Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı ile cümle

karşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, zengin olmasına karşın mutlu değil.Although she is rich, she is not happy.
Üzgünüm ama ben karşı koyamam.I'm sorry, but I can't resist.
Tom'a ilk kez onun ve Mary'nin nerede karşılaştıklarını sordum.I asked Tom where he and Mary had first met each other.
Kadınların ezilmesine karşı mücadele etmeliyiz.We need to fight against women's oppression.
Tom bir subaydan aldığı direkt emre karşı geldi.Tom disobeyed a direct order from a superior officer.
Tom borçla karşılaşıyor.Tom is running into debt.
Beni nehrin karşısına geçir.Row me across the river.
Tom ile ilk kez Boston'dan buraya taşındıktan hemen sonra karşılaştım.I first met Tom right after he moved here from Boston.
Tom seni istasyonda karşılayacak.Tom will meet you at the station.
Evlilik karşılıklı olarak ve son derece eğitici olmalı.Marriage should be mutually and infinitely educational.
Birinin ilgilenmesi ihtimaline karşın, yarın burada olmayı planlamıyorum.In case anyone's interested, I don't plan to be here tomorrow.
Tom onu havaalanında karşılamamı istedi.Tom asked me to meet him at the airport.
Tom'la ilk karşılaşmamız Boston'daydı.It was in Boston that I first met Tom.
Tom'la tesadüfen Boston'da karşılaştım.I met Tom in Boston by chance.
Tom'la ilk kez üç ay önce Boston'da karşılaştık.I met Tom for the first time three months ago in Boston.
Boston'da eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met an old friend of mine in Boston.
Onun gibi biriyle asla karşılaşmadım.I've never met anybody like her.
Hiç karşılaşmadığın birine âşık olabilir misin?Can you fall in love with someone you have never met?
Onun bana karşı hisleri var mı?Does he have feelings for me?
Tom'un herkese karşı ne kadar nazik olduğunu asla unutmayacağım.I'll never forget how kind Tom was to everyone.
Spor salonu ev mağazasının karşısında.The gym is across from the home store.
Bugün bana karşı uzak davrandı.She acted distant towards me today.
Mary'yi adaletin karşısına çıkarmak istiyorum.I want Mary brought to justice.
Ben işkenceye kesin olarak karşıyım.I'm firmly opposed to corporal punishment.
Geçen gün sokakta Tom ile karşılaştım.I ran into Tom on the street the other day.
Kim böyle bir teklif karşı koyabilir ki?Who could resist an offer like that?
Bana karşı çok naziksiniz.You're very kind to me.
Tom bana onu konser salonunun önünde karşılamamı söyledi.Tom told me to meet him in front of the concert hall.
Tom onu tiyatronun önünde karşılamamı söyledi.Tom told me to meet him in front of the theater.
Seni havaalanında karşılayamadığım için üzgünüm.I'm sorry I couldn't meet you at the airport.
Ailemin ihtiyaçlarını karşılıyorum.I provide for the needs of my family.
Onun evi otobüs durağının tam karşısında.Her house is just opposite the bus stop.
Tom'un odası benim karşımdaki koridorda.Tom's room is across the hall from mine.
Onun kadınlara karşı şeytan tüyü var.He has a way with women.
Tom'un kadınlara karşı şeytan tüyü var.Tom has a way with women.
Tom bizim karşımızdaki sokakta yaşar.Tom lives across the street from us.
Tom bizim sokağın karşı tarafında oturuyor.Tom lives across the street from us.
Tom caddenin karşısında yaşıyor.Tom lives across the street.
Her ihtimale karşı bir şey olursa, işte telefon numaram.Just in case something happens, here's my telephone number.
Birçok üniversite öğrencisi Vietnam Savaşı'na karşıydı.Many university students were against the Vietnam War.
Joe'ya karşı bir tuzak var.There's a trap against Joe.
Menopoz, menarşın karşıtıdır.Menopause is the opposite of menarche.
Bana karşılık olarak ne vereceksin.What will you give me in return?
Tom sana karşılık olarak ne verdi?What did Tom give you in return?
Ben sizi otelin giriş salonunda karşılayacağım.I will meet you in the hotel foyer.
Tom'a karşı hiç gerçek kanıt yoktu.There was no real evidence against Tom.
Her ihtimale karşı, bana telefon numaranı ver.Give me your phone number, just in case.
Tom'a karşılık olarak ne veriyorsun?What are you giving Tom in return?
Mary, korkarim ki Tom sana karşı tamamen dürüst değildi.Mary, I'm afraid Tom hasn't been totally honest with you.
Tom, sana karşı tamamen dürüst değilim.Tom, I haven't been completely honest with you.
O kendine karşı çok koruyucu.He's very protective of him.
Tom bazı beklenmedik sorunlarla karşılaştı.Tom encountered some unexpected problems.
Dostluk karşılıklı güven gerektirir.Friendship requires mutual trust.
Herkes bana karşı çok cimri.Everyone is so mean to me.
Tom bana karşı çok cimri.Tom is very mean to me.
Tom size karşı çok cimri.Tom is so mean to you.
Boston'da kalırken Tom, Mary'yle karşılaştı.Tom met Mary while he was staying in Boston.
Tom yaptıklarının karşılığını ödeyecek.Tom will pay for what he did.
Uykuya karşı mücadele ettim.I fought against sleep.
Tom'un sabahleyin beni karşılamasını istedim.I asked Tom to meet me in the morning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod