karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buna karşılık cinsel birleşme üç yaşından evvel nadiren gerçekleşir.Diventano sessualmente attivi poco prima dei tre anni di età.
Geceleri birbirlerine yaslanarak uyur ve karşılıklı postlarını temizlerler.Per le signore erano prescritti abiti da sera con tiare o simili.
Karşılıklı görüşmeler satın alma davranışlarını yönlendiren nedenleri bulmaya yardımcı olur.Tramite le interviste si riescono a estrapolare i motivi che stanno alla base dei comportamenti d'acquisto.
(Diyagram) Bu iyi bir karşılık olarak kabul edilemez; burada dxc3 veya d6 yapılabilirdi.Delle alternative potevano essere 7…dxc3 o 7…d6.
2. Aytışmak: Karşılıklı konuşmak, deyişmek (Ayıtmak/Aytmak: Konuşmak).Lasciar correre Sorvolare, tralasciare (di ribattere o di punire).
Buna karşılık Zaman Lordları tarafından yaklaşık bir milyon Savaş TARDIS'i kullanıldı.I Signori del Tempo avevano oltre un milione di TARDIS da battaglia.
Köy karşılıklı iki tepeye kurulmuştur.Nel montare dell'esaltazione i due ragazzi si riconoscono l'uno nell'altra.
Her 100 bayana karşılık 101,8 erkek bulunmaktadır.Per ogni 100 femmine c'erano 101,8 maschi.
O da, onlara şeklinde karşılık verdi.Te lo rese (a te rese questo).
Rusların 7.300 kaybına karşılık Osmanlıların sadece 2000 kaybı bulunmaktaydı.Le perdite russe ammontarono a 7.300 uomini, contro i 2.000 morti turchi.
Ancak Dexter'dan karşılık bulamamıştır.Per la prima volta Dexter non sa cosa fare.
Savaş başladı ve savaşçılar karşılıklı savaştılar.Giunta la sera, i due ancora combattevano.
Birlikte yolculuk yapmalarına karşılık ona para teklif eder.Lei si impegna a trovarli in cambio di informazioni sul treno.
Deyişmenin sonunda da âşıklar birbirlerini rahatlatmak, gönül almak için karşılıklı koşmalar söyler.Nel finale, i due si chiedono se si amano a vicenda e rispondono affermativamente.
Bazı toplumlarda bu karşılık kurban olabilmektedir.In alcune situazioni la persona riceve una remunerazione.
Bir antikodon üç nükleotitten oluşan bir birimdir, mRNA'daki kodonundun üç bazına karşılık gelir.Un anticodone è costituito da tre nucleotidi che corrispondono alle tre basi del codone letto dal mRNA.
İtirazlar ve karşılıklı tartışmalar başladı.Iniziarono i litigi e le incomprensioni.
Bu yaklaşık 3 yıllık bir tecrübeye karşılık gelmektedir.Un'esperienza che dura tre anni.
Resiprokal translokasyonlarda iki farklı kromozomdan parçalar karşılıklı değişir.Nella traslocazione reciproca vengono scambiati segmenti tra due differenti cromosomi.
6 ay sonrasında, bu sefer Orhangazispor ile olan sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilmiştir.Passati i sei mesi previsti dal contratto con il sig.
Yarışı bırakamam, devam etmeliyim." şelinde karşılık verdiğini yazdı.Non gareggiavo più, volevo solo finire», così descrisse la gara.
Bu karşılıklı gerilim ortamı 2 Kasım 1917'de imzalanan Lansing-Ishii Anlaşması'yla son bulmuştur.Ciò condusse al patto Lansing-Ishii, per l'alleggerimento della tensione, il 2 novembre 1917.
Emek pazarları işçilerle işverenlerin karşılıklı etkinliğiyle çalışır.Il mercato del lavoro funziona attraverso l'interazione tra i lavoratori e i datori di lavoro.
Devre arasında Orduspor ile olan sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildi.La sua relazione con la stessa Squad fu di reciproca antipatia.
Her şey karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde yapılır.Tra voi si faccia ogni cosa con amore.
Yani, S’de aynı mesafe kat ediyorlar, böylece karşılıklı mesafeleri bu çerçevede değişemiyor.Si compensano a vicenda così l'area del quadrato non cambia.
Buna karşılık en büyük galaksiler "dev eliptik galaksiler"dir.Le galassie più imponenti sono dette ellittiche giganti.
Hükümet güçleri havan toplarıyla karşılık verdi.Gli Outlaws riconquistarono le cinture.
Buna karşılık, genelleştirilmiş fonksiyonlar sürekli değildir.Questi ruoli non hanno mai combaciato tra loro.
70'ten fazla ile karşılıklı seferleri vardır.In più si sono incontrate in 70 amichevoli.
Osmanlı Devleti buna 14 Kasım'da Cihad-ı Ekber ilanıyla karşılık verdi.I Chiefs lo tagliarono il 4 novembre.
Buna karşılık frekans boşlukta ve dielektrik madde içinde aynıdır.Tali valori sono gli stessi sia nell'aria che nel dielettrico.
Fakat Haçlı Franklar bu taleplere hiç karşılık vermediler,.I crocigeri francesi, invece, rifiutano ogni rinnovamento.
Oligochaeta'da çiftleşme ve karşılıklı döllenme görülür.Nell'olivina si osserva estinzione parallela.
Onun yaptığı iyiliğe verebildiği tek karşılıksa, her ay yanıt beklemeden yazdığı mektuplardır.Durante la detenzione il suo pensiero va sempre a lei, cui scrive ogni settimana, senza avere risposta.
Bu sevgi karşılıklıdır.Ci auguriamo che questa volontà sia reciproca.
Thälmann işine karşılık harçlık yerine haklı bir ücret istiyordu.Il fratello Rodolfo avrebbe ottenuto in cambio un risarcimento.
Fenerbahçe'de karşılık verdi.Si è venduta a Reagan."
Buna karşılık alternatif akımda eşit zaman aralıklarıyla akım yönü tersine döner.Per cambiare le ore ineguali in ore eguali.
Buna karşılık, Aleksios onların emrine rehberler ve korumalar verdi.In cambio, Alessio diede loro delle guide ed una scorta militare.
Size karşılık veremem.Ma non la posso biasimare.
Karşılıksız aşklar ya tecavüzle ya da ölümle sonuçlanır.Viene inoltre ostacolato nell'amore da vincoli sociali o dalla morte.
Binanın aydınlatması, karşılıklı duvarlara açılan pencerelerle sağlanmıştır.L'illuminazione è garantita da finestre poste nella parte superiore dei muri.
Herkes karşılıklı birbirinin evine giderek "Lokma"sını yer.Infine, "riordinata" la casa, si suicidano uno dopo l'altro.
Bu süre zarfında karşılık aile ziyaretleri yapılır.Nell'occasione vengono ospitate le famiglie bisognose.
Ama gelecekte karşılık bir tepki olabilir. "Questo potrebbe essere un riferimento a Ritorno al Futuro).
Harrison buna karşılık daha sonra Cream'in "Badge" şarkısında da Clapton'a eşlik eder.Eric Clapton fa uso dello stesso effetto nella canzone "Badge" dei Cream.
Bin milyara karşılık gelmektedir.Stiamo parlando di miliardi.
Bu günümüz dolar karşılığı $1247 ile $1412 aralığına karşılık geliyor.Nelle transazioni con carte di credito, il costo viene addebitato in US$ con un tasso di 1,1124.
2011 yılında ile PSG ile karşılıklı sözleşmesini feshetti.A ottobre 2010 rescinde il contratto col PSG.
Etnik milliyetçiliğin dışlayıcı özellikler arz etmesine karşılık kültürel milliyetçilik kapsayıcıdır.La deroga della Danimarca significa che la cittadinanza europea non sostituisce la cittadinanza nazionale.
2011 yılında ise sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilmiştir.A ottobre, il suo contratto è stato risolto di comune accordo.
Yerküreyle karşılaştırırsak, dik açıklık enleme, sağ açıklık boylama karşılık gelir.Potente sulla terra sarà la sua stirpe, La discendenza dei giusti sarà benedetta.
Her 100 bayana karşılık 104.9 erkek vardır.Per ogni 100 femmine c'erano 104,9 maschi.
4. Gerekli olduğu zaman karşılıklı askerî yardım yapılacak.(Street Fighter IV) Risorgerò ogni volta che sarà necessario!
Buna karşılık Yunan personel kaybı 1 yaralı idi.Proprio per questo la famiglia Greco rappresentava un ostacolo.
Aralık ayında sözleşmesi karşılıkla feshedildi.A dicembre il suo contratto terminò.
Türkçe bilmeyen bir Çuvaşın da bu cümlelerin Türkçe karşılıklarını anlayamayacağı açıktır.Il vostro stupido re non capisce le condizioni qui.
Eğer Kur'an'da birebir karşılık gelen bir şey bulunamazsa, Sünnet'e bakılır.Quando egli non udirà più alcun suono, allora avrà raggiunto la liberazione (mukti).
Her buyruk yalnızca bir işleme karşılık gelir.Ogni contrazione è anche una funzione contrattiva.