karşılık ile cümle

karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Araç, Rover ile Honda ortaklığıyla karşılıklı olarak geliştirildi.Samochód powstał w kooperacji z Hondą.
Karşılıklı olma durumunda anne olarak hitap edilir.Pojawia się w odcinku Ja być mamusia.
Teochew lehçesi ile ilişkili, bununla ancak az oranda karşılıklı anlaşılabilirliği vardır.Blisko spokrewniony z dialektem teochew, jednak wzajemne zrozumienie jest utrudnione.
Çoğu kontrat karşılıklıdır.Większość programów jest kompatybilna.
A. sesquipedale orkidesi bu şekilde, karşılıklı etkileşim içinde çok uzun bir çıkıntı geliştirmiştir.Kwiaty A. sesquipedale charakteryzują się bardzo długą ostrogą.
Buna karşılık Estonyalılar da İsveç ve Danimarka topraklarına zaman zaman askeri talan akınları yapmışlardı.Ze swej strony, Estończycy podejmowali najazdy przeciwko Danii i Szwecji.
Göstericiler de polise havai fişek ve taşlarla karşılık verdi.Protestanci obrzucili funkcjonariuszy petardami i kamieniami.
Karşılıklı yardım prensibi.O wzajemnym empowermencie.
Yerküreyle karşılaştırırsak, dik açıklık enleme, sağ açıklık boylama karşılık gelir.Ziemia Zakazana Ziemia Zakazana - Lepszy .
Müttefikleri ile birlikte Helvetler ve Romalılar gayet çetin ve sert bir karşılıklı mücadeleye giriştiler.Podczas kampanii Rzymianie oraz ich sojusznicy toczyli z Germanami uporczywe walki, ponosząc znaczne straty.
Bu ilişkiler karşılıklı olarak gelişti.Ich wzajemne relacje szybko się rozwijały.
5 Nisan'da karşılıklı ateşkes anlaşması yapıldı.5 kwietnia wynegocjowano między zwaśnionymi stronami zawieszenie broni.
Her yüz bayana karşılık 104,5 erkek vardır.Na każde 100 kobiet przypada 104,5 mężczyzn.
Bu çizgilerin hepsi de kırıklara karşılık gelmektedir.Oczywiście te wszystkie reguły zostają złamane.
Bu onaylama yanlılığına karşılık gelmektedir.Odpowiedź na to pytanie jest negatywna.
Bir sözleşmede tarafların karşılıklı çıkarları bulunur.Dziedziczą oni w częściach równych.
Aşağıda anlatılan Temel, Ana ve Yüksek profillerin ortak özelliklerine karşılık gelir.Poniższe tabele przedstawiają główne cechy każdego z profili i poziomów.
Bu, İsviçre nüfusunun %4.26'sına karşılık gelmektedir.Stanowiło to 3,6 % ludności dystryktu.
Yapraklar basittir, almaşık veya karşılıklı dizilmiş olurlar.Na nim osadzone są cebule – pojedynczo lub (rzadziej) parami.
Buna karşılık derginin boyutu ve sayfa sayısı hiç değişmemiştir.Drukowana z tytułem nagłówkowym i bez zmiany numeracji stron.
Bin milyara karşılık gelmektedir.Koszt sięgnął miliard dolarów.
Bunun sonucunda karşılıklı bombardıman başladı.W tej sytuacji rozpoczęto wzajemny ostrzał z karabinów.
diyalog : iki ya da daha çok kişinin karşılıklı konuşmasına denir.Dialog – wypowiedź wielopodmiotowa, rozmowa dwóch lub większej liczby osób.
Buna karşılık İspanya'ya da götürülmüştür.Został on wysłany do Hiszpanii.
Bu iyiliğe karşılık olarak Britannicus'u zehirlemekle görevlendirilmiştir.Wówczas zgodnie z jego zaleceniami podała truciznę Brytanikowi.
Kemere karşılık kariyer maçından sonra, ringe Alexa Bliss geldi.Tuż po WrestleManii rozpoczęła rywalizację z Alexą Bliss.
Karşılıklı kenarları birbirine paraleldir.Istnieją one w stosunku do siebie zupełnie równolegle.
Bu birlik 2 adet kaybedilen Stug a karşılık toplamda 129 adet Sovyet tankını imha etmiştir.Eskadry uzbrojone w Hs 129 zadały duże straty Rosjanom – podczas 2400 lotów bojowych zniszczyły ok.
Marksist terminolojide proletarya kavramıyla karşılık bulur.Wyrwijcie z serc nienawiść proletariusza do proletariusza.
Bu Freud'un superego kavramına karşılık gelir.Jest to odpowiednik Freudowskiej projekcji klasycznej.
Şimdiye dek 70 galibiyetine karşılık 44'te yenilgi almıştır.Do zwycięstwa brakowało mu 44 punktów.
Bunun üzerine Allah: ayetini nazil etti ve mübahele (karşılıklı beddua) edilmesini emretti.Następnie wyjaśnia, dlaczego Bóg wyjawił, co się kryje za jego imieniem.
1950 yılında Çin-Sovyet Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması imzalanmıştır.W 1950 Chiny zawarły z ZSRR 30-letni układ o przyjaźni, współpracy i wzajemnej pomocy.
PTT şubesi yoktur, buna karşılık PTT acentesi bulunur.Nie trzeba jednak być członkiem PTTK, aby zdobywać te odznaki.
Numaralandırmada 25 sayısı 0.25 mm'ye, 50 sayısı 0.5 mm'ye vb. karşılık gelmektedir.Jeśli używane są figurki 25 mm 100 kroków odpowiada 40 mm.
Ancak Chicago Bulls pivotu Tyson Chandler'a karşılık takas olmuştur.Wkrótce jednak Hornets dokonali transferu, pozyskując Tysona Chandlera.
Buna karşılık geleneksel sanat ürünleri, özellikle de süslemeler ön plana çıkar.Niemniej wskazywano wartości uniwersalne dzieła, zwłaszcza oryginalną konstrukcję.
18 yaşındaki her bayana karşılık 97,8 erkek bulunmaktadır.Na każde 100 kobiet powyżej 18 roku życia przypada 97,8 mężczyzn.
Çok geçmeden iki ordu nehrin aynı yakasında karşılıklı düzene geçtiler.Początkowo przez 3 godziny obie armie walczyły przez rzekę.
Her 100 bayana karşılık 101,8 erkek bulunmaktadır.Na każde 100 kobiet przypada 101,20 mężczyzn.
Bu yüzden Hiyabani askeri bir karşılık beklemiyordu.Weteran wojenny nie doczekał renty wojskowej.
Peşaver'de 1 milyon Pakistan'lıya karşılık 1 milyon Afgan göçmen yaşıyor.Od lat w Peszawarze znajduje się duża grupa uchodźców afgańskich.
Karşılıklı büyükelçilikler açıldı.Startowały reprezentacje zrzeszeń.
Karşılıklı anlaşmalarını tek kelime ile sağlayabilirler.Mogą to zrobić korzystając wyłącznie z jednego wyrazu.
Bu durum karşılıklı ilişkileri bozabilir.Ułatwiają w ten sposób wzajemne relacje.
İki taraf bir karşılıklı destek anlaşmasına vardılar.Oba plemiona doszły do obustronnych porozumień.
Her 100 bayana karşılık 104.9 erkek vardır.Na każde 100 kobiet przypada 94,10 mężczyzn.
Osmanlı topçusu hemen güçlü bir karşılık vererek bu kanattaki Podolya Avcı Taburlarını epey hırpaladı.Wawrzyniec Goślicki obsypał go zaraz po wyświęceniu licznymi kanoniami.
Buna karşılık baş gösteren ciddi konut sıkıntısı tam anlamıyla giderilemedi.Życie na ziemi pełne niepokoju wydaje się dla niej nie mieć żadnego sensu.
Modern bütün dillerde doğal ses yansımalarına karşılık gelen kelimeler bulunmaktadır.Ma na celu zebranie wszystkich istniejących języków naturalnych.
Yere de bunlara karşılık gelen üç çizgi çizilir.Och tre är de som vittnar på jorden.”
Bu hisleri karşılıklıdır.Dessa känslor var ömsesidiga.
Kasların hareketleri hem birlikte hem de karşılıklı olarak gerçekleşebilmektedir.De kan representeras med cos(ωt) och sin(ωt).
Parabasis yerine iki koro karşılıklı birbirlerine söverler.På vänster sida kan då två bårar monteras ovanför varandra.
Çoğu enzim tepkimesi, ona karşılık gelen ve katalizlenmeyen tepkimeden milyonlarca kere daha hızlıdır.De flesta enzymreaktioner går miljontals gånger snabbare än jämförbara okatalyserade reaktioner.
Araç, Amerikan M109 obüsüne karşılık olarak üretilmiştir.Vagnen är utvecklad som ett svar på den amerikanska bandhaubitsen M109.
Buna karşılık olarak, onlar aralarındaki ilişki açısından soyutturlar.Under deras bröllop byter de knappar med varandra (istället för ringar).
Erdişi olanlar karşılıklı birbirini döller veya biri erkek diğeri dişi görevi yapar.Ståndarna kan vara fria, eller så kan de vara förenade (sammanvuxna) med varandra.
Thorinde karşılık vererek Azog'a kılıcını geçirerek Azog'u öldürür.När Saleh lämnat dem hördes ett dundrande ljud som ödelade Thamud.
Oyuna yeni taş sadece yerdeki karşılıklı taşa konabilir.Först då kan spelaren lösa nya pussel där inne.

İlgili Sayfalar