karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Akdeniz çevresiyle de karşılıklı ilişkiler kurduğu açıkça bellidir.境内の磯合にある夫婦岩(めおといわ)で知られる。
Buna karşılık, sekiz cami vardır.預言者(ネヴィイーム)8巻。
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.これらの品種は現在の世界で耕作される穀物の50ないし60%に相当している。
İbrahim, "İşte buradayım!" diye karşılık verdi.一人称は「我(われ)」。
Bu gerçek Hermite polinomları için karşılık gelen ifadeye (yukarıya bakınız) eşdeğerdir.冒頭の「荒々しく(罪深い者の魂を)引き離すものにおいて(誓う)」に因んでこの題名が付けられている。
Askerlerin de karşılık vermesiyle çıkan çatışma saat 05.00’e kadar sürdü.5点同時襲撃時に有主の救出を決行。
Süleyman kraliçeye hediyelerle karşılık verdi ve "ne isterse alabileceğini" söyledi.ソロモンも女王に対して贈り物をしたほか、彼女の望むものを与えた。
L. B. Sullivan bu mektuba herhangi bir karşılık vermedi.アーウィン卿はこの手紙に答えなかった。
Buna karşılık Sarıkışla da belediyeye verilecekti.中邑はこれを受諾した。
Tayca ile karşılıklı anlaşılabilir.秋山とは相思の仲。
Attığımız 21 gole karşılık, 3 tane yedik.9回の1イニングを投げ、3失点を喫した。
Buna karşılık, Napolyon 16 yaşın altında ona 2000 güçlü bir siyah köle-asker göndermek için padişah sordu.この返事でボナパルトは次の隊商でスルタンに強くて活発な16歳以上の2000人の黒人奴隷を送るように求めた。
Karşılıklı takılma ve atışma yaygındır.自由分解や射影分解は平坦分解である。
Orman işletmesi bu hizmetlere karşılık köylülere ücret ödemektedir.借地農は借地料を農民への労働で支払った。
Esirler karşılıklı olarak serbest bırakılacak.双方の捕虜は即座に解放される。
Zorunlu karşılıklar para politikasını uygulama aracı olarak kullanılabilir.のれん償却は、利益操作の手段として用いられる可能性がある。
Bankada bir karşılığı olmadan düzenlenen çeklere "karşılıksız çek" denir.目的到達不能による債権の消滅 債務者の責めに帰すべからざる事由による履行不能(危険負担を参照)がこれにあたる。
Her 100 bayana karşılık 101,8 erkek bulunmaktadır.女性100人ごとに対して男性は101.8人である。
Buna karşılık medyan ve ortalama hiç anlamsızdır.額面 額面と量目は必ずしも比例しない。
Öyle ki karşılıklı yüzeyler birbirleri ile etkili bir biçimde temas halinde olsun.基寿とは互角に戦える相手でもある。
TCDD Taşımacılık tarafından günlük karşılıklı 1 sefer işletilmektedir.JXTGからは1日2回石油の発送がある。
Buna karşılık roman ABD'de birçok okulda halen okunması zorunlu kitaplar listesindedir.この作品は、今日に至るまで多くのアメリカの高校で必読書とされている。
Burundi'nin resmî dili olan Kirundi ile karşılıklı anlaşılabilirliği vardır.ルワンダ語は隣国ブルンジの公用語であるルンディ語(Kirundi)と相互に理解可能である。
Her iki taraf ta olaydan sonra günlerce karşılıklı saldırılara devam etti.両者は翌日に大規模な攻撃を行うことで合意した。
Bu, karşılıklı bir aşk oldu."それが夫婦道」。
Kısaca 1/10 Asit 1 dizyeme karşılık gelmektedir.^ 1デシベルは1ベルの10分の1である。
Buna karşılık kültürel yaşam büyük bir canlanma gösterdi.この変化には、流行文化が一役かっていた。
Buna karşılık Sahra'nın bazı yerlerine arka arkaya 10 yıl yağmur düşmediği olur.沈没後何年もの間、リサーガムの沈没地点は不明であった。
Köy karşılıklı iki tepeye kurulmuştur.城山:二上山の西に位置する。
Caligula'nın sadık Germen muhafızı karşılık verdiğinde İmparator zaten ölmüştü.カリグラの身辺警護をしていたゲルマン人兵士が到着したとき、皇帝はすでに息絶えていた。
Bu söylentilere karşılık olarak (])'in kurucusu (]) grup adının daha seçilmediğini belirtti.通知を受けた自球団(保有球団)は選択指名の有無を他球団(指名予定球団)に対して通知する。
"Bésame mucho" kelimesi Türkçe "beni çok öp" e karşılık gelmektedir.「ベサメ・ムーチョ」のフレーズは、スペイン語で「私にたくさんキスをして」という意味になる。
30 Ocak 2006'da ise takımla olan sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildi.こうしたことから、2006年1月30日に相互合意の下で契約を解除した。
Elbette bu komplolara verilen karşılıklar senato ile imparatorun arasındaki ilişkileri zayıflatmıştı.そのため治世末期、皇帝と元老院の関係は緊張していた。
Ayrıca 100 hektar'ın üzerindeki bütün topraklara karşılıksız olarak el kondu.また、遺跡全体の総面積は100ヘクタールにも及ぶ広大なものである。
Buna karşılik bu sicak aylarda nem dusuk haddedir.そのために、如月との折り合いは悪い。
Bu yaklaşık 5 yıllık bir tecrübeye karşılık gelmektedir.約5年間の歴史に幕。
Karşılıksız Sevmedik Mi?わがままはお好き?
Dengenin bozulmasına karşılık olarak dengeyi tekrar korumaya yatkın olan kuvvetler ortaya çıkar.また警備を固めるよう主張する主簿の何無忌や功曹の栄建固の意見を退けた。
1929 - Lars Onsager; Onsager karşılıklı ilişkilerini türetir.1929年 - ラルス・オンサーガーがオンサーガーの相反定理を導出する。
Athena ise "Çünkü o senin baban" diye karşılık verir.ゲデヒトニスいわく「お父上のとっておき」。
Çocukluğundan itibaren Parnaoz’a karşılıksız aşk duyar.幼少のころから叔父バヤジットに叶わぬ恋心を抱いていた。
Zaten albüm kapağındaki karşılıklı iki kafa da iletişimle ilgilidir.母艦との有線接続での双方向通信にも対応している。
Hamak, evde, karşılıklı iki duvara asılabilir.豆果はやや膨張し仮壁で2室に分かれる。
Ayrıca karşılıklı diplomatik temsilcilikler de yoktur.また、外交要素は一切ない。
İkinci karşılıklı konuşmalar Mayıs 1056'de yapıldı.第2回は2000年5月に開催された。
Ama buna karşılık 200 Alman askeri öldürülmüştü.ドイツ兵だけで200人の死傷者が出た。
İngilizce’de Naval Architecture and Marine Engineering olarak karşılık bulur.英語では Replacement army あるいは Training army と訳される。
Buna karşılık kulübün yeri, birkaç kez değişmiştir.郡庁所在地は数回変更された。
Yerküreyle karşılaştırırsak, dik açıklık enleme, sağ açıklık boylama karşılık gelir.かれらの土地と人間との強い結びつきによって誠実な奉仕を確保した。
Tüm bunlar üzerine TSK karşılık vermiştir.NTSBはこれらの要因をあげた。
Karşılıklı kenarları birbirine paraleldir.向かい合う面は平行である。
Arjantin de karşılık olarak savaş ilan etti.戦いはアルゼンチンが勝利を宣言したあとも続いた。
Güneş yılı tam sayıda ay ayına (kamerî aya) sahip değildir (yaklaşık 12,37 ay dönmesine karşılık gelir).日月 明寿(たちもり めいじゅ) 明日の祖父で故人。
Etnik milliyetçiliğin dışlayıcı özellikler arz etmesine karşılık kültürel milliyetçilik kapsayıcıdır.彼らを共産主義者と区別するものは後者のインターナショナリズムだった。
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.癸酉,诏禁淮北人不得侵掠,犯者以大辟论。
Ve dev hayvanlar, karanlığa ateş ve ışıkla karşılık verdiler.野兽为黑暗带来了火焰与光明。
Buna karşılık klaystron uygulaması yoktur.).对于钱谦益何以能逃过株连,尚无有说服力之解答。
Buna karşılık Muhammed bize, 'siz onları ne doğrulayın, ne de yalanlayın' derdi.".誓辞说:‘你不要背叛我,我不要强买你的东西,不要乞求、不要掠夺。
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.瑪丹娜回應:“這次巡演絕不是要傷害任何人的情緒。