Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı ile cümle

karşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'a beni Mary'nin evinde karşılamasını söyle.Tell Tom to meet me at Mary's.
Tom'a bizi 2.30'da orada karşılamasını söyle.Tell Tom to meet us there at 2:30.
Tom'a bizi istasyonda karşılamasını söyle.Tell Tom to meet us at the station.
Tom'a bizi nerede karşılayacağını söyledin mi?Have you told Tom where to meet us?
Tom'a beni otoparkta karşılamasını söyle.Tell Tom to meet me in the parking lot.
Tom bana başkalarına karşı saygılı davranmamı söyledi.Tom told me to treat others with respect.
Bizi nerede karşılayacağını Tom'a söylemedin, değil mi?You didn't tell Tom where to meet us, did you?
Nükleer savaşa karşı olmak için kuantum fiziğinde bir doktoraya ihtiyacın yok.You don't need a PhD in quantum physics to be against nuclear war.
Tom'a metro istasyonunda bizi karşılamasını söyle.Tell Tom to meet us at the subway station.
Tom bize ona karşı ne kadar kibar olduğunu söyledi.Tom told us about how nice you were to him.
Son kez karşılaştığımızda sana ne söylediğimi hatırla.Remember what I told you the last time we met.
Tom'a onu havaalanında karşılayacağımızı söyle.Tell Tom we're going to meet him at the airport.
Tom'a postanenin önünde beni karşılamasını söyle.Tell Tom to meet me in front of the post office.
Son karşılaştığımızda sana ne söylediğimi hatırlıyor musun?Do you remember what I told you the last time we met?
Tom'a 2.30'da onu Hilton otelinin lobisinde karşılayacağımı söyle.Tell Tom I'll meet him at 2:30 in the lobby of the Hilton Hotel.
Tom Mary'ye şu ana kadar karşılaştığı en güzel kadın olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told Mary he thought she was the most beautiful woman he'd ever met.
Yaşlıya karşı konuksever olmamak talihsiz bir şey.Inhospitality against the elderly is an unfortunate thing.
Tom deniz ürünlerine karşı alerjiktir.Tom is allergic to seafood.
Tom'un kabuklu deniz ürünlerine karşı alerjisi vardır.Tom is allergic to shellfish.
Tom'un arılar, eşek arıları ve yaban arılarına karşı alerjisi vardır.Tom is allergic to bees, hornets and wasps.
Mary, oğlanlara karşı alerjisi olduğunu söyler.Mary says that she's allergic to boys.
Tom'un kedilere karşı alerjisi var.Tom is allergic to cats.
Bu bakteri penisiline karşı dayanıklıdır.This bacterium is resistant to penicillin.
Tom ve Mary karşılıklı oturdular.Tom and Mary sat across from each other.
Tom Mary'nin karşısındaki masada oturuyordu.Tom was sitting across the table from Mary.
Tom ve Mary John ve Alice'in karşısına oturdu.Tom and Mary sat across from John and Alice.
Tom'un son kız arkadaşına karşı pinti olduğunu duydum.I heard that Tom was mean to his last girlfriend.
Köleler efendilerine karşı ayaklandılar.The slaves rebelled against their masters.
Hangi tehlikelerle karşı karşıyayız.What dangers do we face?
Şu anda bir biraya karşı çıkmazdım.I wouldn't mind a beer right now.
Birçok şarkı karşılıksız aşkı anlatıyor.Many songs are about unrequited love.
O her zaman akrabalarına karşı çok sevecendir.He is always very affectionate with his relatives.
O her zaman akrabalarına karşı çok sevgi doludur.She is always very affectionate with her relatives.
Çoğu Fransız, idam cezasına karşıdır.Most French people are against capital punishment.
Öğretmenler çocuklara karşı çok sabırlı olmalıdır.Schoolteachers must have a lot of patience with the children.
Fransa'da çocuklar yaşlı insanlara karşı her zaman nazik olmalıdırlar.Children must always be polite to older people in France.
Tesadüfen bir süpermarkette karşılaştık.We met by chance at the supermarket.
Ben iyi bir karşılama almaktan emindim.I was sure of receiving a good welcome.
Karşıdan karşıya geçerken dizlerinin üzerine düştü.She fell on her knees while crossing the street.
Tom ve Mary bizimkinin karşısındaki daireye taşındı.Tom and Mary moved into an apartment across from ours.
Herkes AIDS'e karşı savaşmak için birleşmelidir.Everybody must unite to fight against AIDS.
Onlar Jacques'ı karşılamak zorundaydılar.They had to meet Jacques.
Bir kurtla karşılaştı.He came across a wolf.
Myanmar'da Çin karşıtı düşünceler artıyor.Anti-Chinese sentiment is on the rise in Myanmar.
Tom ve Mary özellikle bana karşı nazik değildi.Tom and Mary weren't particularly kind to me.
Bazen onunla kulüpte karşılaşırım.I sometimes meet him at the club.
Onunla ara sıra kulüpte karşılaşırım.I occasionally meet him at the club.
Annem ve babam beni her zaman ağabeyimle karşılaştırır.My parents always compare me to my older brother.
Gelişim önerileri hoş karşılanır.Suggestions for improvements are welcomed.
Esnafla karşı karşıya gelmek stresli durumlara neden olur.Confrontations with tradesmen cause stressful situations.
Tom sana karşı bir şikayette bulunmak istiyor.Tom wants to press charges against you.
Mary Tom'u kendine karşı sadakatsiz olmakla suçladı.Mary accused Tom of being unfaithful to her.
Ben onun karşısında oturdum.I sat down across from him.
Tom'a karşı sağlam delilimiz yok.We have no hard evidence against Tom.
Biz küçük bir sorunla karşılaştık.We've run into a little bit of a problem.
Karşı koyabilirdik.We could've fought back.
Suzanne ziyaretçilerini kapıda karşıladı.Suzanne greeted her visitors at the door.
Büyük hükümete karşıyım.I'm against big government.
Sana karşı dürüst olabilir miyim?Can I be honest with you?
Siz beni lobide karşılayabilir misiniz?Can you guys meet me in the lobby?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod