Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı ile cümle

karşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un karşısında oturdum.I sat down across from Tom.
Tom'a karşı kaba olmak zorunda değildin.You didn't have to be rude to Tom.
Mary'ye karşı kaba olmak zorunda değildin.You didn't have to be rude to Mary.
Neden sadece bana karşı dürüst olamıyorsunuz?Why can't you just be honest with me?
Tom yaşlı insanlara karşı naziktir.Tom is kind to old people.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama yağma ihtimaline karşın bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella just in case it does.
Tom'a karşı sabrımı yitirdim.I've lost patience with Tom.
Neyle karşı karşıya olduğumuzu henüz bilmiyoruz.We don't yet know what we're up against.
Tom bize karşı çok samimi.Tom is very friendly to us.
Çoğu bu tasarıya karşı.Many are against this bill.
Bana karşı çok insafsız davranıyorsun.You're being very unfair to me.
Tom bunu kendi iradesine karşı yaptı.Tom did that against his will.
Buna karşı şiddetle tavsiye ediyorum.I strongly advise against it.
Okul caddede evimin karşısında.The school is across the street from my house.
Tom yanağıma karşı yanağına bastı.Tom pressed his cheek against my cheek.
Mary Tom'un yanağına karşı yanağına bastı.Mary pressed her cheek against Tom's cheek.
Yaklaşık 2.30'da seni orada karşılayacağım.I'll meet you there at about 2:30.
Tom'un Mary'ye karşı zaafı var.Tom has a soft spot for Mary.
Biz ondan çok daha büyük bir sorunla karşı karşıyayız.We're facing a much bigger problem than that.
Sana karşı solgun görünüyor muyum?Do I look pale to you?
O tam olarak doğru bir karşılaştırma değil.That's not exactly an accurate comparison.
Birbirimize karşı adil olarak davranmamız gerek.We should deal fairly with each other.
Kamyon sürücüleri belirgin zorluklarla karşı karşıyadır.Truck drivers face obvious challenges.
Daha ciddi sorunlarla karşı karşıyalar.They face more serious challenges.
Karşılaştırmalar için endişelenmiyorum.I'm not worried about comparisons.
Tom Mary'nin ona şantaj yaptığını söylemesine karşın ayrıntı vermedi.Tom said Mary was blackmailing him, but he didn't elaborate.
Cumhuriyetçiler yeni vergilere karşı koyuyorlar.Republicans oppose any new taxes.
Tom ve Mary birbirlerine karşı tanıklık ettiler.Tom and Mary testified against each other.
Onlara karşı olan tüm saygımı kaybettim.I have lost all respect for them.
Tom, Mary'ye karşı şahitlik yapmak istemedi.Tom didn't want to testify against Mary.
Herhangi bir görüş takdirle karşılanacaktır.Any insight would be appreciated.
Karşı koymak için tereddüt etmeyeceğiz.We won't hesitate to fight back.
Ziyaretçiler ve misafirlerimiz hoş karşılanıyor.Visitors and guests are welcome.
Bu konularla karşı karşıya kalmalısınız.These issues must be confronted.
Tom, Mary'ye karşı tanıklık yapmak istiyordu.Tom wanted to testify against Mary.
Tom açıkçası sana karşı saplantılı.Tom is obviously obsessed with you.
Pek çok engellerle karşılaştım.I've run into so many obstacles.
Tom ciddi bir muhalefetle karşı karşıya gelmedi.Tom didn't face serious opposition.
Tom, Mary'ye karşı tanıklık etmeyi kabul etti.Tom agreed to testify against Mary.
İnsanlara karşı çok inancım var.I have a lot of faith in people.
Derin bir değişimle karşı karşıyayız.We're facing a profound change.
Sizinle karşılaştırıldığında biz çocuğuz.We're children compared to you.
Bunu sana karşı kullanmayacağız.We won't hold this against you.
Onu sana karşı kullanmayacağız.We won't hold that against you.
Tom tüm o gereksinimleri karşılıyor.Tom meets all those requirements.
Tom aynı cinsiyettekilerin evliliğine karşıdır.Tom is against same-sex marriage.
Duygu muhtemelen karşılıklı.The feeling is probably mutual.
Bizim için karşı koyma zamanı.It's time for us to fight back.
Hangi zorluklarla karşı karşıya kalabiliriz?What challenges might we face?
Nükleer silahlara karşıyız.We're against nuclear weapons.
Tom burada tam olarak hoş karşılanmıyor.Tom isn't exactly welcome here.
Bu şirketin şikayetime karşı duyarlılığı zayıftır.This company's responsiveness to my complaint is poor.
Tom'a karşı dürüst davranmadım.I haven't been honest with Tom.
Beklentiler karşılanmıyor.Expectations aren't being met.
Tom şimdi bir ikilemle karşı karşıya.Tom now faces another dilemma.
Karşılaştırma meşrudur.The comparison is legitimate.
Tom projeye karşıdır.Tom is opposed to the project.
Tom ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.Tom is facing a life sentence.
Tom ev tozuna karşı alerjiktir.Tom is allergic to house dust.
Tom ev tozuna karşı alerjisi vardır.Tom is allergic to house dust.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod