karşılık ile cümle

karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bugün, inkarcılığınıza karşılık oraya girin.Roast in it now for having disbelieved."
Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.And lots were cast (when a storm overtook them), he was rejected, (and thrown overboard).
Yahut yaptıklarına karşılık onları ortadan kaldırır, bir çoğunu da bağışlar.Or He could wreck them for what they have done; yet there is much that He pardons.
İşlediklerinize karşılık, size miras verilen işte bu cennettir.This is the Paradise you will inherit (as meed) for your deeds.
İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
İşte onlar, cennetliklerdir; işlediklerine karşılık olarak, içinde temelli kalacaklardır.They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
İşlerin karşılık göreceği günün zamanını sorarlar.They ask: "When is the Day of Judgement?" --
İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.Then the foremost, how pre-excellent,
Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.On couches wrought of gold,
Sadece selama karşılık selam sözü işitirler.They will hear no nonsense there or talk of sin,
Onlara şöyle denir: "Geçmiş günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz içiniz."(And told:) "Eat and drink to your fill as reward for (good) deeds you had done in days of yore."
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz.""Eat and drink with relish as reward for what you had done."
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.That is how We reward the good.
De ki: Ben, yaptığıma karşılık sizden bir ücret istemiyorum, bu, ancak alemlere bir öğüt.Say: "I ask no recompense of you for this. It is but a reminder for all the people of the world."
Günah kazananlar, kazançlarına karşılık cezalanacaklardır.For those who sin will be punished for what they have done.
Artık kafir olmanıza karşılık tadın azabı.So they have to taste the punishment for disbelief.
Öyle kişilerdir ki onların yurtları, kazançlarına karşılık ateştir.Will have Hell as their abode for what they have earned.
Buna karşılık bir ücret de istemiyorsun, bu, alemlere öğütten başka bir şey değil.Even though you ask no recompense (for it). It is only a warning for all mankind.
Sabredenlerin mükafatını, yaptıkları en güzel işlere karşılık olarak mutlaka vereceğiz.We shall certainly award those who persevere a recompense in keeping with their deeds.
Musa, dileseydin dedi, bu hizmete karşılık bir ücret alırdın.Moses remarked: "You could have demanded wages for it if you liked."
Ve ben, tebliğime karşılık bir mükafat istemem sizden, benim mükafatım, ancak alemlerin Rabbine ait.I ask no recompense of you for it. My reward is due from none but the Lord of all the worlds.
Hiç kimsecik bilmez onlar için gözleri aydınlatacak ne gizli şeyler var; yaptıklarına karşılık.No soul knows what peace and joy lie hidden from them as reward for what they have done.
Girin mutlaka oraya kafir olduğunuza karşılık.Roast in it now for having disbelieved."
Karşılıklı tahtlara otururlar.(Sitting) on couches, face to face,
Onlardır cennet ehli, ebedi kalırlar orada, yaptıklarına karşılık.They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
Yiyin ve için, afiyetler olsun, yaptığınız şeylere karşılık."Eat and drink with relish," (they will be told), (as recompense) for what you had done."
Yaptıklarına karşılık.As recompense for all they had done.
Ve sabretmelerine karşılık da mükafatları, cennettir ve ipeklilerdir.And reward them for their perseverence Paradise and silken robes,
Yiyin ve için, afiyetler olsun yaptıklarınıza karşılık."Eat and drink with relish as reward for what you had done."
Cezalandılar mı kafirler, yaptıklarına karşılık?Will not the infidels pay for what they had done?
Hadi onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki doğru ve iyiyi bulabilsinler.It behoves them to hearken to Me and believe in Me that they may follow the right path.
Karşılıklı alış-veriş yaptığınızda da tanık bulundurun. Yazıcıya da tanığa da zarar verilmesin.Have witnesses to the deal, (and make sure) that the scribe or the witness is not harmed.
Bir selam ile selamlandığınızda, onun daha güzeliyle yahut aynısıyla karşılık verin.When you are greeted with a greeting, then greet with one fairer, or repeat the same greeting.
O halde kazandıklarınıza karşılık azabı tadın."So taste the punishment for what you had done."
Şöyle seslenilir: "İşte size, yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet!"And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
Bulacakları karşılık, yapıp ürettiklerinden başkası olmayacaktır.Can they ever be rewarded for anything but what they did?
Ve zulmedenler hakkında benimle karşılıklı laf edip durma. Onlar, mutlaka boğulacaklardır.Do not plead for those who have been wicked, for they shall certainly be drowned."
"Ey toplumum! Bu tebliğime karşılık sizden bir ücret istemiyorum.O my people, I ask no recompense of you for it: My reward is with Him who created me.
Onu basit bir karşılıkla, birkaç paraya sattılar. Onlar, ona değer vermeyen kişilerdi.And they sold him as worthless for a few paltry dirham.
Allah, karşılıksız verenleri ödüllendirir."God surely rewards those who give alms."
O ne güzel karşılık, o ne güzel dayanak!How excellent the guerdon, and excellent the resting-place!
O, karşılık verme bakımından da hayırlıdır, iş sonuçlandırma bakımından da hayırlıdır.His is the best reward, and His the best requital.
Mûsa dedi: "Tertemiz bir insanı, bir cana karşılık olmaksızın öldürdün ha!?Moses exclaimed: "You have killed an innocent soul who had taken no life.
Mûsa "İsteseydin buna karşılık bir ücret elbette alırdın." dedi.Moses remarked: "You could have demanded wages for it if you liked."
"O başıma kaktığın nimet, İsrailoğullarını köle yapmana karşılıktı."But the favour you oblige me with is that you have enslaved the children of Israel."
Yaptıklarınıza karşılık o uzun süreli azabı tadın!"Now taste the everlasting punishment for your deeds.
Hiç kimse, yaptıklarına karşılık onlar için hangi göz aydınlığının saklandığını bilmez.No soul knows what peace and joy lie hidden from them as reward for what they have done.
Gafûr'dur O, çok affeder; Şekûr'dur, şükredenlere mutlaka karşılık verir.He is verily forgiving and rewarding.
Karşılıklı koltuklar üzerindedirler.(Sitting) on couches, face to face,
Yemin olsun, Nûh bize yakarmıştı da ne güzel karşılık vermiştik biz.Noah had verily called to Us. And how gracious was He who answered (him).
Çünkü Allah Gafûr'dur, çok affeder; Şekûr'dur, iyiliğe karşılık verir/teşekkür eder.Surely God forgives and accepts (gratitude).
İşte size, yapıp ettiklerinize karşılık mirasçı kılındığınız cennet!This is the Paradise you will inherit (as meed) for your deeds.
İnce ipekten, parlak atlastan giymiş olarak, karşılıklı oturmaktadırlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Cennet halkıdır onlar. Yapıp ettiklerine karşılık olarak sürekli kalacaklardır orada.They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
Onlar üstünde karşılıklı yan gelip yaslanırlar.Reclining face to face.
Allah Şekûr'dur, şükredenlere karşılık verir; Halîm'dir, yumuşak ve merhametli davranır.God knows the worth of good deeds and is clement,
Sabretmelerine karşılık olarak da onları bir bahçe ve ipekle ödüllendirmiştir.And reward them for their perseverence Paradise and silken robes,
"Yapıp ürettiklerinize karşılık olarak afiyetle yiyip için.""Eat and drink with relish as reward for what you had done."
Çok uygun bir karşılık olarak., A fitting reward.
Onlardan faydalanmanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin.Then give those of these women you have enjoyed, the agreed dower.

İlgili Sayfalar