karşılaşma ile cümle

karşılaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tıpkı ilk karşılaşmamız gibi.Just Iike the first time.
Eğer hiç karşılaşmamış olsaydık ne olurdu, düşünmek istemiyorum.I hate to think what might have been if we had never met
Bir arkadaşımın söylediği gibi "Hayat karşılaşmaya hazır olmadığın bir dizi şeydir"As a friend of mine says, "Life is a series of things you're not quite ready for."
Daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle karşı karşıyalar.They're facing a force that they haven't faced before.
"Üçüncü kuzeniniz ile karşılaşmak ister miydiniz?""Would you be willing to meet your third cousin?"
Yani evet, yemekleri, daha önce kesinlikle hiç karşılaşmadığınız birşeye dönüştürüyoruz.So yeah, we're transforming things into something that you have absolutely no reference for.
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.There was a very sick orangutan baby, my first encounter.
"Üçüncü Tür için Yakın Karşılaşmalar" filminin özel bir sürümünün yayınlandığı bir yazdı.This was the summer when the special edition of "Close Encounters of the Third Kind" was released.
Daha önce hiç karşılaşmadığımız sayıda felaketle karşı karşıyayız.We are facing an unprecedented number, scale of disasters.
Ben sizin gibi çok açık, herkes hiç karşılaşmamış ettik.I've never met anybody like you, so open.
Sen benim oğlumsun, Wilmot hiç karşılaşmamış, sanırım?You have never met my son, Wilmot, I think?
Sizinle burada karşılaşmak ne büyük bir tesadüf.This is an unexpected place to run into you.
Watson'ın Güneşle olan tesadüfi karşılaşmasından 50 yıl sonraFifty years on from Watson's accidental encounter with the Sun,
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır.This is the Ali-Frazier of motivation, right?
Hele de şehir merkezlerinde karşılaşmak oldukça zor.It's rare in urban environment to encounter it at all. Seek it out!
Size iki satranç karşılaşmasından bahsetmek istiyorum.I'd like to tell you about two games of chess.
1997'de olan ilk karşılaşmayı Garry Kasparov Deep Blue isimli makineye karşı kaybetti.The first happened in 1997, in which Garry Kasparov, a human, lost to Deep Blue, a machine.
Zalim Orakçı'yla karşılaşmadın mı?Didn't you meet the Grim Reaper?
Yazgıları tamamlanmışsa bile, yeniden doğumda yine karşılaşmaları gerekir.lf their fate is still intact they're supposed to meet again in reincarnation
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirAnother chance encounter is when I went to a place
İlk karşılaşmanın tecrübesi beni gerçekten düşündürdü.And this has really gotten me thinking about this experience of the initial encounter.
O zaman... ...yine bu şekilde karşılaşmak dileğiyle!Then I hope we meet like magic again.
Evet, tekrar aynı şey ile karşılaşmak ve güvende olmak için, tehlikelere bakınıyorum.Yes, sometimes I even search for obstacles, to not get too rehearsed and too safe.
Diğer birşey de gerçekten penguenleri sevmediğini söyleyen biriyle bugüne kadar karşılaşmadım.The other thing is, I've never met anybody that really doesn't say that they like penguins.
Korkarım ki ben TED sunumlarında karşılaşmayacağınızı umduğunuz konuşmacılardan biriyim.I'm afraid I'm one of those speakers you hope you're not going to meet at TED.
Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın! (Şimdi) Biz de sizi unuttuk.So now suffer. As you forgot the meeting of this your Day of Doom, so have We forgotten you.
Öyleyse bu (azap) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın.So now suffer. As you forgot the meeting of this your Day of Doom, so have We forgotten you.
Denildi ki: "Bugününüzle karşılaşmayı unuttuğunuz gibi, Biz de sizi bugün unutuyoruz."We shall ignore you today," they will be told, "as you had forgotten the meeting of this Day.
Bizimle karşılaşmayı ummayanları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken bırakırız.So We leave those who do not expect to meet Us to wander perplexed in transgression.
Allah'la karşılaşmayı uman bilsin ki, Allah'ın bunun için belirttiği vakit gelecektir.He who hopes to meet God (should know) that God's appointed time will surely come.
Âyetlerimizi ve ahiretteki karşılaşmayı inkâr edenlerin amelleri hepten boşa gitmiştir.Vain are the acts of those who deny Our signs and the meeting in the Hereafter.
"O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın azabı! İşte biz de sizi unuttuk.So now suffer. As you forgot the meeting of this your Day of Doom, so have We forgotten you.
Kaybedenler, ALLAH ile karşılaşmayı yalanlayanlardır.They are surely lost who call the meeting with God a lie.
Bizimle karşılaşmayı ummayanları, azgınlıkları içinde şaşkın durumda bırakırız.So We leave those who do not expect to meet Us to wander perplexed in transgression.
ALLAH ile karşılaşmayı yalanlayanlar kaybedenlerdir. Doğruyu da bulmamışlardır.Verily those who deny the meeting with God will be lost, and not find the way.
Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenlerdir.They are those who reject the signs of their Lord, and the meeting with Him.
Kim ALLAH ile karşılaşmayı umuyorsa, (şunu bilsin ki) ALLAH'la randevu mutlaka gerçekleşecektir.He who hopes to meet God (should know) that God's appointed time will surely come.
ALLAH'ın ayet ve mucizelerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenler, Rahmetimden ümit kesenlerdir.Those who deny the signs of God and the meeting with Him, cannot have hope of My mercy.
Buna rağmen, insanların çoğunluğu Rab'leriyle karşılaşmayı inkar etmektedirler.But many men reject the meeting with their Lord.
Bugünkü karşılaşmanızı önemsememenizin sonucunu tadın, biz de sizi önemsemeyiz.So now suffer. As you forgot the meeting of this your Day of Doom, so have We forgotten you.
Ve onlara şöyle denir: "Bugünkü karşılaşmanızı unuttuğunuz için biz de bugün sizi unutuyoruz."We shall ignore you today," they will be told, "as you had forgotten the meeting of this Day.
Andolsun, ölümle karşılaşmadan önce arzulamıştınız ölümü. İşte onu gördünüz, bakıp duruyordunuz ona.And you used to wish for death before you met it; so now you see it before your eyes.
Siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. Fakat şimdi onu gördüğünüz halde bekliyorsunuz.And you used to wish for death before you met it; so now you see it before your eyes.
Bu gününüzle karşılaşmayı unutmanızın cezasını tadın!So now taste, for that you forgot the encounter of this your day!
"O halde bu gününüzle karşılaşmayı unuttuğunuzdan dolayı tadın azabı!So now taste, for that you forgot the encounter of this your day!
Mûsâ: “Karşılaşma zamanı, bayram günü olsun, halk sabahleyin toplansın.” dedi.'Your tryst shall be upon the Feast Day.' said Moses. 'Let the people be mustered at the high noon.'
Andolsun ki, siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz.And assuredly ye were wont to long for death ere ye had met it.
Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz.And assuredly ye were wont to long for death ere ye had met it.
Andolsun, ölümle karşılaşmadan önce arzulamıştınız ölümü.And assuredly ye were wont to long for death ere ye had met it.
Yemin olsun ki siz, onunla karşılaşmadan önce ölümü arzuluyordunuz.And assuredly ye were wont to long for death ere ye had met it.
Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz.And assuredly ye were wont to long for death ere ye had met it.
Siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz.And assuredly ye were wont to long for death ere ye had met it.
Bu karşılaşmayı siz kararlaştırsaydınız karşılaşma konusunda anlaşmazlığa düşecektiniz.And if ye had mutually appointed ye would surely have failed the appointment.
ALLAH ile karşılaşmayı yalanlayanlar kaybedenlerdir.Those who denied the meeting with God will be the losers.
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimiz'i görmeliyiz" derler.Those who do not hope to meet Us ask: 'Why have no angels been sent to us?
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, "Bize ya melekler inmeli, yahut Rabbimizi görmeliyiz!," dediler.Those who do not hope to meet Us ask: 'Why have no angels been sent to us?
Yahudilerin bir grubu var ki yalana kulak veriyor, seninle hiç karşılaşmamış bir topluluğu dinliyor.[They are] avid listeners to falsehood, listening to another people who have not come to you.
Biri sizi karşılaşmaya çağırdıNameSomebody has invited you to a match
1 Puanlı Karşılaşma1 Point Match
3 Puanlı Karşılaşma3 Point Match

İlgili Sayfalar