Hayatta bir şey elde etmek istiyorsanız, akıntıya karşı yüzmelisiniz.If you want to get something in life, you should go against the flow.
Birbirimizle karşılaştığımız ilk anı hatırlayabiliyor musun?Can you remember the first time we met each other?
İlk karşılaştığımız zamanı hâlâ hatırlıyor musun?Can you still remember the time we first met?
İlk defa ne zaman karşılaştığımızı hâlâ hatırlayabiliyor musun?Can you still remember when we first met?
İlk kez nerede karşılaştığımızı hâlâ hatırlıyor musun?Can you still remember where we first met?
Dr Jackson'ın hastalara karşı iyi bir davranışı var.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Dr Jackson'ın hastalara karşı iyi bir tutumu var.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Dr Jackson'ın hastalara karşı iyi bir yaklaşımı var.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Dr Jackson'ın yatmakta olan hastalara karşı iyi bir davranışı var.Dr. Jackson has a good bedside manner.
Seninle karşılaşmadan önce asla bu şekilde hissetmedim.I never felt this way before I met you.
Sevmediğim bir müzisyenle hiç karşılaşmadım.I've never met a musician that I didn't like.
İlk kez dün karşılaştık gibi geliyor.It seems like just yesterday that we first met.
Arkadaşım bana karşı ciddi görünüyor.My friend seems serious to me.
Seninle burada karşılaşacağımızı düşünmedim.I didn't think I'd meet you here.
Eğer Tanrı bizimle birlikteyse, öyleyse kim bize karşı?If God is with us, then who is against us?
O bana karşı samimi.He is nice to me.
Ailene karşı saygı göstermelisin.You must show respect towards your parents.
Ev kilisenin karşısında, bu yüzden onu kaçırmamalısın.The house is across from the church, so you shouldn't miss it.
Ev kilisenin karşısında olduğundan onu fark etmemen mümkün değil.The house is across from the church, so you shouldn't miss it.
Sizin sorunlarınız benimkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey.Your problems are nothing compared to mine.
Tom'a karşılık vermesen iyi olur.You'd better not talk back to Tom.
Tom'la karşılaşabilirsin.You might meet Tom.
Kütüphane giderseniz Tom'la karşılaşabilirsiniz.You might meet Tom if you go to the library.
Tom yaptığı bütün iş karşılığında ne alıyor?What does Tom get in return for all the work he's done?
Tom her zaman tanıdığı insanlarla karşılaşıyor gibi görünüyor.Tom seems to always be running into people he knows.
Tom plana karşı çıktı.Tom opposed the plan.
Tom genelde tüm gün bilgisayarının karşısında oturur.Tom often sits in front of his computer all day.
Tom talihsiz bir kaza ile karşılaştı.Tom met with an unfortunate accident.
Tom işine karşı ilgisini kaybetti.Tom lost interest in his job.
Tom öğrencilerine karşı yeterince otoriter değildir.Tom isn't strict enough with his students.
Tom bana karşı çok hoş.Tom is very nice to me.
Tom mali sorunlarla karşı karşıya.Tom is facing financial problems.
Tom birkaç ciddi sorunla karşı karşıya.Tom is facing a few serious problems.
Tom sigara içmeye karşı.Tom is against smoking.
Tom yağmur yağacağını düşünmüyor ama her ihtimale karşı bir şemsiye taşımayı planlıyor.Tom doesn't think it'll rain, but he plans to carry an umbrella just in case.
Tom gereksinimleri karşılayan birini bulamadı.Tom didn't find anyone who met the requirements.
Tom, onu onun iradesine karşı yaptı.Tom did it against his will.
Onu varış saatinizi bildirirseniz, Tom sizi havaalanında karşılayabilir.Tom can meet you at the airport if you let him know your arrival time.
Onlar cesedin Tom'a ait olup olmadığını anlamak için bir DNA karşılaştırması yaptılar.They did a DNA comparison to see if the body was Tom's.
Caddenin karşısındaki o yüksek bina Tom'un çalıştığı yerdir.That tall building across the street is where Tom works.
Mağazada olduğunu söyleyen Tom'la karşılaştım.I met Tom who said he had just been to the store.
Tom'un sağlık giderlerini karşılamak için arabasını satmak zorunda kaldığından şüpheliyim.I doubt that Tom had to sell his car in order to raise money for medical expenses.
Tom'u karşılamayı kabul etmedim.I didn't agree to meet Tom.
Tom'un olanlar hakkında yüzüme karşı yalan söylediğine inanamıyorum.I can't believe Tom lied to my face about what happened.
Tom Mary ile karşılaşırsa neler olabileceğini asla söyleyemezsin.You never can tell what might happen if Tom meets Mary.
Tom'un sorunları Mary'ninkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey.Tom's problems are nothing compared to Mary's.
Tom Mary'ye karşı nazik değildi.Tom wasn't polite to Mary.
Tom Mary'ye karşı çok kabaydı.Tom was very rude to Mary.
Tom Mary'ye karşı çok nazikti.Tom was very kind to Mary.
Tom Mary ile karşılamak için can atıyordu.Tom was dying to meet Mary.
Tom her zaman Mary'ye karşı cimriydi.Tom was always mean to Mary.
Tom odanın karşı tarafından Mary'ye baktı.Tom stared at Mary from across the room.
Onun annesine karşı çok kaba olduğu için, Tom Mary'den özür dilemeli.Tom should apologize to Mary for being so rude to her mother.
Tom Mary'nin karşısına oturdu.Tom sat across from Mary.
Tom ilk karşılaştığında Mary'nin ne kadar güzel olduğunu hatırladı.Tom remembered how beautiful Mary had been when he first met her.
Tom Mary'yi her zamanki saatte ve her zamanki yerde karşılayacağını söyledi.Tom promised to meet Mary at the usual time and the usual place.
Tom super markette sık sık Mary ile karşılaşır.Tom often runs into Mary at the supermarket.
Tom bu sabah okula giderken Mary ile karşılaştı.Tom met Mary this morning on his way to school.
Tom okuldan eve giderken tesadüfen Mary ile karşılaştı.Tom met Mary by chance on his way home from school.
Tom havaalanında Mary'nin bir arkadaşı ile karşılaştı.Tom met a friend of Mary's at the airport.