karşılaşmak ile cümle
karşılaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Seninle burada karşılaşmak ne şans.How lucky to meet you here.
O sizinle karşılaşmak için hevesliydi.He was anxious to meet you.
Yolda onunla karşılaşmaktan kaçındı.He avoided meeting her on the way.
Sanki onun benimle karşılaşmaktan çekindiğini hissettim.I felt as if he shrank from meeting me.
Şimdi canım onunla karşılaşmak istemiyor.I don't feel like meeting her now.
Yeni insanlarla karşılaşmaktan hoşlanmıyorum.I don't like meeting new people.
Keşke seninle tekrar karşılaşmak zorunda olmasam.I wish I wouldn't have to meet you again.
Ben karanlık bir yerde onunla karşılaşmak istemiyorum.I wouldn't like to meet him in a dark place.
Kadınlar ve kızlar onunla karşılaşmaktansa caddeyi geçmeyi tercih ederler.Women and girls would cross over the street rather than meet him.
Seninle burada karşılaşmak ne tesadüf!What a coincidence meeting you here!
Seninle burada karşılaşmak beklenmedik bir zevk.Meeting you here is an unexpected pleasure.
Ben onunla karşılaşmak istemiyorum.I don't want to run into him.
Tom yeni insanlarla karşılaşmak istiyor.Tom wants to meet new people.
En çok hangi tür hayvanlarla karşılaşmaktan korkarsınız?What kind of animals are you most afraid to encounter?
Rhahzadh bunu gördü ve Bizanslılar ile karşılaşmak için hareket etti.Rhahzadh saw this and moved to meet the Greeks.
Jericho, daha sonra Owens'a onunla WrestleMania 33'te karşılaşmak için meydan okudu.Jericho then challenged Owens to a match at WrestleMania 33.
İtalya’ ya dönüş yolunda, Hannibal'a karşılaşmak için derhal ilerledi.On his return to Italy, he advanced at once to meet Hannibal.
Özellikle göçmen ailelerin çocukları bu konuda büyük güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.Children of immigrant families face special challenges.
Nanda Devi Buzulu yakınlarında bitki ile karşılaşmak neredeyse imkansızdır.One will not find vegetation near Nanda Devi Glacier.
Carinus hemen Roma'dan ayrıldı ve Diokletian ile karşılaşmak için Doğu'ya hareket etti.Carinus left Rome at once and set out for the east to meet Diocletian.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Those of equal rank tend to avoid each other.
Herhangi biriyle karşılaşmak için meydan okudular.They thought that they could play with anyone.
İlk başta birçok fonksiyonun olduğu bir problemle karşılaşmak kafa karıştırıcı olabiliyor.At first when you see a problem with a lot of these functions, it seems very confusing.
Buradaki adaların tamamı aynı sonla karşılaşmak üzere bu taşıyıcı kemer üzerinde hareket ediyorAll the islands will eventually follow, carried on the conveyer belt to meet the same fate
Küçük Bayan Sorunla her gün karşılaşmak senin için acı verici olmalı.Getting bumped around by little Miss Trouble everyday, it must be painful.
Avukatımla karşılaşmak istemiyorsan, benden derhal özür dile!If you don't want to meet my lawyer, you better apologize...
Evet. Karşılaşmak için ilginç bir yer.It's an odd place to meet
Onunla burada karşılaşmak çok iyi oldu.And I enjoy his company here again
Benzer bir sürü öyküyle karşılaşmak gerçekten hayret vericiydi.I was really amazed by all the stories that started flooding in.
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Would you be willing to meet your third cousin?"
Sizinle burada karşılaşmak ne büyük bir tesadüf.This is an unexpected place to run into you.
Hele de şehir merkezlerinde karşılaşmak oldukça zor.It's rare in urban environment to encounter it at all. Seek it out!
O zaman... ...yine bu şekilde karşılaşmak dileğiyle!Then I hope we meet like magic again.
Evet, tekrar aynı şey ile karşılaşmak ve güvende olmak için, tehlikelere bakınıyorum.Yes, sometimes I even search for obstacles, to not get too rehearsed and too safe.
Başkan, her kamu görevlisinin karşılaşmak zorunda olduğu sorumluluklara da değindi.He also noted the responsibilities every public figure has to face.
Kosova'nın ademi merkeziyeti, statü sürecinin karşılaşmak zorunda olduğu en büyük engel.The decentralisation of Kosovo is the biggest stumbling block the status process has had to face.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Die beiden Geschlechter können so laichen, ohne einander zu berühren.
Carinus hemen Roma'dan ayrıldı ve Diokletian ile karşılaşmak için Doğu'ya hareket etti.Carinus verlässt Rom, um sich Diokletian entgegenzustellen.
Haremlerdeki ilişkiler genellikle baskıyla karşılaşmaktadır.Die Harpactorinae sind meist in der Krautschicht anzutreffen.
Yapılan arkeolojik çalışmalarda bunlarla sıkça karşılaşmak mümkünüdür.Für einige dieser Leistungen wird regelmäßig eine Architektenvollmacht benötigt.
Strowman, Reigns'e saldırdı ve ona Great Balls of Fire'da karşılaşmak üzere ambulans maçı için meydan okudu.Er forderte Reigns zu einem Ambulance Match bei Great Balls of Fire heraus, das er auch gewinnen konnte.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Les scènes étant largement dispersées les unes des autres pour ne pas se gêner les uns les autres.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.Deux solitudes se rencontrent.
Bu da Vatikan'ın yalan söylediği anlamına gelir ki, Vatikan'ın hiç karşılaşmak istemediği bir durumdur bu.La capitulation est une vassalité permanente et le vassal ne pourra jamais s'en défaire.
Bir yılanla karşılaşmak her zaman için tehlikeli kabul edilir ve o civardan uzaklaşılması önerilir.Un encuentro con una serpiente es siempre peligroso, y se recomienda alejarse de ella.
Burada o, Knyaz Andreyle karşılaşmaktadır ve aceleciliği yüzünden ona karşı saygısızca davranır.Ella termina cenando con él, durante la cual, él coquetea desvergonzadamente con ella.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Tan desengañados llegan a estar el uno como el otro.
Boone bu korkutucu yaratıkla karşılaşmak istemiştir.Fino al giorno in cui Bellerofonte uccise quella creatura spaventosa.
Boone bu korkutucu yaratıkla karşılaşmak istemiştir.Спаун решается остановить этого бушующего зверя.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.Затем два колдуна соперничают друг с другом.
Bir yılanla karşılaşmak her zaman için tehlikeli kabul edilir ve o civardan uzaklaşılması önerilir.عند مواجهة الثعبان يعتبر دائما خطير ويوصى لمغادرة المنطقة المجاورة.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Eles são ligados uns aos outros de tal forma que não podem viver separados.
Thomas, kuşatmayı kaldırıp, Bulgar ordusu ile karşılaşmak için yürüyüşe geçti.Tomás levantou o cerco e marchou ao seu encontro com o seu exército.
Göbü bu sebepten dolayı devamlı sel felaketleri ile karşılaşmaktadır.Vanwege deze eigenschap hebben de Lamaars het continu aan de stok met de Woefs.
At eti tüketimi özellikle ABD'de büyük tepkiyle karşılaşmaktadır.Het debuutalbum van de Eagles is vooral in de Verenigde Staten goed ontvangen.
Kaderi yeşil ninja ile karşılaşmaktır.Hij zou de ninja Dokugan Ryu kennen.
Seninle karşılaşmak hoş.Leuk je te ontmoeten.
İtalya’ ya dönüş yolunda, Hannibal'a karşılaşmak için derhal ilerledi.W drodze powrotnej do Italii postanowił jak najszybciej doprowadzić do starcia z Hannibalem.
Benzer büyüklükte olanlar birbirleriyle karşılaşmaktan kaçınır.Bierki o tej samej sile nie mogą się nawzajem przemieszczać.
Kaderi yeşil ninja ile karşılaşmaktır.W finale zmierzyli się z zespołem NK Rijeka.