karşılaşmak ile cümle

karşılaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak orada hiç hesaba katmadıkları büyük bir tehlikeyle karşılaşmak üzeredirler.Zagrażały nam poważne niebezpieczeństwa, których nie widzieliśmy.
Gertrud Bäumer için Helene Lange ile karşılaşmak “hayatının kararı” olmuştur.Che Rivera (Benjamin Bratt) całe życie musiał walczyć o przetrwanie.
Kısıtlı konvertibiliteye sahip dövizler değişim esnasında kısıtlamalar ile karşılaşmaktadır.W tym przypadku (ang. limited convertibility) występują istotne restrykcje w procesie wymiany walut.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Вони обидва з'єднуються так, що не відрізняються один від одного.
Herhangi biriyle karşılaşmak için meydan okudular.Všem nařizujeme, aby se s nimi přestali stýkat.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Cei de rang egal tind să se evite reciproc.
Boone bu korkutucu yaratıkla karşılaşmak istemiştir.Hoshino trebuia să omoare acea creatură.
Kısıtlı konvertibiliteye sahip dövizler değişim esnasında kısıtlamalar ile karşılaşmaktadır.A szükséges kisebb feszültségekre átalakítás már a modulokon belül történik.
Ancak orada hiç hesaba katmadıkları büyük bir tehlikeyle karşılaşmak üzeredirler.Ám azt nem sejtik, hogy komoly veszély vár rájuk.
Herhangi biriyle karşılaşmak için meydan okudular.He sopivat tapaavansa muita ihmisiä.
Carinus hemen Roma'dan ayrıldı ve Diokletian ile karşılaşmak için Doğu'ya hareket etti.Ο Καρίνος εγκατέλειψε τη Ρώμη αμέσως και κινήθηκε ανατολικά για να αντιμετωπίσει τον Διοκλητιανό.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.De to vindere mødes.
Kaderi yeşil ninja ile karşılaşmaktır.Foreningen har sammen med Nic.
Genellikle (ve şu anda), iki blok hâlinde yapılmaktadır ve blok kazananları finalde karşılaşmaktadır.De to hold mødtes to gange (hjemme og ude), og den samlede vinder kvalificerede sig til slutrunden.
Carinus hemen Roma'dan ayrıldı ve Diokletian ile karşılaşmak için Doğu'ya hareket etti.Carinus forlot øyeblikkelig Roma og dro østover for å møte Diocletian.
İtalya’ ya dönüş yolunda, Hannibal'a karşılaşmak için derhal ilerledi.Da han kom tilbake til Italia rykket han umiddelbart frem for å møte Hannibal.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.Når to optimister støter sammen.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Slike sammenlignbare verdier kan rangeres i forhold til hverandre.
Persler, onlarla karşılaşmak için geri döndü, ancak kentin içinden ana ordu tarafından saldırıya uğradı.Persia berbalik untuk menghadapi mereka, tetapi kemudian diserang oleh pasukan utama dari dalam kota.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.Hari dimana dua kekuatan bertemu.
İtalya’ ya dönüş yolunda, Hannibal'a karşılaşmak için derhal ilerledi.Khi trở về Ý, ông tiến quân nhanh hết sức để bắt kịp Hannibal.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Các gạc của cạnh đối diện là không đối xứng đối với nhau với.
Zira insanlar özgür doğar fakat her yerde engellerle karşılaşmaktadır.人間は生まれながらにして自由であるが、しかしいたるところで鉄鎖につながれている。
Kolay kolay insanlar ile karşılaşmak istemezler.そんなに容易く人を片付けて欲しくないから。
Thomas, kuşatmayı kaldırıp, Bulgar ordusu ile karşılaşmak için yürüyüşe geçti.トマスは包囲を解き、ブルガリア軍に当たるために軍と共に進軍した。
Boone bu korkutucu yaratıkla karşılaşmak istemiştir.Matheronはこの動物を巨大なワニと考えていた。
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.融合した二人は互いを認識することはできない。
Genellikle (ve şu anda), iki blok hâlinde yapılmaktadır ve blok kazananları finalde karşılaşmaktadır.予選はレギュラー当時と同じ流れ(ジャンル別問題→ハンターチャンス)で行い、各ブロックの上位2組が決勝(ファイナルハンターチャンス)に進出。
Oz'u tıraş kutumun içine bile sokabilirdim ama dolunay olduğunda kurtadamla karşılaşmak istemezsin.일본판 복장 기모노를 입고 있어서 국내에서는 방영되지 않았지만 지우의 배지 회상에서 잠깐 등장했었다.
Pound, W.B.Yeats ile karşılaşmak için İngiltere'ye gitti.이때 호반이 비시와 함께 한중왕 유비를 뵙기 위해 서천으로 떠나게 된다.
Strowman, Reigns'e saldırdı ve ona Great Balls of Fire'da karşılaşmak üzere ambulans maçı için meydan okudu.לאחר מכן, סטרומן איתגר את ריינס לקרב אמבולנס באירוע Great Balls of Fire.
Kaderi yeşil ninja ile karşılaşmaktır.לויד מגלה שהוא הנינג'ה הירוק.
Karakterler birbirleriyle karşılaşmaktadır ve tüm karakterler birbirleriyle bağlantılı ilişkiler içindedir.כדי לייצג את הקשר בין הדמויות, לכל דמות יש קשרים אל הדמויות האחרות.
Zira insanlar özgür doğar fakat her yerde engellerle karşılaşmaktadır.Човекът се ражда свободен, а навсякъде е в окови.
Bir yılanla karşılaşmak her zaman için tehlikeli kabul edilir ve o civardan uzaklaşılması önerilir.Опасно е, когато човек бъде нападнат от колония и е ужилен многократно.
Burada o, Knyaz Andreyle karşılaşmaktadır ve aceleciliği yüzünden ona karşı saygısızca davranır.On je dobro popio, a granični službenici postaju sumnjičavi zbog njegova ponašanja.
At eti tüketimi özellikle ABD'de büyük tepkiyle karşılaşmaktadır.Tyčové vysávače sú veľmi populárne hlavne v Amerike.
Thomas, kuşatmayı kaldırıp, Bulgar ordusu ile karşılaşmak için yürüyüşe geçti.Zbral je novo vojsko in se odpravil proti severu in pri Odrinu naletel na bolgarsko vojsko.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.Kaks blondiini saavad kokku.
Göbü bu sebepten dolayı devamlı sel felaketleri ile karşılaşmaktadır.Põhjuseid seovad tagajärgedega pidevad põhjuslikud rajad.
A: Evet, tekrar aynı şey ile karşılaşmak ve güvende olmak için, tehlikelere bakınıyorum.Да, иногда я даже ищу их, чтобы быть готовым к настоящим
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Ako biológ pracujúci v teréne sa len chcete stretnúť s týmito zvieratami.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Als bioloog te velde wil je gewoon ontmoetingen hebben met deze dieren.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Als Feldbiologe sucht man einfach nur das Zusammentreffen mit diesen Tieren.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Ei sunt prinşi şi se găsesc pe piaţă.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.En tant que biologiste de terrain, tout ce qu'on veut, c'est rencontrer ces animaux.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Jako biolog pracujący w terenie, chce się jak najwięcej mieć do czynienia z tymi zwierzętami.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.현장 생물학자들은 이런 상어와 접하는 기회를 가져서
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Mas eles são apanhados e estão à venda. Assim, como biólogo de campo, só quero encontrar-me com estes animais.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Quindi, da biologo sul campo, desidero solamente incontrare questi esemplari.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Vì thế, là một nhà sinh vật học, bạn chỉ muốn có cơ hội để được khám phá chúng.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Y se capturan y comercializan. Como biólogo de campo uno desea estar en contacto con estos animales.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Έτσι, ως βιολόγος πεδίου επιδιώκεις όσο το δυνατό περισσότερες επαφές με αυτά τα ζώα.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.Човек иска да научи за тях колкото се може повече.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.אז כביולוג שטח, אתה רק רוצה להיפגש עם היצורים האלה.
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.لذلك كعالم احياء ميداني يجب ان تتواجه مع تلك الحيوانات
Arazide çalışan bir biyolog olarak bu hayvanlarla karşılaşmak istiyorsunuz.このような動物たちに出会ってみたいだけなのです できるだけ多くを学びたいのです
Avrupa’daki kronik uyuşturucu sorunlarına ilişkin olarak giderek daha karmaşık bir tabloyla karşılaşmaktayız.8. fejezet A problémás és a polidrogfogyasztás megfigyelésének javítása
Avrupa’daki kronik uyuşturucu sorunlarına ilişkin olarak giderek daha karmaşık bir tabloyla karşılaşmaktayız.Bilden av de kroniska drogproblemen i Europas länder blir alltmer komplex.
Avrupa’daki kronik uyuşturucu sorunlarına ilişkin olarak giderek daha karmaşık bir tabloyla karşılaşmaktayız.Capítulo 8Melhorar a monitorização do consumo problemático e múltiplo de drogas

İlgili Sayfalar