karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, Rohingya halkına karşı işlenen suçlara karşılık verilen bir tehditti.This was in response to what they perceived to be crimes against the Rohingya people.
TSK bu roketlere ÇNRA ve top atışlarıyla karşılık verdi.The British fought back strongly with cannon and rockets.
Bir santimorgan (cM) %1'lik bir rekombinasyon sıklığına karşılık gelen bir birimdir.A centimorgan (cM) is a unit that describes a recombination frequency of 1%.
Ancak bu tam doğru bir karşılık değildir.None of these are deemed valid.
Guevara bizimle birlikte!" diye bağırarak karşılık verdi.Guevara is right with us!"
1950 yılında Çin-Sovyet Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması imzalanmıştır.1950 - The Sino-Soviet Treaty of Friendship and Mutual Assistance is signed.
Rollins, Bálor'a saldırmaya kalkıştı ama Bálor, ona karşılık vererek onu engelledi.Rollins then attempted to attack Bálor, but Bálor countered, forcing Rollins to retreat.
İlana bir kişi karşılık vermiştir ve kurban olmuştur.They battled Iron Man and were defeated.
Buna karşılık Libya, İtalya kontrolüne girdi.This allowed Italy to take control of Libya.
Orta sütunda karşılık gelen Lorentz faktörü gösterir, son tersidir.The middle column shows the corresponding Lorentz factor, the final is the reciprocal.
Romalılardan karşılık görmeksizin Trakya’ya kadar ilerlemişlerdir.In any case, they coiled in the opposite direction to Romaniella.
Karşılık olarak Bobby'ye oldukça garip bir istek söyler.She has a gruff attitude over Bobby.
Savaş başladı ve savaşçılar karşılıklı savaştılar.The war is over, but the men must battle on.
Bunun üzerine ikisi de birbirlerine olan karşılıklı aşklarını açıklarlar.The two are exiled (in part) for their love for one another.
Başkent Ekspresi her gün iki şehirden karşılıklı olarak hareket etmektedir. .The train operates daily from both the cities.
Buna karşılık, bir ekstruzyon ekstruzif Kaya parçasıdır; rock kabuğunun yüzeyi üzerinde oluşmuştur.In contrast, an extrusion consists of extrusive rock; rock formed above the surface of the crust.
Tek veya iki tanesi karşılıklı dizilmiştir.They both find each other, and run away from each other.
1990 yılındaki 345.000 ölüm vakasına karşılık 2012’de yaklaşık 400.000 ölüme neden olmuştur.In 2015, there were roughly 214 million malaria cases and an estimated 438,000 malaria deaths.'
Arapça kelime anlamı göçebe sözcüğüne karşılık gelmektedir.In English, the word has come to represent battle itself.
Hamak, evde, karşılıklı iki duvara asılabilir.Putlog holes may extend through a wall to provide staging on both sides of the wall.
Buna karşılık Salzburg'u ele geçirdi.Hence he proceeded to Salzburg.
1 Şubat 2016'da, sözleşmesi karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmiştir.On 1 February 2016, his contract was terminated by mutual agreement.
Bu, İsviçre nüfusunun %4.26'sına karşılık gelmektedir.This corresponds to a 26 per cent share of the Swiss TV market.
Buna karşılık, Aleksios onların emrine rehberler ve korumalar verdi.In return, Alexios gave them guides and a military escort.
O da, onlara şeklinde karşılık verdi.And he did, and in return she told him her own story.
Ayrıca karşılıklı diplomatik temsilcilikler de yoktur.And we have no diplomatic couriers.
Yalnızca konuşmayı çözmek bile saniyede yaklaşık 60 bit bilgiye karşılık gelmektedir.Just decoding speech takes about 60 bits of information per second.
Bina, 1966 yılına kadar okulun ihtiyaçlarına karşılık verdi.The building housed the school library until 1964.
Buna karşılık toplu işten çıkarılanların sayısı konusunda bir bilgi vermediler.No one ever claimed the reward although many tried.
Karşılıklı yardım prensibi.Mutual Aid.
Oyunda karşılıklı rakiplerin taşları siyah ve beyazdır.All enemies and bullets in the game are either black or white.
İtirazlar ve karşılıklı tartışmalar başladı.Controversy and protests ensued.
Mikhail karşılık verir ve mücadele ederlerken Jin onu gözünden vurur.Mikhail fights back, and in the ensuing struggle, Jin shoots him fatally in the eye.
Bunlar karşılıklı olarak birbirleri içine geçecek şekilde düzenlenmişlerdir.Then they scrambled each other.
Buna karşılık olmak üzere Kırımlılar Rus sınır bölgelerine talan hücumları yapmak istemekteydiler.The Crimeans, in turn, wanted to attack the Russian border regions.
Karşılıklı İlişki Şeması olarak da bilinir.See also mutual exclusion.
Sümer mitolojisinde bir tanrının isminede karşılık gelmektedir.My great fortune is to meditate on God's name.
Noktaların üç tane Galilean ayına karşılık geldiği bulunmuştur: Io, Europa ve Ganymere.Spots were found to correspond to three Galilean moons: Io, Europa and Ganymede.
Yaprakları genellikle tüylü olup karşılıklı çiftler halinde dizilmiştir.The leaves are strongly lobed as well as divided palmately.
Her iki takımın taraftarları karşılıklı olarak birbirlerini kardeş kulüp olarak nitelendirirler.The two sets of siblings met each other at a mutual friend's campfire.
Köy karşılıklı iki tepeye kurulmuştur.And between the two mountain ranges lies darkness.
Böylece her iki ordu nehrin iki tarafında karşılıklı kamp yaptılar.The army camped on both sides of the river.
Erkeğin gösterilerine dişi kuş sıçrayarak ve boğazından ses çıkararak karşılık verebilir.The female may respond to the male's display by hopping and throat clicking.
Buna karşılık bu yörede devamlı yaşayan ahaliye de fazla tesiri olmamaktaydı.As can be imagined this procedure did not always preserve the life of the man so employed.
Doğu Almanya, Doğu Berlin'i başkent ilan etti, buna karşılık Batı Almanya başkentini Bonn yaptı.East Berlin was declared capital of East Germany, while Bonn became the West German capital.
Ona eğer kendinin aşkına karşılık verirse kıza büyükçe bir meblağ para verebileceğini bildirir.They promised that if he answered their prayers, they would prepare a large feast to honor him.
Onların hareketi Chicago'da da karşılık buldu.He auditioned in Chicago as well.
Özi'nin, Akkerman şehrine karşılık Karakerman olarak adlandırıldığı da olmuştur.It is my supposition that this is why they named the town Akhlat.
Bu miktar 2008'in 18 milyon dolarına karşılık gelmektedir.In 2008, such compensation payments were estimated to amount to a total of 18 million EUR.
Buna karşılık Ortodoksluğu benimsetme çabaları sonuçsuz kaldı.An attempt to form an Orthodox community was unsuccessful.
Her 100 bayana karşılık 101,8 erkek bulunmaktadır.For every 100 females, there are 101.8 males.
Sendikaların çoğunluğuna karşılık gelen işletmeler yönünde benzer bir işveren örgütü vardır.For most unions there is a counterpart employer's organization for businesses.
Karşılıklı doğrulama sağlanır.Understanding reciprocity.
Haftada iki gün Ankaraya karşılıklı seferler düzenlenmektedir.There are two kinds of challenges performed every week.
Tek nesne kategorileri ile fanktorlar arasındaki homomorfizmalar monoid'e karşılık gelmektedir.Functors between one-object categories correspond to monoid homomorphisms.
Fakat beklenen performansı göstermeyince sözleşme karşılıklı olarak feshedildi.If the pledgee fell short of the expected standard, the contract was terminated immediately.
Daha önceleri kadro dışı kalan Kürşat Duymuş ile olan sözleşme ise karşılıklı olarak feshedildi.The first actual textile, as opposed to skins sewn together, was probably felt.
Bu dalga uzunluğu 0.08 - 0.4 eV foton enerjisine karşılık gelir.These wavelengths correspond to photon energies of 0.4 eV down to 0.08 eV.
Link Değişimi: Karşılıklı link alışverişi / linkleme.Food exchange See: Exchange lists.
Buda yıllık %31,7'lik bir artışa karşılık geliyor.Soil erosion up to 37% annually.