karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Buna karşılık, Sumatran orangutanları yaklaşık 670.000 yıl önce Bornean orangutanlarından ayrıldı.Để so sánh, đười ươi Sumatra và đười ươi Borneo tách khỏi nhau khoảng 670.000 năm trước.
Bu hisleri karşılıklıdır.Chúng liên hệ mật thiết với nhau.
Suyu birden içip hastalanmayasın istedim" diye karşılık verir.Nay ta muốn yên thiên hạ, nước nhà trường tồn, thì phải làm thế nào? ".
Çünkü karşılıklı sevgi ve saygı muhabbeti vardı.Halen de var.Cả hai cùng khẳng định tình yêu và sự ủng hộ dành cho nhau.
Yere de bunlara karşılık gelen üç çizgi çizilir.Tử viết: “Mạc ngã tri dã phu!”
Agrippina ve Lucius, seyirciden etkinliklerine karşılık Messalina ve Britannicus'dan daha fazla alkış aldılar.Đám đông chào đón Agrippina và Lucius nồng nhiệt hơn chào đón Messalina và Britannicus.
Karşılıklı yardım prensibi.Kiến hòa đồng giải.
İki koşulluluk karşılıklı eşitlik anlamına gelir.Do đó, hai định nghĩa là tương đương.
Bloklar arasındaki gerginlik de karşılıklı silahlanmaya neden olmuştur.Tổ khúc xuất phát từ việc ghép các vũ khúc lại với nhau.
Bu karşılıklı yazışmalar iki parti arasındaki son resmi yazışma olmuştur.Đây là lần trao đổi liên lạc chính thức cuối cùng giữa hai đảng.
Her yüz bayana karşılık 104,5 erkek vardır.Cứ 100 nữ giới thì có 104,5 nam giới.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.Những loài này rất bổ dưỡng và hiện chúng chiếm 50% 60% tất cả các loại cây trồng trong toàn thế giới.
Mustafa Kemal Paşa eve girecekken "Lütfedin, bu karşılıkla bu lekeyi silin!" denilmiştir.Sau đó, Obou Kichisa xuất hiện, xin đểu "Cho tao số tiền đó đi".
Partnerler bu şekilde karşılıklı olarak 69 sayısındaki 6 ve 9 numaraları gibi ters çevrili olarak dururlar.Những người tham gia ở tư thế đảo ngược lẫn nhau như các con số 6 và 9 trong số 69, nên tư thế có tên này.
İki adam çabuk arkadaş oldu ve karşılıklı saygı hep sürdü.Hai người nhanh chóng trở thành một đôi bạn gắn bó với nhau, và tình bạn của họ không bao giờ bị tổn hại.
Beyaz buna 6. dxc3 ile karşılık verirse siyah 6...Vc6 nếu Đen chơi 5...
Buradaki başarısına karşılık 40 yaşında Müşir rütbesine yükseltildi.Qua trận chiến này, ông được thăng hàm Thượng tá năm 40 tuổi.
Bazı durumlarda tırmandırma siyaseti karşılıklı blöfleşmelerin toplamı da olabilir.Trong một số tình huống, có thể cần phải kết hợp cả hai phương pháp.
Buna karşılık, İsveç yine de yoksul olarak kaldı.Trong khi đó, Tây Ban Nha đang suy yếu.
Her nesle karşılık gelen karşı-leptonların da -1 leptonik sayıları vardır.Mọi lepton đều mang số lepton L = 1.
Buna karşılık, önceki yıllarda elementin üzerinde çalışmalar yapılmış.Và những động tác ấy đã nằm trong đầu chúng tôi cả năm vừa qua.
Günümüzde buna karşılık çoğu içecek fruktozdan yapılmaktadır.Nhiều biến thể của những loại đồ uống này hiện vẫn được sản xuất cho tới ngày nay.
A. sesquipedale orkidesi bu şekilde, karşılıklı etkileşim içinde çok uzun bir çıkıntı geliştirmiştir.Cyprinodontidae phát triển bộ phận hàm một cách đặc biệt để tồn tại trong môi trường khắc nghiệt.
Polis gazla karşılık verdi.Còn phía cảnh sát đáp trả bằng hơi cay.
Bu dövüşlerde karşılıklı olarak dikilerek birbirlerini ısırmaya çalışırlar.Họ đi đến mọi nơi cùng nhau, thề sống chết có nhau.
Ama gelecekte karşılık bir tepki olabilir. "Sự thật sẽ làm chúng ta ngạc nhiên trong tương lai."
Çin ve Birleşik Krallık karşılıklı aynı ticari kurallara uyacaklardır.Canada và Hoa Kỳ có quan hệ thương mại chặt chẽ với nhau.
Karşılıklı takılma ve atışma yaygındır.Các hiđrôxít và các ion hiđrôxít là tương đối phổ biến.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.Biện Hạ chính là lỵ sở của huyện Vĩnh Lộc trong nhiều thời kì.
Onlardan kim sana uyarsa kuşkusuz Cehennem tam bir karşılık olarak hepinizin cezası olacaktır.”あなた方には永遠に繰り返す火獄が定められている。
Halife ile ile karşılıklı görüşmek istediklerini bildirdiler.互いに切磋琢磨して地元を沸かせたい」と意気込みを語った。
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma.だから、あなた方は他の者を多神教徒と非難してはならない。
Karşılıklı olan bir pürin-pirimidin (örn.互いに右足の脛を押し合う。
Geceleri birbirlerine yaslanarak uyur ve karşılıklı postlarını temizlerler.また夜間の明るい光への暴露を避け、そして昼寝をなくす。
Karşılıklı olarak insani yardım gönderilebilmiştir.その優しさから人間を助けてしまう。
Bu sayede basit sorulara evet-hayır karşılıkları verebilir.その為、あくまでYESかNOで答えられる質問でなければならない。
Ancak bu tam doğru bir karşılık değildir.但し韓玄を忠臣とする根拠は明らかでない。
Tablo 1, 64 kodonun her birinin hangi amino aside karşılık geldiğini göstermektedir.表1は64コドン各々がどのアミノ酸に対応するかを示す。
Buna karşılık Haçlılar da toparlanmışlardı.また文の家都枝も同じ芸をしていた。
Yunan askerleri bu olaya karşılık çevreye yaylım ateşi başlattılar.ギリシャ兵はこれに対抗して周囲に一斉射撃を始めた。
Öz temsil ise genel çıkarımlara karşılık gelir (örn.(これらは)かれらの行いに対する報奨である。
MWI göre, bu olası gözlemlerin her biri farklı bir evrene karşılık gelir.MWIによると、これらの起こりうるそれぞれの観測は異なる宇宙に対応する。
Tablo 2 ise 20 standart amino asidin her birinin hangi kodona karşılık geldiğini göstermektedir.表2は翻訳される標準的なアミノ酸20個の各々がどのコドンに対応するかを示す。
Buna karşılık Muhammed bize, 'siz onları ne doğrulayın, ne de yalanlayın' derdi.".永く言(ここ)にこれを保ち、思(ここ)に皇いに多祜あらん。
4'lü : Bir notaya karşılık olarak dört nota yazılır.ゲスト出演者はMEANING、FOUR GET ME A NOTS。
Ayak yıkama kişiler arasında karşılıklı gerçekleştirilebilir.互いに足を洗い合うことは必要のある時に行ってもよい。
Almanya buna bir karşılık vermedi.ドイツは回答しなかった。
Buna karşılık Ebû Zerr: "Zina etse, içki içse, hırsızlık etmiş de olsa da mı?" diye sorar.小山いわく「(前略)この野郎にはズボラをいいのか悪いのかってえのを、ちゃんと心得てズボラをする男ですね(後略)」。
Bu yüzden piyasa fiyatları (en azından başlangıçta) talepteki artışa rasyonel bir karşılık veriyordu.このように市場価格は、少なくとも初期的には、需要の増大に合理的に対応していた。
Bu hisleri karşılıklıdır.互いの感情は行き違う。
Dikdörtgenin karşılıklı kenarları birbirine eşittir.地稽古 お互いに対等な立場として攻め合う。
Gerekli olduğu zaman karşılıklı askerî yardım yapılacak.必要がある時は、臨時理事会を開催する。
Aynı kabiledeki dişiler karşılıklı olarak birbirlerini korurlar, hatta diğerlerinin yavrularını emzirirler.同じプライド(群れ)の雌たちは、互いに他の雌の子たちを守り、世話もする。
Karşılıklı olarak konuştular.彼等は互いに言い合った。
Karşılık vermeyen kadına önce tecavüz eder, sonra da onu vurarak öldürür.しかし正彦を捨てきれず殺すことは出来なかった。
Daha sonraki yayınlar ise, bu sebeple okurun su yüzüne çıkmış beklentilerine karşılık verememiştir.そこに至るまでについて後に貴源治は「稽古場で言われたことが素直に出来なかった。
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.もとより、こうした主張は根拠がなく、無効である。
Ormancılık ve tarım arasındaki bağlar karşılıklı yarar sağlamıştır.農業と林業の関係は互助関係にある。
Bu altı atış altı farklı evrene karşılık gelmektedir.命中は12発中2発である。
Tren hattında sabah ve akşam günde karşılıklı 2 tren seferi yapılmaktaydı.また、朝や夜には4両編成の列車も見られた。