karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her bir leptona karşılık gelen karşı-lepton olarak bilinen bir karşı-parçacık vardır.모든 행(行, 업)을 인연으로 해서 식(識)은 6도(六道)의 몸을 받네.
Karşılık olarak liberaller Gabriel Vargas Santos’u başkanlığa aday gösterdiler.בתגובה, הליברלים מינו את גבריאל ורגס סנטוס לנשיאות מצידם.
Bu karşılıklı yazışmalar iki parti arasındaki son resmi yazışma olmuştur.תכתובות אלו היו הקשר הרשמי האחרון בין שתי המפלגות.
Bu da, yılda 0,18 tonluk CO2'ye karşılık gelmektedir.בכך נחסכת פליטת כ-18 טון CO2 בשנה.
Polonya bu talebe karşılık bölgede yaşayan Polonyalıların kendi kaderini tayin hakkını savundu.מי שסירב זכה לגורל דומה לזה של הקצינים הפולניים.
Buna karşılık olarak Gennady Yanayev Moskova’da 16:00 itibarıyla sıkıyönetim ilan eder.בתגובה לכך הכריז גנאדי ינאייב על מצב חירום בעיר מוסקבה החל משעה 4 אחר הצהריים.
Buna karşılık Avrupa'da bu süreç daha yavaş işledi.באירופה עצמה התהליך היה ארוך יותר.
2. Aytışmak: Karşılıklı konuşmak, deyişmek (Ayıtmak/Aytmak: Konuşmak).פעולה הדדית: נאבקו, נדברו, נפגשו.
Buna karşılık çok zehirlidir.הוא בתמורה הרעיל אותה.
Karşılıklı ateş açıldı.יריית הפתיחה נורתה.
Oliver öpücüğe karşılık verir ama daha ileri gitmeye isteksizdir.אוליבר מנשק את אליו בחזרה, אך מסרב להמשיך מעבר לכך.
Bu hisleri karşılıklıdır.ההשפעות הן הדדיות.
Buna karşılık, Aleksios onların emrine rehberler ve korumalar verdi.בתמורה לשבועתם סיפק אלכסיוס לצלבנים ליווי צבאי ומדריכים.
Dirac kuantum operatörü parçacık 4-momentum vektörüne karşılık gelir.אופרטור הקוונט של דיראק מקביל ל-4-וקטור התנע של חלקיק.
Buna karşılık İskoçya'da durum gayet değişik olmuştur.בסקוטלנד ראו את הדברים באופן שונה.
Buna karşılık, Sumatran orangutanları yaklaşık 670.000 yıl önce Bornean orangutanlarından ayrıldı.לאחר מכן התפצלו האורנגאוטן הבורנאי והאורנגאוטן הטפנולי לפני כ-674,000 שנים.
Paraguay'a girerken karşılık ücreti ödemek zorundadırlar.על מנת להיכנס להימור עליכם לשלם דמי השתתפות (פרמיה).
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.החוטפים איימו להוציא להורג את בני הערובה אם דרישותיהם לא ייענו.
Buna karşılık, bu sadece ve sadece yukarıdaki kısıtlama sağlandığında doğrudur.כלומר בהקשר זה ההוכחה צריכה להיות נכונה רק בהסתברות מוגבלת אם כי גבוהה.
İsrail ve Dominik Cumhuriyeti'nin karşılıklı diplomatik ilişkileri bulunur.בין מדינת ישראל והרפובליקה הבולגרית מתקיימים יחסים דיפלומטיים.
Her 100 bayana karşılık 101,8 erkek bulunmaktadır.על כל 100 נשים היו 101.20 גברים.
İkinci karşılıklı konuşmalar Mayıs 1056'de yapıldı.הכינוס השישי נערך במאי 1956.
İki gemi karşılıklı olarak top atışında bulunabilir.ירי של שתי אוניות על מטרה אחת צריך להיות מתואם.
Dördüncü ülke İsviçre Avrupa Birliği ile anlaşmaları karşılıklı olarak bitirmeyi tercih etmişti.המדינה הרביעית, שווייץ, החליטה לבסס את קשריה עם האיחוד האירופי באמצעות הסכמים דו-כיווניים.
4'lü : Bir notaya karşılık olarak dört nota yazılır.אחת לארבעה חדשים נערך מבחן מסכם.
70'ten fazla ile karşılıklı seferleri vardır.למעלה מ-70,000 מתוכם נספו.
Karşılıklı yardım prensibi.וכן בעזרה הדדית.
Ana madde: antimadde Bu 12 parçacığa karşılık gelen 12 temel fermiyonik antiparçacık bulunur.ישנם גם 12 אנטי-חלקיקים פרמיוניים יסודיים, המקבילים ל-12 שתוארו למעלה.
İki adam çabuk arkadaş oldu ve karşılıklı saygı hep sürdü.השניים היו לחברים קרובים ובהמשך פיתחו הערצה הדדית.
Kontratlar tek taraflı ya da karşılıklı olabilir.הצדדים עשויים להיות יחידים או קבוצות.
Karşılıklı takılma ve atışma yaygındır.לעומת זאת, פעולות החיסור והחילוק אינן קומוטטיביות.
Yasal hükümler uyarınca belirlenen karşılıklı borçlar ödenecektir.לאחר החובות בדין קדימה באים יתר החובות.
Buna karşılık sözcük sonundaki ünlüler daima belirtilmiştir.ליריבם ניתנה תמיד זכות המילה האחרונה.
Bu harflerin daha sonra n-değerlerine (1, 2, 3,...vb.) karşılık geldiği bulundu.מאוחר יותר התגלה שהקווים הללו מתאימים לערכים 1, 2, 3 של המספר n.
Sezon bitimi Boluspor yönetimiyle sözleşme karşılıklı fesh ederek görevinde ayrıldı.חיוב הפרישה בזמן עונת הוסת, הוא כדין פרישה בשאר הוסתות.
Her bir enerji bandı elektronların çok sayıda farklı kuantum durumlarına karşılık gelir.לכל רמת אנרגיה של האלקטרונים מתאים משטח פוטנציאל אחר.
Pomakça Bulgarcaya çok yakındır ve bu iki dil arasında karşılıklı anlaşabilirlik mümkündür.שברים מצריים נוחים מאוד לשימוש כאשר יש צורך להשוות בין שני גדלים שונים.
Birlikte yolculuk yapmalarına karşılık ona para teklif eder.היא מציעה כסף לרקדנית בתמורה לעזיבתה.
Gerçi görünürde itaat eder gibi davrandılar ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.למרות שלא כיהן בתפקיד רשמי ברבנות, נראה מתשובותיו כי היה משיב רבות לשאלות בהלכה.
Tanımlanan bu sistemler arasındaki karşılıklı ilişkiler durağan değildir.כתוצאה מכך, מערכת היחסים בין הגופים המפקחים הללו חדלה להתקיים.
Yunuseli – Haliç arasında hafta içi her gün karşılıklı iki sefer olarak yapılacak.קרם ביפונאזול (bifonazole, agispor): מריחה פעמים ביום למשך שבועיים.
Fakat kitap sayfalarından çıkan herkese karşılık, biri kitabın içine kaçmaktadır.Gens de lettres, gens du livre (Народът на писането, народът на книгата).
Antonescu 31 Temmuz'daki yanıtında bu talebe olumlu karşılık verdi.На 31 юли Антонеску отговаря положително.
Alfio ise karşılık olarak daha bu sabah erkenden Turiddu'yu evi yakınlarında gördüğünü açıklar.Алфио казва, че е видял Туриду по-рано сутринта близо до къщата си.
Bu hisleri karşılıklıdır.Симпатиите им стават взаимни.
Geceleri birbirlerine yaslanarak uyur ve karşılıklı postlarını temizlerler.Вечерта у единия от тях се устройвало угощение, на което били канени близки и роднини.
Mars’ın Merkür’den daha büyük ve daha ağır olmasına karşılık, Merkür ondan daha yoğundur.Марс е по-голям и по-масивен от Меркурий, обаче Меркурий е по-плътен.
Karşılık olarak Rohde (artık Kiel'de profesördü) ve Wagner, Nietzsche'yi savunmaya geçti.Роде (по това време професор в Киел) и Вагнер се застъпват за Ницше.
Tablo 1, 64 kodonun her birinin hangi amino aside karşılık geldiğini göstermektedir.Таблица 1 показва коя от аминокиселините се определя от всеки от 64-те кодона.
Karşılıklı kenarları birbirine paraleldir.Местоимението за взаимност е od (един друг).
Örneğin, tutarı görece düşük bir ürün her zaman için elde edilmek istenen mala karşılık gelmeyebilir.Така, винаги ще има неадекватно търсене за даден продукт.
Bu tarih, Julian Takvimi'nde 29 Şubat'a, Gregoryen Takvimi'nde 11 Mart'a karşılık gelmektedir.Тази дата е отговаряла на 29 февруари от юлианския и на 11 март от григорианския календар.
Buna karşılık Ebû Zerr: "Zina etse, içki içse, hırsızlık etmiş de olsa da mı?" diye sorar.После сърдито ме запитаха: „Ти ще даваш ли ядене и пиене или да те заколим?“.
Buna bir karşılık olarak Turiddu köyde bir genç kız olan Santuzza'yı baştan çıkartmıştır.За да си отмъсти, Туриду прелъстява Сантуца (сопран), млада селска девойка.
Buna karşılık Virginia, çağdaş açıklamaların çoğuna göre, kocasını neredeyse idolleştirmişti.От своя страна, с поред много източници, Вирджиния почти идолизирала съпруга си.
Bu bantlar atom içinde izin verilen enerji seviyelerine karşılık gelir.Тези ленти съответстват на разрешените енергийни нива в атомите.
Dakin-West tepkimesi bir amino asidi ona karşılık gelen amino ketona dönüştürür.Реакцията на Дейкин-Уест преобразува една аминокиселина в съответният ѝ аминокетон.
Almanya buna bir karşılık vermedi.Германия отказва да ги плати.
1 Şubat 2016'da, sözleşmesi karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmiştir.На 8 януари 2016 г. договорът му е прекратен по взаимно съгласие.
Bu duruma karşılık, MSF, Tayland'da ilk mülteci kampı görevine başladı.В отговор на тази криза Лекари без граници установяват първия си бежански лагер в Тайланд.