karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu eylemlerin şeriat anlayışında maddi ya da manevi karşılıkları bulunur.سواء كان لتلك الحقوق تقدير مادي أو معنوي.
Aynı zamanda Lilith'e karşılık gelmektedir.ولحن كذلك لإليسا.
İlçe nüfusu Berlin nüfusunun %9,3'üne karşılık gelir.يمثل سكان المدينة حوالى 9,3% من سكان برلين .
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.هذه الفجوات يمكن أن تتوافق تقريبًا مع أنابيب التدفق الفارغة القادمة من الغلاف المغناطيسي الخارجي.
Karşılıklı oyuncuların puan ortaklığı üzerine dayanır.وتعتمد قيم كل من A وEa على التفاعل.
ABD Temsilciler Meclisi de 183 oya karşılık 250 oyla savaşı onaylamıştır.كما وافق مجلس النواب الأمريكي بموافقة 250 عضو ورفض 183.
Apple yüksek kar marjlarına güvenerek açık bir karşılık geliştirmedi.اعتمدت شركة أبـِّـل على ارتفاع هوامش الربح ولم تطور ردا واضحا أبدا.
Buna karşılık Tayvan, Hong Kong ve Makao'da hâlen Geleneksel Karakterler kullanılmaktadır.تستخدم الحروف التقليدية رسمياً في تايوان وهونغ كونغ وماكاو.
Gerekli olduğu zaman karşılıklı askerî yardım yapılacak.وتنسق عند الحاجة الدعم من القواعد العسكرية.
Samsun'da ise CHF'nin 416 oyuna karşılık SCF 3.312 oy kazanmıştı.أما في سامسون فاز الحزب الجمهوري الحر ب 3,312 صوتا مقابل 416 صوتا للحزب الشعبي الجمهوري.
Metastasio, patronunun dileklerine karşılık verdi.واستجاب ميتاستاسيو لرغبات كفيله.
Baba da karşılık olarak sesini teyp ile kasede kaydederek ailesini göndermiştir.ثم يَصدِم أبَوَيْه بإعلان خِطبَته(خطوبة).
Geçerli karşılık ise doğru parolanın girilmesidir.الباطل عند الفقهاء نقيض الحق.
Buna karşılık Haçlılar da toparlanmışlardı.نظم شهداء المعارك في زمنه صلى الله عليه وسلم.
Noktaların üç tane Galilean ayına karşılık geldiği bulunmuştur: Io, Europa ve Ganymere.وُجِدت البقع لتتوافق مع ثلاثة من أقمار غاليليو: آيو، وأوروبا، وغانيميد.
Ktesippos ise sinirlenip yalancı diye karşılık verir.وولد الكيذبان بْن بذاوة : سَلول بْن الكيذبان ، وعُمير بْن الكيذبان.
Karşılıklı yardım prensibi.دليل الوسائل الدعوية.
Yalnızca konuşmayı çözmek bile saniyede yaklaşık 60 bit bilgiye karşılık gelmektedir.فعلي سبيل المثال مجرد فك خطاب يستغرق حوالي 60 بت من المعلومات في الثانية الواحدة. .
Willemer’lerin daha sonraki davetine karşılık vermemiştir.ولم يعد يملك جيلرت ما يقوله للجيل الجديد.
Geceleri birbirlerine yaslanarak uyur ve karşılıklı postlarını temizlerler.وهذان الليل والنهار لم يرفعا شيئاً إلا وضعاه، وهما جديران بتفريق ما جمعاه.
Buna karşılık, Kanada nüfusunun %23.9'u ise, herhangi bir dine inanmamaktadır.أفاد تعداد كندا 2011 أن 23.9 ٪ من الكنديين لا يعلنون أي انتماء ديني.
Karakoyunlularla karşılıklı başarılarla devam eden müdacelesi uzun süre devam etti.الوقف الصحيح الموقوف لجهة خيرية من فترة طويلة.
Buna karşılık pilotlar, motorlara farklı güç uygulayarak uçağın dengede kalmasını sağladılar.وقامت الطائرات في تلك الحالات بهبوط اضطراري آمن بالمحركين الباقيين.
Kontratlar tek taraflı ya da karşılıklı olabilir.قد يكون هذا الشريان أحادي أو ثنائي الجانب.
İstanbul Seyahat, Esenler Otogarından feribotla karşılıklı sefer düzenliyor, yolculuk 2 saat sürüyor.ترتبط أوريلاك بباريس برحلتين يومياً بواسطة شركة طيران، كما يمر قربها طريق سريع.
Karşılıklı top atışlarıyla başlayan çatışma Norveçlilerin cephanesi tükeninceye kadar 1,5 saat sürdü.تمكن الدبلوماسيون من صد الهجوم بالأسلحة الرشاشة الخفيفة لأكثر من ساعة ونصف الساعة حتى وصول الأمن الأفغاني.
Daha sonra Norman aynadan uzaklaşır ve aynanın karşısında karşılıklı kalırlar.بعد ذلك, ذهب إمينيم خلف الكواليس و ينظر للمرآة.
Doğu Almanya, Doğu Berlin'i başkent ilan etti, buna karşılık Batı Almanya başkentini Bonn yaptı.اختارت ألمانيا الشرقية برلين الشرقية عاصمة لها، في حين أًختيرت بون عاصمة لألمانيا الغربية.
Beaufort şifredir bir karşılıklı şifre.وساندت مبارك لأنه رمز.
Bunun üzerine karşılıklı çatışmalar çıkıp devam etti.ثم رفعه الله تعالى وتفرق الحواريون.
Bu birlik 2 adet kaybedilen Stug a karşılık toplamda 129 adet Sovyet tankını imha etmiştir.كان البرنامج أكثر اتساعًا وأجرى في نهاية المطاف 239 تفجير نووي.
Ölüm "Sen küçük aptal bir askersin." diye karşılık verdi.وقد وصفه الضابط المسؤول عنه بأنه "جندي تافه، يصعب التعامل معه".
Bu yüzden Kumokagure karşılık olarak Hiashi'nin canını ister.كان إسماعيل يريد ان يعيش على حساب غيره.
Mihraptan alındı, hayatına karşılık fidye önermesine rağmen öldürüldü.وفي أحد الايام يتهم بالقتل على الرغم من انه كان يحاول انقاذ الضحية.
Buna karşılık Ebu Bekir: "Ey Resûlullah’ın kızı!ومن حديث معاذ بن جبل عليه السلام: «قالوا: يا رسول الله!
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.كانت هذه التعليقات متوقعة بالكامل وغير مثيرة للدهشة.
KPD’nin genel greve devam edilmesi yönündeki çağrıları işçi sınıfı tarafından karşılık bulmadı.وكان رد فعل الشركة الأمريكية تجاه الإضراب هو تجاهل مطالب العمال.
Zerdüşt ise buna karşılık oğullarını ve kızlarını Hürmüz’e hediye eder.Lineu (Marco Nanini) e Nenê (Marieta Severo) passam seus bens, ainda em vida, para os filhos.
Kaliforniya Üniversitesi başkanı, Robert Gordon Sproul da şartları geliştirme ile karşılık verdi.O presidente da Universidade da Califórnia, Robert Gordon Sproul, respondeu por melhorar as condições.
MWI göre, bu olası gözlemlerin her biri farklı bir evrene karşılık gelir.De acordo com o MWI, cada uma dessas possíveis observações corresponde a um universo diferente.
Buna karşılık sadece yarım düzine küçük memeliler bu dönemde yok olmuştur.Em oposição a isto, somente cerca de meia dúzia de pequenos mamíferos desapareceram durante este período.
Alaska Young'a aşıktır, romanın büyük bölümünde hislerine karşılık bulamaz.Ele sente-se atraído por Alaska Young, que na maior parte do romance não sente o mesmo.
1950 yılında Çin-Sovyet Dostluk, İttifak ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması imzalanmıştır.1950 — Assinado o Tratado de Amizade, Aliança e Assistência Mútua Sino-Soviético.
(Diyagram) Bu iyi bir karşılık olarak kabul edilemez; burada dxc3 veya d6 yapılabilirdi.Este movimento não é considerado uma boa resposta; as alternativas preferíveis incluem dxc3 ou d6.
İtalyan askerleri şaşkındı ve organize olmamış bir şekilde top ateşi ile karşılık verdi.Soldados italianos ficaram surpresos e reagiram de forma desorganizada, sem a vigilância de fogo de canhão.
Bu hisleri karşılıklıdır.Esse sentimento é recíproco.
Buna karşılık, Sumatran orangutanları yaklaşık 670.000 yıl önce Bornean orangutanlarından ayrıldı.Em comparação, os orangotangos-de-sumatra divergiram por volta de 670.000 anos.
Rick Shane'e karşılık vermeyi reddeder ve onu silahsız bir adamı öldürmeye zorlar.Rick se recusa a se envolver em atrito com Shane, desafiando-o a matar um homem desarmado.
Bölgesel güç olmak karşılıklı olarak diğer güç kategorilerinin dışında kalmak anlamına gelmez.Ser uma potência regional não é mutuamente exclusiva com qualquer das outras categorias de poder.
Bu dalga uzunluğu 0.08 - 0.4 eV foton enerjisine karşılık gelir.Esses comprimentos correspondem à energia fotônica de 0,08 - 0,4 eV.
Bunun üzerine Britani de karşılık verdi.Foi assim que a Britney decolou.
Petro, bu yardım talebine olumlu karşılık verir.Filipe terá respondido com uma positiva à solicitação.
Kulüpten 8 Temmuz'da yapılan açıklamada Volkan Şen ile olan sözleşme karşılıklı olarak feshedildi.Na sexta tirada, a chegada a Oliveira de Azeméis foi polémica.
Bu sayede basit sorulara evet-hayır karşılıkları verebilir.As respostas para essas perguntas são negativas.
Şöyle ki; sol ele karşılık gelen tüm harfler seslidir.E, para piorar, o local todo tinha uma inclinação (na esquerda na gravura).
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.Durante todo este tempo eles vivem um duradouro caso de amor.
Metre kombinasyonculara yönelik tartışması, binomial teoreminin bir ilköğretim sürümüne karşılık gelir.A sua discussão sobre a combinação de métrica corresponde ao teorema binomial.
Her bir leptona karşılık gelen karşı-lepton olarak bilinen bir karşı-parçacık vardır.Cada sura está por sua vez subdividida em versículos chamados ayat.
Ambrose, Triple H'e saldırdı ama Triple H, ona Pedigree yaparak karşılık verdi.Ambrose atacou Triple H, mas ele parou a agressão com um Pedigree.
Buna karşılık Madonna, "Hiçbir şekilde turne kimsenin duygularını incitmiyor.A turnê, em nenhum forma fere os sentimentos de ninguém.