Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı ile cümle

karşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İngiliz hükümeti plana karşı.The British government is against the plan.
İngilizlerle karşılaştırıldığında biz çok miyobuz.Compared with the English, we are too near-sighted.
Ann nehrin karşı tarafına yüzdü.Ann swam across the river.
Ann'e karşı nazik olun.Be nice to Ann.
Böyle iyi insanlara karşı şikâyetçi olmak zor.It's hard to complain against such good people.
Her çocuk bir bebek gibi davranılmasına karşı çıkar.Every child objects to being treated like a baby.
ABD anlaşmayı ihlal edenlere karşı bir silah ambargosu çağrısında bulunuyor.The U.S. is calling for an arms embargo against violators of the treaty.
Amerika'dakilerle karşılaştırıldığında, Japon evlilikleri nadiren boşanmayla sonuçlanıyor.Compared with those in America, Japanese marriages rarely end in divorce.
ABD'de hala bazı alkol karşıtı eyaletler vardır.There are still some dry states in the U.S.
Onlara karşı çıkmak hiçbir şeye yaramaz.It'll be useless to stand against them.
Bizim evin karşısındaki evde yaşarlar.They live in the house opposite to ours.
Keşke o zaman ona karşı nazik olsaydım.I wish I had been kind to her then.
Doktor hastalarına karşı nazik.The doctor is gentle with his patients.
Ona karşı tetikte ol.Be on your guard against her.
Ona karşı dikkat et.Be on your guard against her.
Onunla karşılaştığına inanmıyorum.I don't believe you've met him.
Bize karşı çok naziktin.You were very kind to us.
Sigara içmeye karşı mısınız?Do you object to smoking?
Sigaraya karşı mısın?Do you object to smoking?
Her konuğa karşı saygılı olmalısın.You must be courteous to any guest.
Planı gerçekleştirmede biraz zorlukla karşılaşacaksınız.You'll find some difficulty carrying out the plan.
Öğretmeninle böyle bir yerde karşılaşmış olduğuna şaşırmış olmalısın.You must have been surprised to meet your teacher in such a place.
Kimin evi seninkinin karşısında?Whose house is opposite to yours?
Orada seninle karşılaşmayı ummuştum.I had hoped to meet you there.
Senin yaşındaki insanlar, sık sık bu problemle karşılaşır.People of your age often have this problem.
Nereye gidersen git iyi karşılanacaksın.No matter where you go, you will be welcomed.
Onun kaybını karşılamak zorundayım.I have to cover his loss.
Bire karşı üç sayıyla kaybettik.We lost by a score of three to one.
Bu iki yol bizim karşımızdaki caddede kesişir.The two roads cut across the street from us.
İki motosikleti karşılaştırman gerekir.You should compare the two motorcycles.
İki motosikleti karşılaştırmalısınız.You should compare the two motorcycles.
İki motosikleti karşılaştırmalısın.You should compare the two motorcycles.
İki takım final maçında karşı karşıya geldi.The two teams competed in the final game.
On bin yen giderleri karşılamaz.Ten thousand yen will not cover the expenses.
1960'larda, Japon üniversite öğrencileri kendi hükümetlerine karşı gösteri düzenlediler.In the 1960's, Japanese college students demonstrated against their government.
On beş yıl önceki mezuniyetten beri eski sınıf arkadaşlarımla hiç karşılaşmadım.Since graduation fifteen years ago I have never run into my former classmates.
100 dolar yolculuk için tüm giderlerini karşılayacaktır.One hundred dollars will cover all your expenses for the trip.
Şanslar bize karşı bire iki.The chances are two to one against us.
Polisler büyük tehlike karşısında çok cesurdu.The policemen were very brave in the face of great danger.
Polis yankesici tehlikesine karşı dikkatimizi çekti.The policeman called our attention to the danger of pickpockets.
Polis silahtaki parmak izlerini kapıdakilerle karşılaştırdı.The police compared the fingerprints on the gun with those on the door.
Ben tiyatroya giderken Yoko ile karşılaştım.I met Yoko on my way to the theater.
Dürüstlük uzun vadede karşılığını alır.Honesty will pay in the long run.
Ken kızlara karşı naziktir.Ken is kind to the girls.
Ken Yumi'yi karşılamak için parka gitti.Ken went to the park to meet Yumi.
Yerliler topraklarını istilacılara karşı savunmak zorundalar.The natives have to defend their land against invaders.
Hakikati metanetle karşılaman iktiza eder.You should face up to the reality.
Olay yerinde bulunduğuna dair ona karşı herhangi bir kanıt yoktu.There was no evidence against him found at the scene.
Eski modelle karşılaştırıldığında bunu kullanmak çok daha kolaydır.Compared with the old model, this is far easier to handle.
Yetim iki kızkardeşiyle beş yaşındayken karşılaştı.The orphan met up with his two sisters when he was five years old.
Göl üç mil karşıda.The lake is three miles across.
Akşam saat on'da sizi istasyonda karşılayacağım.I will meet you at the station at 10 p.m.
Akşam 6.30'da Imperial Otel lobisinde beni karşıla.Meet me at the lobby of the Imperial Hotel at 6:30 p.m.
Gözünü seveyim, lütfen ona karşı kibar ol.For goodness' sake, please be nice to him.
Trafik kazalarına karşı önlem almalıyız.We should guard against traffic accidents.
Bereket versin ki, yolda fırtınayla karşılaşmadılar.Fortunately they had no storms on the way.
Karşı çıktık, ama boşunaydı.We protested, but it was in vain.
Tüm millet, yoksulluğa karşı bir savaş yürütüyor.The whole nation is waging a war against poverty.
Japonca öğretmenimiz bize karşı çok kibar.Our Japanese teacher is very nice to us.
Siyah insanlara karşı hâlâ ciddi bir ırkçı nefret vardır.There is still serious racial hatred against black people.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod