Tom bana karşı çok nazikti.Tom has been very kind to me.
Tom bana karşı son derece nazikti.Tom was extremely kind to me.
Beni karşıladığın için teşekkür ederim.Thank you for meeting me.
Tom Mary ile ilk kez nerede karşılaştığını hatırlayamadı.Tom couldn't remember where he'd first met Mary.
Tom'un Mary'ye karşı nazik olduğundan eminim.I'm sure Tom was nice to Mary.
Alışveriş merkezinde Tom'la karşılaştım.I ran into Tom at the mall.
Tom'un karısı onu kapıda karşıladı.Tom's wife met him at the door.
Her ikimizde Avustralya'yı ziyaret ederken karşılaştık.We met while we were both visiting Australia.
Tom'la tekrar karşılaştım.I met with Tom again.
Bütün karşılayabildiğim buydu.That was all I could afford.
Birçok renk ve boyutlarda kristaller onun masasının karşısında dağıldı.Crystals of many colors and sizes were scattered across his desk.
O, onun eylemlerinin kendi çıkarlarına karşı çalıştığını anlamıyor.He doesn't understand that his actions work against his own interests.
Şirket, ürünlerini kullanan tüketicilerin geri bildirimlerini memnuniyetle karşılıyor.The company welcomes feedback from consumers who use their products.
Babam özel kuvvetlere yazılma kararıma karşı çıktı.My father opposed my decision to enlist in the special forces.
Senatör Tom Jackson zorunlu askerliğe karşı çıktı.Senator Tom Jackson was opposed to conscription.
Bu ülkenin lideri şiddetli bir biçimde Amerikan karşıtıdır.The leader of this country is fiercely anti-American.
O güçlüklerle karşılaştığında, ebeveynlerinden yardım istedi.When he ran into difficulties, he asked his parents for help.
Yerli nüfus göçmenlere karşı silaha sarıldı.The indigenous population took up arms against the settlers.
Onlar düşman saldırısına karşı koymak için millerce yeraltı tünelleri kazdılar.They dug miles of underground tunnels to resist the enemy attack.
Biz daha önce hiç olmadığı gibi baskı ile karşı karşıya kaldık.We faced pressure like never before.
Tom o ormanda doğaüstü yaratıklarla karşılaştığını iddia ediyor.Tom claims to have encountered supernatural creatures in that wood.
Tom tepeden tırnağa silahlı bir takım polis memurlarıyla karşılaştı.Tom ran into a squad of police officers armed to the teeth.
Tom gümüş bir bıçakla vampire karşı koydu.Tom confronted the vampire with a silver knife.
Çocuğun okul arkadaşlarına karşı davranışı ve tutumu ibret vericiydi.The child's behaviour and attitude towards his fellow students was exemplary.
Bize karşı sabırlı ol.Be patient with us.
Onlara karşı sabırlı olun.Be patient with them.
Bana karşı sabırlı ol.Be patient with me.
Ona karşı sabırlı ol.Be patient with him.
Bugün onlarla karşılaştım.I met with them today.
Bugün onunla karşılaştım.I met with him today.
Onlarla tekrar karşılaştım.I met with them again.
Onunla tekrar karşılaştım.I met with him again.
Sana karşı dürüst değildim.I wasn't honest with you.
Onlara karşı dürüst değildim.I wasn't honest with them.
Ona karşı dürüst değildim.I wasn't honest with him.
Adalet karşısına çıkarılmanı istiyorum.I want you brought to justice.
Onların adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.I want them brought to justice.
Onun adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.I want him brought to justice.
Bizi nerede karşılayacağını sana söyledim.I've told you where to meet us.
Bizi nerede karşılayacaklarını onlara söyledim.I've told them where to meet us.
Bizi nerede karşılayacaklarını ona söyledim.I've told him where to meet us.
Sana beni burada karşılamanı söyledim.I told you to meet me here.
Onlara beni burada karşılamalarını söyledim.I told them to meet me here.
Ona beni burada karşılamasını söyledim.I told him to meet me here.
Kendini onlarla karşılaştırma.Don't compare yourself to them.
Kendini onunla karşılaştırma.Don't compare yourself to him.
Onlara karşı kaba olmak istemiyorum.I don't want to be rude to them.
Ona karşı kaba olmak istemiyorum.I don't want to be rude to him.
Bize karşı nazik ol.Be nice to us.
Bana karşı nazik ol.Be nice to me.
Bize karşı nazik olmanı istiyorum.I want you to be nice to us.
Onlara karşı nazik olmanı istiyorum.I want you to be nice to them.
Bana karşı nazik olmanı istiyorum.I want you to be nice to me.
Ona karşı nazik olmanı istiyorum.I want you to be nice to him.
Onlara karşı nazik olmak zorunda mıyız?Do we have to be nice to them?
Ona karşı nazik olmak zorunda mıyız?Do we have to be nice to him?
Sana karşı iyi olacağım.I'll be good to you.
Onlara karşı iyi olacağım.I'll be good to them.
Ona karşı iyi olacağım.I'll be good to him.
Onlara bugün kimle karşılaştığını söyle.Tell them who you met today.