karşılık ile cümle

karşılık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar cennet halkıdır, yaptıklarına karşılık orada ebedi kalacaklardır.They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için;"Eat and drink with relish," (they will be told), (as recompense) for what you had done."
Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.Reclining face to face.
Yaptıklarına karşılık olarak.As recompense for all they had done.
Allah karşılık verendir, halimdir (hoşgörülüdür).God knows the worth of good deeds and is clement,
Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.(Saying): "We feed you for the sake of God, desiring neither recompense nor thanks.
Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için!"Eat and drink with relish as reward for what you had done."
Rabbinden bir karşılık, yeterli bir bağış olarak.A recompense from your Lord, a sufficient gift,
Allah da (buna karşılık) bir düzen kurdu. Allah, düzen kurucuların en hayırlısıdır.But they (the unbelievers) contrived a plot, and God did the like; and God's plan is the best.
(Böyle) Yapıp-edenlere ne güzel bir karşılık (ecir var).How fair is the recompense of those who act!
Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin.When you are greeted with a greeting, then greet with one fairer, or repeat the same greeting.
Öyleyse insanlardan korkmayın, Benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın.So, therefore, do not fear men, fear Me, and barter not My messages away for a paltry gain.
Çünkü günahı kazananlar, yüklenegeldikleri nedeniyle karşılık göreceklerdir.For those who sin will be punished for what they have done.
Onlara: "İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir" diye seslenilecek.And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
Öyleyse siz (buna karşılık ne yapacağımı) bileceksiniz."You will soon come to know.
Allah'ın ayetlerine karşılık az bir değeri satın aldılar, böylece O'nun yolunu engellediler.They barter away the words of God for a petty price, and obstruct (others) from His path.
Eğer yüz çevirecek olursanız, ben sizden bir karşılık istemedim.If you turn away from me (remember) I do not ask any recompense from you.
"Ey Kavmim, ben sizden buna karşılık bir mal istemiyorum.I do not demand for it any wealth from you, O my people.
"Sabrettiğinize karşılık selam size.Saying: "(Welcome,) peace on you, for you persevered."
"Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin."Enter Paradise as recompense for what you did."
Allah'ın ahdini ucuz bir değere karşılık satmayın.And do not trade God's covenant for a paltry price.
(Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün?Moses exclaimed: "You have killed an innocent soul who had taken no life.
(Musa) Dedi ki: "Eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin."Moses remarked: "You could have demanded wages for it if you liked."
"Rabbim" dedi (Nuh). "Beni yalanlamalarına karşılık, bana yardım et.""O my Lord," prayed (Noah), "help me against them, for they accuse me of lies."
"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir."I ask no recompense of you for it. My reward is due from none but the Lord of all the worlds.
Öyleyse bu (azap) gününüzle karşılaşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın.So now suffer. As you forgot the meeting of this your Day of Doom, so have We forgotten you.
Biz de sizi gerçekten unuttuk; yaptıklarınıza karşılık ebedi azabı tadın.Now taste the everlasting punishment for your deeds.
İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin.Roast in it now for having disbelieved."
Yoksa, güçlü ve üstün olan, karşılıksız bağışlayan Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır?Do they have the stores of the mercy of your Lord, the mighty and munificent?
Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin."You are the great bestower."
Bugün her bir nefis, kendi kazandığıyla karşılık görür.Each soul will be recompensed that Day for what it had earned.
Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
"Bugün yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz."You will receive upon that day your recompense for what you had done.
İşte onlar, cennet halkıdır; yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.They are men of Paradise where they will abide for ever as a recompense for what they had done.
Her kişi kendi kazandığına karşılık bir rehindir.Every man is bound to what he does.
Sonra ona en eksiksiz karşılık verilecektir.And only then will he receive his recompense in full;
Karşılıklı yaslanmışlardır.Reclining face to face.
Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulur);As recompense for all they had done.
Fakat Beni inkar (etmelerine karşılık verdiğim azap) nasılmış?And how was My punishment then!
"Geride kalan günlerde, 'peşin olarak sunduklarınıza karşılık olmak üzere,' afiyetle yiyin ve için."(And told:) "Eat and drink to your fill as reward for (good) deeds you had done in days of yore."
Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;The sinner would like to ransom himself from the torment of that Day by offering his sons,
Her nefis, kazandıklarına karşılık bir rehinedir.Every soul is pledged to what it does,
Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için."Eat and drink with relish as reward for what you had done."
Rabbinden bir karşılık olmak üzere yeterli bir bağış(tır bu).A recompense from your Lord, a sufficient gift,
Günah kazananlar, kazandıklarına karşılık şüphesiz ceza göreceklerdir.For those who sin will be punished for what they have done.
Onlara, "İşlediğinize karşılık işte mirasçısı olduğunuz cennet" diye seslenilir.And the cry shall resound: "This is Paradise you have inherited as meed for your deeds."
İnkarınıza karşılık artık azabı tadın.So they have to taste the punishment for disbelief.
Anlamaz bir güruh olmalarına karşılık Allah onların kalblerini imandan döndürmüştür.Indeed God has turned their hearts away (from the truth), for they cannot discern the law of heaven.
İnkarlarına karşılık onlara çetin azab taddıracağız.Then We shall make them taste severe punishment for having denied (the truth).
Buna karşılık ben sizden bir mal da istemiyorum.My reward is with God. And I will not drive those away who believe.
"Ey milletim! Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum.O my people, I ask no recompense of you for it: My reward is with Him who created me.
Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun.Even though you ask no recompense (for it).
Rablerinin çağrısına gelenlere en güzel karşılık vardır.For those who obey their Lord is excellence.
Musa: "Bir cana karşılık olmaksızın masum bir cana mı kıydın?Moses exclaimed: "You have killed an innocent soul who had taken no life.
Nuh: "Rabbim! Beni yalanlamalarına karşılık bana yardım et" dedi."O my Lord," prayed (Noah), "help me against them, for they accuse me of lies."
O peygamber: "Rabbim! Beni yalancı saymalarına karşılık bana yardım et" dedi.(The apostle prayed): "O Lord, deliver me, for they accuse me of lies."
Sabretmelerine karşılık bugün onları mükafatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır" der.Forgive us and have mercy upon us, for You are the best of the merciful.'
İşte, haksızlıklarına karşılık çökmüş bulunan evleri!So these their habitations lie deserted now because of their iniquities.
Çünkü Allah inanıp yararlı iş işleyenlere lütfundan karşılık verecektir.So that God may reward those who believed and did what was good, by His grace.
Yaptıklarına karşılık onlar için saklanan müjdeyi kimse bilmez.No soul knows what peace and joy lie hidden from them as reward for what they have done.

İlgili Sayfalar