karşılık ile cümle
karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar.So women who are virtuous are obedient to God and guard the hidden as God has guarded it.
Allah şükre karşılık veren ve her şeyi bilendir.God is responsive to gratitude and is cognisant.
De ki: Ben buna (peygamberlik görevime) karşılık sizden bir ücret istemiyorum.Say: "I ask no recompense of you for this.
O halde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın!So taste the punishment for what you had done."
Ey kavmim! Allah'ın emirlerini bildirmeye karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum.I do not demand for it any wealth from you, O my people. My reward is with God.
Ey kavmim! Ben, ona (peygamberliğe) karşılık sizden bir ücret istemiyorum.O my people, I ask no recompense of you for it: My reward is with Him who created me.
(Melekler:) Sabrettiğinize karşılık size selam olsun!Saying: "(Welcome,) peace on you, for you persevered."
Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar).So as to deny what We have bestowed on them.
Ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!How excellent the guerdon, and excellent the resting-place!
O peygamber: Rabbim! dedi, beni yalanlamalarına karşılık bana yardımcı ol!(The apostle prayed): "O Lord, deliver me, for they accuse me of lies."
(Resulüm!) Yoksa sen onlardan bir karşılık mı istiyorsun?Or do you ask of them any tribute?
Firavun: Doğru söyleyenlerden isen, haydi getir onu! diye karşılık verdi.(The Pharaoh) said: "Then bring it, if you speak the truth."
Zira Allah, iman edip iyi işler yapanlara kendi lütfundan karşılık verecektir.So that God may reward those who believed and did what was good, by His grace.
Yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne mutluluklar saklandığını hiç kimse bilemez.No soul knows what peace and joy lie hidden from them as reward for what they have done.
(Böyle iken), peygamberimi yalanladılar; ama benim karşılık olarak verdiğim nasıl olmuştu!How great was the change that I wrought in their condition then!
Tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.(Sitting) on couches, face to face,
Gemide olanlarla karşılıklı kur'a çektiler de kaybedenlerden oldu.And lots were cast (when a storm overtook them), he was rejected, (and thrown overboard).
Deki: Ben buna karşılık sizden akrabalık sevgisinden başka bir ücret istemiyorum.Say: "I ask no recompense of you for it other than obligations of relationship."
"İşte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur."This is the Paradise you will inherit (as meed) for your deeds.
İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Onlar cennet ehlidirler. Yapmakta olduklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
Savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye karşılığı salıverin.Then either free them graciously or after taking a ransom, until war shall have come to end.
Onlara: Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için (denilir)."Eat and drink with relish," (they will be told), (as recompense) for what you had done."
Onların üzerlerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.Reclining face to face.
Yaptıklarına karşılık olarak (verilir).As recompense for all they had done.
Her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir;Every soul is pledged to what it does,
Sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve (cennetteki) ipekleri lütfeder.And reward them for their perseverence Paradise and silken robes,
Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak., A fitting reward.
Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azab vardır.For them is suffering for they lie.
O halde onlardan nikah ile faydalanmanıza karşılık mehirlerini kendilerine verin ki, bu farzdır.Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.
Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz.Thus We reward those who are upright and do good.
De ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum.Say: "I ask no recompense of you for this.
Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz".And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan ancak Allah'dır."I seek the help of God alone for what you impute."
Buna karşılık onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun.Even though you ask no recompense (for it).
Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı koltuklara otururlar.(There) they will sit on couches face to face like brothers together.
O ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!How excellent the guerdon, and excellent the resting-place!
"Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum.I ask no recompense of you for it.
"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum.I ask no recompense of you for this.
(Onlar) Karşılıklı tahtlar üzerindedirler.(Sitting) on couches, face to face,
Halbuki Rabbiniz: "Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim.Your Lord has said: "Call to Me that I may answer your call.
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
İşte onlar cennetlikdirler, yaptıklarına karşılık orada ebedi olarak kalacaklardır.They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için" (denilir.)"Eat and drink with relish," (they will be told), (as recompense) for what you had done."
Karşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar.Reclining face to face.
Yaptıklarına karşılık olarak verilir.As recompense for all they had done.
Sabırlarına karşılık onlara bir cennet ve ipekten elbiseler verir.And reward them for their perseverence Paradise and silken robes,
(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir)."Eat and drink with relish as reward for what you had done."
Ben de hilelerine karşılık veririm.But I too am devising a plan.
Böyle olmayıp ne olacaktı ya? Onlar yaptıklarından başkasıyla mı karşılık göreceklerdi?Can they ever be rewarded for anything but what they did?
İşte güzel iş yapanlara biz böyle karşılık veririz.Thus We reward those who are good.
İşte Ben de sabretmelerine karşılık bugün onları ödüllendirdim.İşte umduklarına kavuşanlar onlardır.I have rewarded them this day for they were constant, and they have come to attainment."
Artık bugün, kimseye zulmedilmez, hakkınızdan başka size bir karşılık verilmez.No soul will be wronged the least that Day, nor would be recompensed but only for what it had done.
Birbirlerine dönüp itham ederek karşılıklı soru yöneltirler. [40,47-48; 34,31-33]And some of them will confront the others,
Mücevheratla işlenmiş tahtlara yaslanarak karşılıklı otururlar.On couches wrought of gold,
Sabretmelerine karşılık onlara cennetler, ipekler ihsan eder.And reward them for their perseverence Paradise and silken robes,
Bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. O, yönelişlere karşılık verendir, Rahim'dir.Then his Lord sent commands to Adam and turned towards him: Indeed He is compassionate and kind.
Rabb'i, kendisine "Teslim ol," dediğinde; "Evrenlerin Rabbine teslim oldum," diye karşılık vermişti.(For) when his Lord said to him: "Obey," he replied: "I submit to the Lord of all the worlds."
Doğru yolu bulmaları için onlar da bana karşılık vermeli ve bana inanmalı.It behoves them to hearken to Me and believe in Me that they may follow the right path.
Müslüman oluşumuza tanık ol," diye karşılık verdiler.We believe in God; and you be our witness that we submit and obey.