemektedir.Sa taille est d'environ 78 % de celle du Soleil.
Bouvier — Louis Eugène Bouvier (1856-1944), Fransız karsinolog ve entomolog.Louis Eugène Bouvier (1856-1944), entomologiste et carcinologiste français.

İlgili Sayfalar