karşılık ile cümle

karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Buna karşılık İskoçya'da durum gayet değişik olmuştur.Scotland The situation in Scotland is very different.
Çin güvenlik güçleri gösterilere sert karşılık vermiştir.Chinese sources have not treated the prize seriously.
Suyu birden içip hastalanmayasın istedim" diye karşılık verir.Must I then drink the waters of Lethe that I may forget?"
Beyaz buna 6. dxc3 ile karşılık verirse siyah 6...Kc6 if Black moves 5...
Bu iki karakter de gerçekteki karşılıklarından esinlenilmiştir.The remaining five have in fact rejected two such offers.
Bu türler karşılıklı olarak uyum içinde değildir.These types are not mutually exclusive.
Buna karşılık, Sumatran orangutanları yaklaşık 670.000 yıl önce Bornean orangutanlarından ayrıldı.Tapanuli orangutans diverged from Bornean orangutans about 674,000 years ago.
Yatırımcılar fondaki birikimlerine karşılık bir katılım belgesi alırlar.Investors in a mutual fund pay the fund's expenses.
Ancak bu istekleri karşılık bulmamıştır.However, granting these wishes is not free.
Öte yandan bir adet çok uzun buyruk kelimesi birden fazla işleme karşılık gelir.A three word slogan on the back sleeve would prove quite prophetic, however.
Her iki taraf ta olaydan sonra günlerce karşılıklı saldırılara devam etti.Throughout this time, attacks by both sides continued.
ABD Temsilciler Meclisi de 183 oya karşılık 250 oyla savaşı onaylamıştır.In 1853, Congress authorized a three-dollar piece.
Rick Shane'e karşılık vermeyi reddeder ve onu silahsız bir adamı öldürmeye zorlar.Shane draws his gun on Rick, but Rick refuses to engage, challenging Shane to kill an unarmed man.
İki adam çabuk arkadaş oldu ve karşılıklı saygı hep sürdü.We were friends and we always treated each other with great respect.
Eski Türklerde Tigin sözcüğü prens sözcüğüne karşılık gelir.In most other east Asian countries this title meant crown prince.
Tayca ile karşılıklı anlaşılabilir.It is mutually intelligible with Kakwa.
Pvp: Player versus player yani iki oyuncunun karşılıklı yarışması demektir.Versus: The multiplayer aspect of the game, which allows two players to race one another.
Buna karşılık olarak, onlar aralarındaki ilişki açısından soyutturlar.In this way, they "share the spoils" among themselves.
Bu karşılıklı gerilim ortamı 2 Kasım 1917'de imzalanan Lansing-Ishii Anlaşması'yla son bulmuştur.This led to the Lansing–Ishii Agreement of 2 November 1917 to help reduce tensions.
Buna karşılık olarak kendi milislerini seferber etti ve 1775'te savaş başladı.He rejected those demands and secured peace with France in 1800.
Her sayı da bir harfe karşılık geliyordu.Each contestant picked a box.
Tüysü yapraklar karşılıklı dizilmiştir.The whorls overlap one another.
Buna karşılık ringe giren Gronkowski, Mahal'ı itti.This prompted Gronkowski to enter the ring and shove Mahal.
Karşılıklı iddialar sürüyor.They develop a mutual attraction.
Ressam Hale Asaf'a aşık oldu ama karşılık görmedi.He fell in love with the female Turkish painter Hale Asaf without being reciprocated.
(Karşılıklı Etki ve Evrensel Bağlantı Yasası) Diyalektiğin İkinci Çizgisi: Her Şey Durum Değiştirir.The Speed of Trust: The One Thing that Changes Everything.
Tuthaliya verdiği bu desteğe karşılık, Maddutuvata’nın Arzava’yı denetlemesini istiyordu.By hearing this Shiva asked Parvathi what to do.
Bu gösterge maddi ya da nominal değerde karşılıklar bulabilir.It can be expressed both in terms of nominal and real values.
Meydan okuma karşılık verme temelli mekanizmaya, kriptografi uygulanarak elde edilir.The challenge-response mechanism is then implemented using cryptography.
Ben, imparatorun çok lütfunu gördüm ve her şeyimle bu lütuflara karşılık vermeye hazırım.I have received much grace from the emperor, and I have nothing to repay him for.
İki taraf önceden başarısız kalan karşılıklı müzakerelerde bulundular.In their place were two previously unreleased encores.
İsrail ve Dominik Cumhuriyeti'nin karşılıklı diplomatik ilişkileri bulunur."Dominican Republic and Georgia establish diplomatic relations".
Buna karşılık, köpek bir bütün olarak görünür birdenbire.Dogs, by contrast, are all too obvious a sight.
Her 100 bayana karşılık 104.9 erkek vardır.For every 100 females, there were 104.9 males.
1925’te karşılıklı elçiliklerin kurulması.In 1935 both countries agreed to exchange ambassadors.
İki gemi karşılıklı olarak top atışında bulunabilir.Several enemy ships are capable of firing two shots simultaneously.
4'lü : Bir notaya karşılık olarak dört nota yazılır.As a rule, 4 letters make up a noun.
Çoğu kontrat karşılıklıdır.But, many studies contradict each other.
Hindistan Pakistan'ın bu tutumuna karşı saldırı başlatarak karşılık vermiştir.India reacted swiftly and launched a counter offensive on Pakistan.
Onlardan kim sana uyarsa kuşkusuz Cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır.”If you trouble any Santror you will be sentenced to hell.
Bu sayede kralın kayıtsız sultası kalkmış, kral ve derebeylerin karşılıklı vazifeleri belirlenmişti.These development gave rise of implacable enmity between the king and his half-brothers.
Güney Kore de Kuzey Kore'nin saldırısına karşılık verdiğini bildirdi.Others believe South Korea should remain prepared for the event of a North Korean attack.
Tren hattında sabah ve akşam günde karşılıklı 2 tren seferi yapılmaktaydı.Just two morning and two evening trains stopped at this station each day.
Böylece Balkan ülkeleri sınırlarını karşılıklı olarak güvenceye almış oldular.Refugees from both countries fled across their mutual border.
Çapraz ateş açacak şekilde konuşlanmış olan Sovyet topçusu derhal karşılık vermiştir.Escaping Soviet POWs would be shot immediately.
Deyişmenin sonunda da âşıklar birbirlerini rahatlatmak, gönül almak için karşılıklı koşmalar söyler.So, we should be open to loving each other, accepting each other.
Bunun üzerine Allah: ayetini nazil etti ve mübahele (karşılıklı beddua) edilmesini emretti.So Allah revealed in confirmation of this statement:--"Verily!
Fakat Osmanlı donanması buna çok geçmeden karşılık vermiştir.But, Zee is planning to relaunch it in India very soon.
Deterministik otomatada, her durum için, olası her girdiye karşılık gelen bir geçiş vardır.In a deterministic automaton, every state has exactly one transition for each possible input.
(Diyagram) Bu iyi bir karşılık olarak kabul edilemez; burada dxc3 veya d6 yapılabilirdi.Samples were prepared by dissolution in CDCl3, D2O, or DMSO-d6.
Chiro'ya saldırmak isteyince Chiro karşılık verir.When he refuses, Chiu plans to kill them.
Buna karşılık Cûdî Dağı, geminin inmesi ve insanların barınması için çok büyük avantajlara sahiptir.He gave her splendid gifts, to have a share of the earth and the unfruitful sea.
İbrahim, "İşte buradayım!" diye karşılık verdi.He said, "I condemn the ad.
Bulgaristan'da 4.3 milyon nüfusa karşılık 599,878 askerden oluşan bir ordu bulunmaktaydı.Bulgaria mobilized a total of 599,878 men out of a population of 4.3 million.
Doktor "O konuya girmeyelim." diye karşılık vermiştir.He responded, "Don’t worry about that problem.
İki taraf bir karşılıklı destek anlaşmasına vardılar.The two nations have a mutual defense agreement.
Ancak buna karşılık iki şarkının klibi de farklı günlerde televizyona eklendi.A Certain Woman has also been adapted for television twice.
Karşılıklı olarak insani yardım gönderilebilmiştir.Spare, too, the human helpers!
Her şey karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde yapılır.This means giving of themselves in mutual service and love.
Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim” sözleriyle karşılık vermişti..I felt I had to represent what the Constitution was for those men.

İlgili Sayfalar