Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı ile cümle

karşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sana karşı tamamen dürüstüm.I have been completely open with you.
Biz karşılaştığımız tehlikelerin bazıları hakkında inanılmaz yetenekliydik.We were incredibly intelligent about some of the hazards that we faced.
Tom Mary'ye karşı çok dürüst.Tom is very honest with Mary.
Biz birbirimizle oldukça sık karşılaşırız.We run into each other quite often.
Acımasız rekabet karşısında, bizim iş hayatta kalmakta başarısız oldu.In the face of ruthless competition, our business failed to survive.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama her ihtimale karşı yanıma bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella with me, just in case.
Yarın saat 2.30'da Tom'un bizi burada karşılamasını isteyeceğim.I'll ask Tom to meet us here tomorrow at 2:30.
A takımı, B takımına karşı oyunu kazandı.Team A won the game against team B.
A takımı, B takımına karşı maçı kazandı.Team A won the game against team B.
A takımı, B takımına karşı maçı kaybetti.Team A lost the game against team B.
A takımı, B takımına karşı oyunu kaybetti.Team A lost the game against team B.
Tom onu yarın saat 2.30'da ofisinde karşılamamı istedi.Tom has asked me to meet him at his office tomorrow at 2:30.
Ben sadece çikolataya karşı koymam.I just can't resist chocolate.
Tom ışığa karşı güzel kırmızı rengi izlemek için şarap kadehini kaldırdı.Tom raised his glass of wine to watch the beautiful red color against the light.
Aday desteğimizi hoş karşılamadı.The candidate did not welcome our support.
Benim sigortam herhangi türdeki alternatif tıbbı karşılamaz.My insurance will not cover any kind of alternative medicine.
Tom'un oğlu bana karşı çok kabaydı.Tom's son was very rude to me.
"İyi" "kötü"'nün karşıt anlamlı sözcüğü ve "uzun" "kısa"'nın karşıt anlamlı sözcüğüdür."Good" is the antonym of "bad" and "tall" is the antonym of "short."
Tom herkese karşı nazikti.Tom was kind to everybody.
Tom, Boston'da Mary'yle karşılaştı.Tom met Mary in Boston.
Tom'a karşı hiçbir şey hissetmiyorum.I don't have any feelings for Tom.
Sana karşı hiçbir şey hissetmiyorum.I don't have any feelings for you.
Ona karşı hiçbir şey hissetmiyorum.I don't have any feelings for her.
Ona karşı hiç bir şey hissetmiyor musun?Don't you have any feelings for her at all?
Tom çocuklarına karşı her zaman iyiydi.Tom was always good to his kids.
Tom bize karşı kibardır.Tom is kind to us.
Yobazlar demokrasiye karşı çalışır.Bigots work against democracy.
Biz küreselleşmeye karşıyız.We are against globalization.
Bu, bu ülkenin karşı karşıya kaldığı en ciddi sorunlardan biridir.This is one of the most serious problems facing this country.
O bu ülkenin karşı karşıya kaldığı en ciddi sorunlardan biridir.That is one of the most serious problems facing this country.
Bu, bu ülkenin karşı karşıya kaldığı en ciddi problemlerden biridir.It is one of the most serious problems facing this country.
Biz Tom'a karşı çok hoşgörülüydük.We were way too lenient on Tom.
Bizim politik doğruluğa karşı koymaktan korkmayan güçlü liderlere ihtiyacımız var.We need strong leaders who are not afraid of standing up to political correctness.
CLIS Yolu üzerinde Hayasaka Cycle'ın hemen karşısında bir Subway sandviç dükkanı var.There’s a Subway sandwich shop just across from Hayasaka Cycle on Clis Road.
Politik doğruluğa şiddetle karşıyım.I am vehemently opposed to political correctness.
Politik doğruluğu destekliyor musun yoksa karşı mısın?Are you for or against political correctness?
O şiddetle politik doğruluğa karşı oluyor.He is vehemently opposed to political correctness.
Biz şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyoruz.We are vehemently opposed to political correctness.
Onlar şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyorlar.They are vehemently opposed to political correctness.
O şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyor.She is vehemently opposed to political correctness.
Tom birini karşılamak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to meet someone.
Bu her eleştiriye karşı koyabilir.This can resist any criticism.
Eğer bizimle değilsen, bize karşısın.If you're not with us, you're against us.
Savaşa karşı ülke genelinde protestocular isyan ediyor.Protestors are rioting across the country in opposition to the war.
Tom caddenin karşısından koşarak geri geldi.Tom ran back across the street.
Tom tutuklamaya karşı çıktığı için tutuklandı.Tom was arrested for resisting arrest.
Biz ciddi sorunlarla karşı karşıyayız.We're facing serious problems.
Tom eve giderken Mary ile karşılaştı.Tom met Mary on his way home.
Bizim mahallede yeni bir aile ile karşılaştın mı?Have you met the new family in our neighborhood?
Biz daha önce bu sorunla karşılaştık.We've faced this problem before.
Gülmeyen bir yüz hoş karşılanmaz.A face that does not laugh is not welcome.
Annemle son karşılaştığımız zamanı artık hatırlayamıyorum.I can no longer remember the last time I met with my mother.
Tom bana karşı samimi.Tom is friendly to me.
Tom'a karşı çok cimri olma.Don't be so mean to Tom.
ABD'deki seçim, kuruluş karşıtı bir seçimdi.The election in the U.S. was an anti-establishment election.
Tom bize karşı çok nazik.Tom is very kind to us.
Buna karşılık yapabileceğim bir şey var mı?Is there some way I can repay you for this?
Tom'a karşı cimri miydin?Have you been mean to Tom?
Tom'a karşı nazik miydin?Have you been nice to Tom?
Nehrin karşı tarafına yüzmeye çalıştım.I tried to swim across the river.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod