Son karşılaştığımızdan beri oldukça uzun zaman oldu.It's been quite ages since we last met.
Bob maskeli olmasına karşın, ben onu bir bakışta tanıdım.Although Bob was in disguise, I recognized him at a glance.
Bob sabah erkenden onun büyükbabasını karşılamaya gitti.Bob went to meet her grandfather early in the morning.
Bob'a kalırsa, bir şey dönüyor. Buna karşılık, Jane çok dikkatli.As far as Bob is concerned, anything goes. By contrast, Jane is very cautious.
Çoğu yazar eleştirilere karşı hassastır.Most writers are sensitive to criticism.
Top, yolun karşısına yuvarlandı.The ball rolled across the road.
Tesadüfen caddede onunla karşılaştım.I met him on the street by chance.
Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık.The ferry started to move and we were across in half an hour.
Bill kendi büyük arabasıyla komşularına karşı övünür.Bill boasts of owning the biggest car in the neighborhood.
Harry kedilere karşı naziktir.Harry is gentle with cats.
Dr Patterson: Oh, hayır! Ona karşı çok nazikti.Dr. Patterson: Oh, no! She was very gentle with him.
Otobüs durağı caddenin karşısında.The bus stop is across the street.
Boru dükkanı caddenin karşı tarafında.The pipe shop is across the street.
Partiye gelmek isteyenleri hoş karşılayacağız.We will welcome whoever wants to come to the party.
Partide onunla karşılaşacağız.We'll run into her at the party.
New York'un Fifth Avenue'su Ginza ile karşılaştırılabilir.New York's Fifth Avenue is comparable to Ginza.
Ben New York'ta iken, tesadüfen eski arkadaşımla karşılaştım.When I was in New York, I happened to meet my old friend.
New York ile karşılaştırıldığında, Tokyo çok daha güvenli bir yerdir.Compared to New York, Tokyo is a much safer place.
Her nedense onların Fransa'daki tatili beklentileri karşılamadı.For one reason or another their holiday in France didn't come up to expectations.
Nancy caddenin karşısından beni başı ile selamladı.Nancy greeted me with a nod from across the street.
Onu sana karşı döndüren nedir?What turned her against you?
Ona karşı niçin öyle sertsin?Why are you so bitter against her?
Bana karşı niçin kabasın?Why are you short with me?
Niçin patronuna karşı çok asisin?Why are you so insubordinate to your boss?
Dolar Japon para birimi karşısında 360 Yenden 308 yene devalüe edildi.The dollar was devalued against the Japanese currency from 360 yen to 308 yen.
Dolar, yen'e karşı değer kaybetti.The greenback lost ground against the yen.
Yen için döviz kuru dolar karşısında yükseldi.The exchange rate for the yen against the dollar has risen.
Doris herkesin hislerine karşı saygılı.Doris is considerate of everybody's feelings.
Bir ayı bir kaplanla karşılaştırıldığında bir dost canavardır.A bear is a friendly beast compared to a tiger.
Şoförler, yolda karşıdan karşıya geçen çocuklara çok dikkat etmeliler.Drivers must look out for children crossing the road.
Tom caddenin karşısından ona seslendi.Tom called to her across the street.
Tom tehlike karşısında cesaretini gösterdi.Tom showed his courage in the face of danger.
Tom'a sürpriz bir karşılama partisi yapalım.Let's give Tom a surprise welcome party.
Bana karşı çok iyisin.You've been very good to me.
Nereye giderseniz gidin, nazik ve cömert insanlarla karşılaşırsınız.Wherever you go, you will meet people who are kind and generous.
Seninle daha önce karşılaştığımı düşünüyorum.I think I've met you before.
Seninle bir yerde karşılaştığımı düşünüyorum.I remember meeting you somewhere.
İnsanlar bazen ölümle uykuyu karşılaştırır.People sometimes compare death to sleep.
Neden benim görüşüme karşı olduğunu anlamıyorum.I don't understand why she is opposed to my opinion.
Her nedense bana karşı öfkeliydi.She was somehow incensed against me.
Tenislerdekilerle karşılaştırılabilen dört büyük golf turnuvası hangileridir.What are the four major golf tournaments comparable to the ones in tennis?
Az önce babanla karşılaştım.I met your father just now.
Tam kilisenin karşı tarafında.It's just across the street from the church.
Şampiyon büyük kalabalıklar tarafından karşılandı.The champion was welcomed by large crowds.
Onun başkan olarak seçilmesine kimse karşı çıkmadı.Nobody argued against choosing him as chairman.
Herkes tutukluya karşı sempati gösterdi.Everybody showed sympathy toward the prisoner.
Ebeveynim karşı olsa bile, ben yurt dışında okumak istiyorum.I want to study abroad, even if my parents are against it.
O beni sevmese bile ona karşı samimi olacağım.I will be friendly to him even if he doesn't like me.
Olabilecek her şeye karşı her zaman hazırlıklıyım.No matter what may happen, I am always prepared for it.
Bana o şekilde karşılık verme.Don't talk back to me like that.
O harflerin stilini karşılaştır.Compare the style of those letters.
O mektupların tarzını karşılaştır.Compare the style of those letters.
O, beklentimi karşılamadı.It fell short of my expectation.
Bakteriyel enfeksiyonlara karşı etkilidir.It is effective against bacterial infections.
Sadece küçük bir ev ama ihtiyaçlarımı mükemmel şekilde karşılıyor.It's only a small house but it meets my needs perfectly.
Atletizm karşılaşması yoğun yağış nedeniyle iptal edildi.The track meet was called off on account of the heavy rain.
Biz hedefe ulaşmak için karşılıklı yardımın gerekli olduğu sonucuna vardık.We concluded that mutual aid was essential for attaining the goal.
Ben tasarıya karşıyım.I'm against the bill.
Birçok kişi tasarıya karşı çıkıyor.Many people are against the bill.
Tasarıya karşı çok görüş vardı.There was much argument against the bill.