karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ktesippos ise sinirlenip yalancı diye karşılık verir.그는 바로 진리를 거역하고 외면하는 자라.
Şöyle ki; sol ele karşılık gelen tüm harfler seslidir.좌측 하단에 “梵峧書”라고 쓴 사람〔범교(梵峧)〕을 밝혔다.
Araç, Amerikan M109 obüsüne karşılık olarak üretilmiştir.미국의 M109 자주포에 대응하기 위해서 만들었다.
Halife ile ile karşılıklı görüşmek istediklerini bildirdiler.참관자들에게 불교의 현자(賢者)를 이해하여 그들과 같이 되기를 노력하도록 기대했다.
Buna karşılık İspanya'ya da götürülmüştür.스페인에 의해 그 점을 이용당했다.
Bugünkü atasözlerinin karşılıklarıdır.이 눈물은 오늘의 나의 설교로다.
Sezar'ın bir önceki yılki eylemlerine karşılık Kuzeydoğu Galya'nın Belgic kabileleri silahlanmaya başladılar.작년 카이사르의 군사 활동에 대응하여 갈리아 북동부의 벨가이 부족들이 무장을 시작하였다.
Bu korkunun da erkekteki iğdiş edilme (hadım edilme) korkusuna karşılık geldiğini savunur.그러나 남인이 집권한 뒤 그는 허적이 권력을 남용할 우려가 있다며 비판하였다.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.이 품종은 현재 세계에서 경작되는 곡물의 50%~60%에 해당한다.
Antonescu 31 Temmuz'daki yanıtında bu talebe olumlu karşılık verdi.안토네스쿠는 7월 31일 이 제안을 수락한다.
Bu hisleri karşılıklıdır.이들은 서로 쌍대적이다.
Almanya buna bir karşılık vermedi.당연히 독일은 이 돈을 갚을 능력이 없었다.
Resmin üzerindeki Japonca yazılar da kadın ve yaratıkların karşılıklı cinsel memnuniyetini ifade eder.그림 위쪽에 쓰인 글은 여성과 문어가 서로 만나면서 느낀 성적인 쾌락을 표현하는 내용이다.
Bunlar karşılıklı olarak birbirleri içine geçecek şekilde düzenlenmişlerdir.그들이 서로 싸워서 자멸하도록 만들어라.
Nef'i de buna karşılık olarak; diyerek cevap vermiştir.그는 다음과 같이 말함으로써 호의를 베푼 것에 대해 그를 상기했다.
Buna karşılık medyan ve ortalama hiç anlamsızdır.따라서 평균 해수인 경우는 퍼밀과 psu값이 큰 차이가 나지 않는다.
(Tadmur; Süryanice-Aramice “Mucize” anlamına karşılık gelmektedir.)혜현(慧現 또는 慧顯: 570~627)은 백제의 승려이다.
Buna karşılık Haçlılar da toparlanmışlardı.예수를 십자가에 붙이는 것은 (유태의) 민중이다.
O da, onlara şeklinde karşılık verdi.그는 이러한 아픔을 시 이소(離騷)에 담아 내었다.
Bu türler karşılıklı olarak uyum içinde değildir.이러한 분류는 서로 분리된 것이 아니다.
Yön değiştirmeden sabit hızla hareket eden cisimlerin yörüngeleri düz çizgilere karşılık gelir.방향 변화 없이 일정한 속력으로 움직이는 물체의 궤도는 직선에 해당한다.
Daha sonraki yayınlar ise, bu sebeple okurun su yüzüne çıkmış beklentilerine karşılık verememiştir.그러나 그 후의 후손에 대한 기록이 없어 후손 이공정(李公靖)을 시조로 하고 있다.
Onların hareketi Chicago'da da karşılık buldu.같은 해 시카고에도 매장을 내었다.
Meydana gelen karşılıklı silahlı çatışma sonucunda dört ATF ajanı ve altı kült mensubu yaşamını yitirdi.ATF가 목장을 급습했을 때 격렬한 총격전이 발생해 ATF 요원 네 명과 다윗교도 여섯 명이 사망했다.
Kasların hareketleri hem birlikte hem de karşılıklı olarak gerçekleşebilmektedir.(사용된 텀들(terms)과 그들과의 관계를 정의하고 분류하는 일이다.)
Buna karşılık olarak Gennady Yanayev Moskova’da 16:00 itibarıyla sıkıyönetim ilan eder.이러한 움직임을 감지한, 겐나디 야나예프는 16시에 국가 비상 사태를 발령했다.
Buna karşılık, ilk şiddetli tepki Mısır’dan geldi.최초의 소득세는 이집트에서 비롯하였다.
Buna karşılık Kanûn-ı Esâsî resmen yürürlükte kaldı.박천(博川)의 지천사(遲川祠)에 제향(祭享)되었다.
Tanımlanan bu sistemler arasındaki karşılıklı ilişkiler durağan değildir.다만 현재의 이러한 시스템 분류가 계속되지는 않을 것이다.
Buna karşılık hükûmet tarafından kendisine bir üstün hizmet nişanı verilmiştir.그러나 그의 일정설(一正說)은 그 표현의 묘(妙)를 얻은 것으로 높은 평가를 받았다.
Castiel "Tabi önce ben seni ezmezsem." diye karşılık verdi.브라운은 “아니, 난 차라리 여기서 죽겠다”라며 거절했다.
Buna karşılık Muhammed bize, 'siz onları ne doğrulayın, ne de yalanlayın' derdi.".경(卿)은 존귀(尊貴)하게 대우하여 그 예를 폐하지 말도록 하라.”하였다.
Onlara daha büyük güçler verdi, ama karşılık olarak, onlara ve onların torunlarını, sonsuza dek lanetledi.신들은 그에게 건강과 승리와 힘과 다른 모든 것으로, 그에게 영원히 다스릴 권세와 그를 이을 자녀들에게 영원히 보답하셨다...
Gerekli olduğu zaman karşılıklı askerî yardım yapılacak.필요할 때마다 도움과 친절을 베풀어주십시오.
115 Havaalanına karşılık 1 Helikopter alanı vardır.115계 전철에는 도어 차임이 있다.
Buna karşılık Navarra orduları yardıma geldi.이 때, 모리 군의 원군의 도움도 있었다.
Buna karşılık baş gösteren ciddi konut sıkıntısı tam anlamıyla giderilemedi.고대 이래 줄곧 특수한 위치를 차지해 온 원운동의 중요성이 그렇게 쉽게 소멸될 수는 없었다.
Tayca ile karşılıklı anlaşılabilir.타쿠마를 짝사랑을 하고 있다.
Süleyman kraliçeye hediyelerle karşılık verdi ve "ne isterse alabileceğini" söyledi.솔로몬왕은 스바 여왕에게 그녀가 가져온 선물 못지않게 푸짐한 선물을 주고 또 그녀가 요구하는 것은 무엇이든지 다 주었다.
Bu tarih, Julian Takvimi'nde 29 Şubat'a, Gregoryen Takvimi'nde 11 Mart'a karşılık gelmektedir.이 날짜는 율리우스력으로 2월 29일, 그레고리력으로 3월 11일에 해당한다.
Fakat kitap sayfalarından çıkan herkese karşılık, biri kitabın içine kaçmaktadır.그때에 네 백성은, 책에 쓰인 이들은 모두 구원을 받으리라.”
Hamak, evde, karşılıklı iki duvara asılabilir.개찰구는 벽에서 나뉘어서 하나의 방이 되어 있다.
Karşılıklı ateş açıldı.기관총 하나가 장착되어 있다.
Bu sevgi karşılıklıdır.이나리가 짝사랑하는 상대.
Resmi üniforma içinde selam kurallara bağlansa da, karşılıklı ilişki söz konusudur.한글 맞춤법 통일안에서 합성어의 사이시옷 규정은 현행 맞춤법과 동일하다.
Eğer Kur'an'da birebir karşılık gelen bir şey bulunamazsa, Sünnet'e bakılır.그러나 《대명률》이라도 조선의 실정에 맞지 않으면, 수교(受敎)에 따라 다소 고쳐지기도 하였다.
Yalnızca konuşmayı çözmek bile saniyede yaklaşık 60 bit bilgiye karşılık gelmektedir.정해진 것은 아니지만 대략 매달 60개 판례 정도를 공보한다.
Aşkı karşılıksız kalan troll yaşadığı evine kapanır ve ağlar.고향은 이미 퇴각하던 게테 족에 의해 폐허가 되어 있고 전사는 아내 수라와 상봉한다.
İki adam çabuk arkadaş oldu ve karşılıklı saygı hep sürdü.두 사람은 서로 닮은 점이 있었으며, 지속적인 우정을 이어갔다.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.선물을 공짜로 받은 사람은 타인에게 그것의 대가를 요구할 수 없다.
Karşılıklı takılma ve atışma yaygındır.샹치와 쇼기에서는 반칙패로 지게 된다.
Karşılıklı bir ev - bir deplasman maçı oynanır.친선경기 게임 방을 만들고 플레이하는 모드이다.
Buna karşılık bu yörede devamlı yaşayan ahaliye de fazla tesiri olmamaktaydı.여관 주인은 이곳에서 흔히 일어났던 골치 아픈 일들을 목격하지 않으면 안 되었다.
Yapraklar basit, derimsi, kulakçıksız, almaşık (nadiren karşılıklı).그들이 다루는 소재는 통속적이고 비속하고 시사적(時事的)이고 유행적인 것들이다.
Her 100 bayana karşılık 101,8 erkek bulunmaktadır.여성 100명 당 남성 102.1명이 있다.
Bu karşılıklıklar Moss Sözleşmesi'ne kadar sürdü.덧붙여 이 대립은 무솔리니 정권 시에 라테란 조약이 체결될 때까지 계속되었다.
Karşılıklı saygıyı şekillendiren kurallar olmalıdır.법규명령과 구분되는 개념으로 행정규칙이 있다.
Guevara bizimle birlikte!" diye bağırarak karşılık verdi.유공조가 귀신을 데려왔어!”라고 중얼거리고는 숨을 거두었다.
Karşılıklı ve yan evler arasında yatıp kalkan köprücükler vardı.화형이 이루어진 뜰과 대성당이 있던 벽 안에는 작은 집들이 있었다.
5 Nisan'da karşılıklı ateşkes anlaşması yapıldı.1995년 10월에는 정전 협정을 체결했다.