Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı ile cümle

karşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yazarın son romanı çok iyi karşılandı.The author's latest novel was very well-received.
Tom dereyi karşıdan karşıya yürüdü.Tom waded across the stream.
Tom'un müziğe karşı bir yeteneği var.Tom has a talent for music.
Onun köyü sınırın hemen karşısında yer almaktadır.His village is just across the border.
Tom, şu anki işinde ruhsal çöküntü tehlikesiyle karşı karşıya.Tom runs the risk of burnout in his current job.
Pronasyon ve supinasyon iki karşıt harekettir.Pronation and supination are two opposite movements.
Sorularım soğuk bir sessizlikle karşılandı.My questions were met with a frosty silence.
Tom dün öğleden sonra beni karşılamaya geldi.Tom came to meet me yesterday afternoon.
Tom bir yolunu bulup nehrin karşısına yüzerek geçmeyi başarmış.Tom somehow managed to swim across the river.
Her zamanki gibi olacağını umuyorduk, ama sıra dışı bir durumla karşılaştık.We expected the routine, but we got the extraordinary.
İsa sizi karşılar.Jesus welcomes you.
Tom yeni plana karşı çıkıyor.Tom is opposed to the new plan.
İnternet karşı konulmaz bir tsunamidir.The Internet is an irresistible tsunami.
Muhtemelen sıcak karşılanmadıklarını hissettiler.They possibly did not feel welcome.
Öğretmen benim şiirimi bir arkadaş öğrencininki ile karşılaştırdı.The teacher compared my poem with a fellow student's.
Birçok Boston sakini belediye başkanının planına karşı çıkıyor.Many Boston residents oppose the mayor's plan.
İnsanlar bazen değişmeye karşı koyandır.People are sometimes resistant to change.
Şu anda hiçbir şey yolunda gitmiyor; ailenin dişileri bana karşı birleşmişler.At present, nothing goes smoothly; the Females of the Family are united against me.
Ben sık sık ağabeyimle karşılaştırılırım.I am often compared to my older brother.
O, başlangıçta projeye karşıydı.At first he was against the project.
Seni yüzüne karşı pohpohlayan seni arkandan ısırır.He who flatters you to your face, bites you behind your back.
Neden bir kez olsun bana karşı kibar olamıyorsun?Why can't you be nice to me for once?
Ayaklarınızla karşılaştırıldığında, benim ayaklarım daha küçük.Compared to your feet, my feet are smaller.
Hakikat karşısında galip gelemezsin.You can't win against the truth.
Üniversiteye karşı bir özlem hissediyorum.I feel a yearning for the university.
O düşünce benim zihnimin karşısından geçti.That thought crossed my mind.
Tüm taleplerimiz karşılandı.All our demands have been met.
Savaşta herkes birine karşıdır.Everyone's against somebody in war.
Onlar sahilde karşılaştı.They met on the beach.
Onlar işe giderken karşılaştı.They met on the way to work.
O ona karşı koyamadı.He couldn't resist that.
Kaza geçirme ihtimaline karşın biz her zaman bir emniyet kemeri takmak zorundaydık.We always had to put on a safety belt in case we had an accident.
Bunu yapmamızın karşılığında ek ücret almayacağız.We won't get paid extra for doing this.
O üstlerine karşı yaltakçı ve astlarına karşı kibirlidir.He is obsequious to the higher-ups and arrogant towards his underlings.
O, üstlerine karşı yaltaklık ederek davranır.She behaves obsequiously toward superiors.
Rehineler ölüm ile karşı karşıya.The hostages are facing death.
Tom öğretmenlerine karşı çoğunlukla saygısız.Tom is often disrespectful towards his teachers.
Tom sokağın karşısına gitti.Tom went across the street.
Her ihtimale karşı sormak istiyorum - yarın üniformalarımızı giymeliyiz, değil mi?I want to ask, just in case - we should wear our uniforms tomorrow, right?
Benim görüşüm karşı yönde.My opinion is the opposite.
Olup bitenlere karşı elinden bir şey gelmez.You can't help what happens.
Ben her zaman sana karşı dürüst oldum. Neden beni aldatmak istiyorsun?I have always been honest with you. Why do you want to deceive me?
Bilgisayar sık sık insan beyni ile karşılaştırılır.The computer is often compared to the human brain.
Bir bilgisayar, genellikle bir insan beyni ile karşılaştırılır.A computer is often compared to a human brain.
Gözlerimiz bir an için karşılaştı.Our eyes met for an instant.
İnsanlar bana karşı iyiydi.People were nice to me.
Tom bana karşı samimiydi.Tom was friendly to me.
Tom kan görmeye karşı hassastır.Tom is squeamish at the sight of blood.
Ben de Tom'la hiç karşılaşmadım.I've never met Tom, either.
Hükümet savaş maliyetleri karşılamak zorunda kaldı.The government was compelled to defray the costs of the war.
Ben soğuğa karşı dayanıklıyım.I am resistant to cold.
Limonlar karşılıksız bir aşkı simgelerken portakallar mutlu bir aşkı simgeler.Oranges symbolize a happy love, while lemons an unreciprocated love.
Beklentileri karşılanmadığından hayal kırıklığına uğradı.He was disappointed that his expectations were not met.
Çocuklarına karşı nazik ol.Be nice to your kids.
Biz öneriye karşı oy kullandık.We voted against the proposal.
Afetlere karşı her zaman hazırlıklı olmalıyız.We must always be prepared against disasters
Akıntıya karşı yüzme.Don't spit into the wind.
O kırmızı trafik ışığında caddenin karşısına yürüdü.He walked across the street on a red traffic light.
Orduların istilasına karşı konulabilir, fikirlerin istilasına karşı konulamaz.One withstands the invasion of armies; one does not withstand the invasion of ideas.
Siz birbirinizle havaalanında karşılaştınız.You met each other at the airport.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod