Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı ile cümle

karşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Otobüsteki insanlara karşı fortçuluk yapma.Don't frot against people in the bus.
Kerry "Sibirya karşılığında Kırım!"Kerry: "Crimea in exchange for Siberia!"
Karşılık olarak sana ne verebilirim?What can I give you in return?
Bu kadına karşı koyamıyorum.I can't resist this woman.
Bazı kişiler, HIV enfeksiyonuna karşı dirençli gibi görünüyorlar.Some persons appear to be resistant to HIV infection.
Birçok şair ölümü uykuyla karşılaştırır.Many poets compare death to sleep.
Bugün akşam saat altıda onu karşılarım.I'll be meeting him today at 6 o'clock this evening.
O bugün akşam saat altıda beni karşılar.He meets me today evening at six o'clock.
Yöneten seçkinlerin zulmüne karşı direnin.Fight back against the oppression of the ruling elite.
Gelin ve herkesi karşılayın!Come and meet everyone!
Amerika birleşik Devletleri Kolombiya'ya karşı 2 golle önde.The United States is ahead by 2 goals against Colombia.
Tom sigara içmeye karşı uyarıları çok geç kalıncaya kadar ciddi olarak almadı.Tom didn't take the warnings against smoking seriously, until much too late.
O herkese karşı nazikti.She was kind to everybody.
Yarın Minami Lisesi'ne karşı oynayacağız.We will play against Minami High School tomorrow.
Soru karşısında şaşırmış görünüyordu.He seemed surprised by the question.
Her ihtimale karşı soracağım, ne yapmaya çalışıyorsun?I'll ask just in case. What are you trying to do?
Tom, konuşmasını aynanın karşısında pratik yaptı.Tom practised his speech in front of the mirror.
Biz bir handa karşılaştık.We met in an inn.
Akıntıya karşı yüzmek çok zordu.It was very difficult to swim against the current.
Hiçbir karşı delil yoktu.There was no counterevidence.
Polis karşı delili keşfetti.The policeman discovered counterevidence.
Onlar karşı teklifi kabul etmediler.They didn't accept the counterproposal.
Hata yapma, duygu karşılıklıdır.Make no mistake, the feeling is mutual.
Karşı tarafa atla.Jump across.
Neden dünya bana karşı çok acımasız?Why is the world so cruel to me?
Mary yabancılara karşı tedbirli.Mary is wary of strangers.
O, sınırın karşısında çalışır.She works across the border.
O bir ayartmaydı, Mary, ve sen karşı koyamadın.It was a temptation, Mary, and you succumbed.
Deniz ürünlerine karşı bir isteksizlik geliştirdim.I developed an aversion toward seafood.
"Awesome" kelimesine karşı bir isteksizlik geliştirdim.I developed an aversion toward the word "awesome".
O, bir ev satın almak için bankadan ipotek karşılığı para aldı.He took out a mortgage from the bank in order to buy a house.
Bu insanlığa karşı bir suçtur!That's a crime against humanity!
O, bu projeye karşı çıkıyor.He opposes this project.
O, bu girişime karşı çıkıyor.He opposes this initiative.
Bana karşı koyma.Don't resist me.
Yüzüme karşı yalan mı söylüyorsun?Are you lying straight to my face?
Biz sizi burada karşılayacağız.We will welcome you here.
O, nehrin karşısında yaşıyor.She lives across the river.
Bu oyun seni kötü gelincik sürülerine karşı savaştırır.This game has you battle against hordes of evil stoats.
Yoldan karşıya geçerken dikkatli ol.Be careful when you cross a road.
Tom'un fıkrası soğuk bir sessizlikle karşılandı.Tom's joke was met with stony silence.
Karın ağrısı sık karşılaşılan bir sorundur.Abdominal pain is a common problem.
Kürtaja karşı mısınız?Are you against abortion?
Tom herkese karşı kibardır.Tom is kind to everyone.
Tom karşıgelendi.Tom was defiant.
Şiddetle karşı çıkıyorum.I disagree strongly.
Karşılık vermek için rahatsız olma.Don't bother to respond.
Bacağımı kırmasaydım asla seninle karşılaşmazdım.I would've never met you if I hadn't broken my leg.
Ne komik bir karşılaştırma!What a ridiculous comparison!
Karşılaştırmalar zordur.Comparisons are difficult.
Asla büyüklerinize karşı söz söylemeyin.Never contradict your elders.
Sanırım sigorta bunu karşılar.I think insurance will cover it.
Sonuçlar karşısında hayal kırıklığına uğradık.We were very disappointed with the results.
İnsanlar cesaretlendirmeye karşılık verir.People respond to encouragement.
Polis ateşle karşılık verdi.The police returned fire.
Tom her zaman bana karşı çok nazikti.Tom has always been very nice to me.
Arabam caddenin karşı tarafına park edilir.My car is parked across the street.
Ben caddenin karşı tarafında park ettim.I'm parked across the street.
Tom'la bir kez karşılaştım.I met Tom once.
Tom tedbire karşı çıktı.Tom opposed the measure.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod