Ben senin benim için yaptığını takdirle karşılıyorum.I appreciate what you did for me.
O bana onu evinde karşılamamı söyledi.She told me to meet her at her house.
O bana onu restoranda karşılamamı söyledi.He told me to meet him at the restaurant.
O bana onu saat 1'de havaalanında karşılamamı söyledi.He told me to meet him at 1 o'clock at the airport.
O bana onu dairesinde karşılamamı söyledi.He told me to meet him at his apartment.
Sen bunu karşılayamazsın.You can't afford this.
Daha önce birbirimizle karşılaşmadığımıza inanamıyorum.I can't believe we haven't run into each other before.
Bu defa senin kayıplarını karşılayamıyorum.I can't cover your losses this time.
Tom'la şimdi karşı karşıya gelemem.I can't face Tom now.
Karşılaştırma yok.There is no comparison.
Şimdi Tom'u karşılayamam.I can't meet Tom now.
Karşılık olarak sana bir şey öneremiyorum.I can't offer you anything in return.
Sadece Tom'la karşılaştım.I only just met Tom.
Tom'la sadece iki kez karşılaştım.I only met Tom twice.
2.30'da Tom'u karşılamamız gerektiğini düşünüyordum.I thought we were supposed to meet Tom at 2:30.
Birinin bizi karşılayacağını söylediğini düşündüm.I thought you said someone was going to meet us.
Aslında Tom'la hiç karşılaşmadım.I never actually met Tom.
Kadınlar ve kızlar onunla karşılaşmaktansa caddeyi geçmeyi tercih ederler.Women and girls would cross over the street rather than meet him.
Bazıları için terörist olanlar diğerleri için karşı koymadır.Those who are terrorists for some, are resistance for others.
Gece yarısı beni orada karşıla.Meet me there at midnight.
Ben o tasarıya karşıyım.I'm opposed to that bill.
Karşılığında ne bekliyorsun?What do you expect in return?
O, karşılığında ne bekliyor?What does he expect in return?
O, karşılığında ne bekliyor.What does she expect in return?
Neye karşı olduğumuzu görelim.Let's see what we're up against.
Misafirlerimizi karşılayalım.Let's greet our guests.
Karşı safa geçelim.Let's switch sides.
Tom'u karşılamaya gidelim.Let's go meet Tom.
Bana karşı dürüst olmanı istiyorum.I want you to be honest with me.
Bugün Homofobiye karşı dünya günü.Today is International Day Against Homophobia.
Onun kedilere karşı allerjisi var.He's allergic to cats.
Tom onu odanın karşısına atmak ister.Tom wants to throw it across the room.
Bu defa Tom'a karşı kibar olmanı istiyorum.I want you to be nice to Tom this time.
Max'ın Patricia'yı karşılaması gereken yerdeki Nancy idi.It was Nancy where Max was supposed to meet Patricia.
Tom'a karşı kibar olmanı istiyorum.I want you to be nice to Tom.
Neyle karşı karşıya olduğunu anlamanı istiyordum.I wanted you to understand what you're up against.
Tom okul yolunda Mary ile karşılaştı.Tom bumped into Mary on his way to school.
Son karşılaştığımızda seninle konuşma tarzı için özür dilemek istiyorum.I want to apologize for the way I talked to you the last time we met.
Ne kazandığın patronun maaşı ile karşılaştırıldığında ufak tefek şey.What you make is small potatoes compared to the boss's salary.
Kaybolmamız ihtimaline karşın yanımızda bir harita taşıdık.We carried a map with us in case we got lost.
Sadece Tom'a karşı dikkatli ol.Just be careful of Tom.
Tom okuldan sonra yarı zamanlı çalıştığı yerden eve giderken Mary ile karşılaştı.Tom met Mary on the way home from where he worked part-time after school.
Kısa bir zaman önce eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met an old friend a short time ago.
Bir trafik polisi, bir sürücünün sürücü belgesini almamayı rüşvet karşılığı kabul etti.For a bribe, a traffic policeman agreed not to take away a driver's license.
Sen hiç insanlara karşı kaba olmamayı denedin mi?Have you ever tried not being rude to people?
Yeşiller her şeye karşıdır.The Greens are against everything.
İstasyonunun karşısında.Opposite the station.
Herkese karşı nazik olun.Be polite to everyone.
Herkese karşı nazik ol.Be polite to everyone.
Biri bizi karşılıyor mu?Is someone meeting us?
Tom kamyonu Mary'nin evinin karşısındaki caddede park etti.Tom parked the truck across the street from Mary's place.
Ateşle karşılık ver.Return fire.
Tom bana ağır biçimde hakaret etti ama ben ona aynen karşılık verdim.Tom insulted me severely, but I gave him tit for tat.
Neden hükümete karşı protesto ediyorsunuz?Why are you protesting against the government?
Sıcak karşılaman için teşekkür ederim!Thank you for your warm welcome!
Sıcak karşılaman için teşekkürler.Thanks for your warm welcome!
Son zamanlarda siz hepiniz onunla karşılaştınız mı?Have you all met him recently?
Akıntıya karşı çabalamak cesaret gerektirir.To strive against the stream requires courage.
O, evden çıkartılma tehlikesiyle karşıya karşıya bulunuyor.He's in danger of being evicted.
Karşılığında ne istiyor?What does he want in return?