Ona bugün kimle karşılaştığını söyle.Tell him who you met today.
Ona karşı çok sert olma.Don't be too rough on him.
Onlara karşı bu kadar katı olma.Don't be too hard on them.
Ona karşı bu kadar katı olma.Don't be too hard on him.
Onlarla karşılaştın mı?Have you met them?
Onlarla daha önce karşılaştın mı?Have you met them before?
Onlarla birkaç kez karşılaştım.I've met them a few times.
Onunla sadece üç kez karşılaştım.I only met him three times.
Onlarla hiç karşılaşmadım.I never met them.
Daha önce onlarla hiç karşılaşmadım.I'd never met them before.
Bu onlarla karşılaştığım yer.That's where I met them.
Buraya gelirken onlarla karşılaştım.I met them on my way here.
Buraya gelirken onunla karşılaştım.I met him on my way here.
Onlarla kuliste karşılaştım.I met them backstage.
Onunla kuliste karşılaştım.I met him backstage.
Onunla kütüphanede karşılaştım.I met them at the library.
Onlarla kafede karşılaştım.I met them at the coffee shop.
Onunla kafede karşılaştım.I met him at the coffee shop.
Onlarla havaalanında karşılaştım.I met them at the airport.
Seni kapıda karşılayacağız.We'll meet you at the gate.
Onları kapıda karşılayacağız.We'll meet them at the gate.
Onu kapıda karşılayacağız.We'll meet him at the gate.
Neden onları karşılamaya gitmiyorsun?Why don't you go meet them?
Neden onu karşılamaya gitmiyorsun?Why don't you go meet him?
Neden onları karşılamaya gitmiyoruz?Why don't we go meet them?
Biz onları karşılamaya gitmek zorundayız.We've got to go meet them.
Onları karşılamaya gitmek zorundayım.I've got to go meet them.
Onu karşılamaya gitmek zorundayım.I've got to go meet him.
Onu karşılamaya gidelim.Let's go meet him.
Ben onunla karşılaşmak istemiyorum.I don't want to run into him.
Ben onlarla karşılaştım.I bumped into them.
Ben onunla karşılaştım.I bumped into him.
Onları karşı konulamaz buluyorum.I find them irresistible.
Onu karşı konulamaz buluyorum.I find him irresistible.
Onlara karşı koydum.I confronted them.
Ona karşı koydum.I confronted him.
Biri onlara karşı koymak zorunda.Someone has to confront them.
Biri ona karşı koymak zorunda.Someone has to confront him.
Onlara karşı koymadım.I didn't confront them.
Ona karşı koymadım.I didn't confront him.
Hiç onlara karşı koydun mu?Did you ever confront them?
Hiç ona karşı koydun mu?Did you ever confront him?
Hiç kimse bana karşılık vermedi.Nobody answered me.
Onlara karşı bir şeyim yok.I have nothing against them.
Ona karşı bir şeyim yok.I have nothing against him.
Ona karşı hiçbir şeyim yok.I have nothing against her.
Bize karşı neyin var?What do you have against us?
Onlara karşı neyin var?What do you have against them?
Bana karşı neyin var?What do you have against me?
Ona karşı neyin var?What do you have against him?
Ben onlara karşı bahse girmezdim.I wouldn't bet against them.
Ben ona karşı bahse girmezdim.I wouldn't bet against him.
Tom bana karşı iyidir.Tom is good to me.
Tom ve köpeği bir buğday tarlasıyla karşılaştılar.Tom and his dog ran across a wheat field.
Tom ona karşı çok sert olduğu için Mary'den özür diledi.Tom apologized to Mary for being so hard on her.
Tom müdürü karşılamak için gönderildi.Tom was sent to meet the warden.
Fidye karşılığı Tom'u kaçıranlara teslim edilmeden önce çalındı.The ransom money was stolen before it was delivered to Tom's kidnappers.
Korsanlar talepleri karşılanmazsa rehineleri öldürmekle tehdit etti.The hijackers threatened to kill the hostages if their demands were not met.
Tom daha sonra Mary'yi karşılamak için tren istasyonuna gitti.Tom later went to the train station to meet Mary.
Kadınlara yönelik şiddete karşıyım.I'm against violence against women.