karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı zamanda Lilith'e karşılık gelmektedir.Na oplátku ale chce totéž i od Lízy.
Yatırımcılar fondaki birikimlerine karşılık bir katılım belgesi alırlar.Program dovoluje každému vkládat určitou částku na penzijní účet prostřednictvím podílových fondů.
Bu yaklaşık 5 yıllık bir tecrübeye karşılık gelmektedir.Ta otevírají oči asi kolem pátého týdne věku.
Onay Numarası (ACK Number): Alınan bir SYN paketine karşılık olan onay mesajı ACK biti ile gönderilir.Answer Message (ANM) – je poslána, když volaný účastník hovor přijme (zvedne sluchátko).
Genel grev çağrısı kısa bir sürede bütün Almanya’da karşılık buldu.Vzpoura se během několika málo dnů rozšířila po celém Německu.
Bina karşılık olarak 70 tane kelle Jehu'ya gönderildi.Za Chomutov dal 70 gólů.
Bu sözcüklerin çeviri karşılıkları “soluk” olarak verilmiştir.Za povšimnutí stojí překlady jejich názvů (vizte).
Gerekli olduğu zaman karşılıklı askerî yardım yapılacak.V případě potřeby obě záchranné služby spolupracují.
Buna karşılık Salzburg'u ele geçirdi.Jako kompenzace mu připadlo Salcbursko.
Çünkü karşılıklı sevgi ve saygı muhabbeti vardı.Halen de var.Mezi oběma se vyvinul vztah vzájemného přátelství a respektu.
Buna karşılık barış zamanlarında bütün vergilerden muaf sayılıyorlardı.V dobách míru byli také odpovědní za vybírání daní.
İtalyanlar buna genel seferberlik ilan ederek karşılık verdi.Italové na to odpověděli rozsáhlým terorem.
Bunlar Orta Çağda da kullanılmaktaydı ve bugünkü yabancı uyruklu sözcükler için karşılık olarak alınabilir.Nejvíce nových písmen bylo přijato během středověku, a to kvůli tomu, aby se jimi mohly vyjádřit cizí hlásky.
Muzun kalori düzeyi çok yüksek olmasına karşılık hiç kolesterol içermemektedir.Strava by také neměla obsahovat velké hladiny cholesterolu.
diyalog : iki ya da daha çok kişinin karşılıklı konuşmasına denir.Interpersonální komunikace je vzájemná komunikace mezi dvěma nebo více jedinci.
Devre arasında sözleşmesi karşılıklı feshedildi.Spor se podařilo vyřešit nakonec vzájemnou dohodou.
Onun kızı güzel Sehinbanı'yı sevdi, kızdan sevgisine karşılık aldı.Bílé paní se zalíbila mládencova upřímná slova a rozhodla se mu pomoci.
Renk Açıklaması Eleme turunda takımlar, ev sahibi-deplasman olmak üzere karşılıklı iki maç oynarlar.Ve Snídani šampiónů se pohybuje na pomezí obou rolí.
Denizel İzotop Katları 5'e karşılık gelir..Volba padla na vrtulníky Bo 105.
Fakat buna karşılık bugün Kut'ta 13 general, 481 subay ve 13 bin 300 er teslim alıyorum.V jejich řadách slouží 20 tisíc profesionálních vojáků, 113 tisíc branců a 460 tisíc rezervistů.
Bu duruma karşılık, MSF, Tayland'da ilk mülteci kampı görevine başladı.Lékaři bez hranic tak začali v Thajsku zakládat své první uprchlické tábory.
Her sayı da bir harfe karşılık geliyordu.Navíc každé dělo mělo své číslo.
Oliver öpücüğe karşılık verir ama daha ileri gitmeye isteksizdir.Oliver se cítí vinen, ale musí mlčet.
Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi.Opravné prostředky proti rozhodnutí o přesídlení neexistovaly.
Kızılderililerin bu hareketine karşılık yaklaşık 500 yerleşik silahlandı ve kızılderililere saldırdı.V této bitvě bylo pobito přibližně 50 000 indických vojáků a prchajících obyvatel.
Bu sıklıkla prokaryotik kromozoma karşılık olarak kullanılır.Někdy se označuje jako prokaryotický chromozom.
Beyaz buna 6. dxc3 ile karşılık verirse siyah 6...Dxc3 na což může černý reagovat energicky 6...
Buna karşılık buhar belirli bir hız kazanır.Naopak je důležité nechat křídlo získat rychlost.
Parsellerin her biri bir takımyıldız'a karşılık gelir.Každý segment přitom odpovídá jednomu morfému.
Toplanan verilerdeki karşılık gelen noktalar işaretlenir.Za počet dosažených bodů získáte odměny.
Buna karşılık olarak, onlar aralarındaki ilişki açısından soyutturlar.Takto však byli Peršané neočekávaně mezi nimi.
Savaş karşılıklı ok atışlarıyla geçti.Válka tak nabyla ryze pozičního charakteru.
Totem de buna karşılık insanı korur.Démétér ho při této činnosti také ochraňovala.
Akarsuyun önünü her iki yamaçtan karşılıklı oluşan iki heyelan kapatmıştır.Dvojice sloupů od sebe rozpíraly dvě svory, zarážené na obou koncích trámů.
TCDD Taşımacılık tarafından günlük karşılıklı 1 sefer işletilmektedir.KFC otevírá na světě průměrně jednu restauraci denně.
Alfabe, her biri dildeki bir sese karşılık gelen harfler dizisine verilen ad.Představuje zeď, na které je v různých jazycích napsána věta Miluji tě.
Bununla birlikte çağrıldıklarında çok çevik bir şekilde karşılık verirler.Și vazându-L, I s-au închinat, ei care se îndoiseră.
Almanya buna bir karşılık vermedi.Germania nu s-a ținut de cuvânt.
Mektupların Lehmann ile karşılıklı gönderilmesi birçok cevaplanmamış soruyla 24 Nisan’da sona erer.Schimbul de scrisori cu Lehmann s-a încheiat pe 24 aprilie, multe întrebări rămânând fără răspuns.
İkili tüysü yapraklar karşılıklı dizilmiştir.Dinții faringieni dispuși pe două rânduri.
6,000 Drahmi bir talent'e karşılık gelirdi.Erau 6000 drahme într-un talant attic.
Yalnızca 30.000 askerime karşılık düşmanın bundan 3 kat daha fazla bir gücü olduğunu biliyordum.Aveam 30.000 de oameni, iar inamicul de trei ori mai mulți.
Caligula'nın sadık Germen muhafızı karşılık verdiğinde İmparator zaten ölmüştü.Până ca paza germanica loiala lui Caligula sa intre in alerta, împăratul era deja mort.
Karşılıklı doğrulama sağlanır.Reciproca este valabilă.
Her iki belediye karşılıklı olarak ziyaretlerde bulunmuşlardır.Delegațiile ambelor sate au făcut vizite reciproce.
Böhme, yönetimi öldürülen her Alman'a karşılık 100 Sırp ya da Yahudi öldürülmesi konusunda zorladı.Böhme a impus o regulă aspră ca, pentru fiecare german ucis, să fie împușcați 100 de sârbi sau evrei.
Değiş tokuş şu anlamlara gelebilir: Terim Takas, iktisadi olarak malların karşılıklı değiştirilmesi.Trocul face parte din schimburile numite de compensație, schimb de servicii egale.
Buna karşılık Prospero ve Miranda Kaliban'a nefret ve küçümseme ile bakmaktaydılar.Prospero și Miranda au rămas dezamăgiți de Caliban, privindu-l cu dispreț.
Buna karşılık Versace, Gaga için "yeni Donatella" ifadesini kullandı.La rândul ei, Versace a numit-o pe Lady Gaga „o Donatella proaspătă”.
İsrail'in kaybettiği 15 savaş uçağına karşılık Mısır 8 tane kaybetti.Israelul a pierdut 15 avioane iar egiptenii doar 8.
Buna karşılık en yüksek rakımlı noktası Kula Kangri'nin zirvesi olup tam 7.553 m'dir.Cel mai înalt punct este vârful Kula Kangri, cu 7554 m.
Bu, karşılıklı bir aşk oldu."Și căsătoria noastră e atât de unitară".
Korku hissedilen tehlikeye bir karşılıktır.Frica este un răspuns la un pericol perceput.
Bunun üzerine Allah: ayetini nazil etti ve mübahele (karşılıklı beddua) edilmesini emretti.Dumnezeu este cu noi !ʼʼ. ,,Dumnezeu a pogorât asupra lui sakina Sa și l-a sprijinit cu oștiri nevăzute.
24 Şubat - Bağdat'ta Türkiye ile Irak arasında karşılıklı işbirliği antlaşması (CENTO) imzalandı.24 februarie: Pactul de la Bagdad între Irak și Turcia.
Her şey karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde yapılır.Ea trebuie să se manifeste în spirit de toleranță și de respect reciproc.
Buna karşılık İspanya'ya da götürülmüştür.Acesta a revendicat-o în numele Spaniei.
Bu türler karşılıklı olarak uyum içinde değildir.Aceste obediențe nu se recunosc reciproc.
Buna karşılık son 75 yıl içinde bu özellik büyük ölçüde değişime uğradı.Din anii 50, însă, personajul a suferit modificări destul de mari.
Yeni matrak kuralları ise karşılıklı saygıya dayanır.Relația de prietenie se bazează pe încrederea reciprocă.