O, arkadaşını havaalanında karşılama zahmetine katlandı.She took the trouble to meet her friend at the airport.
Düşmana karşı koymak onların kahramanlığıydı.It was heroic of them to oppose the enemy.
Onların evi otobüs durağının tam karşısında.Their house is just opposite the bus stop.
Onlar gözleri karşılaştığı an âşık oldular.They fell in love the moment their eyes met.
Eleştiriye karşı çok duyarlı olma.Don't be too sensitive to criticism.
Mağdur kimselerin yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamalıyız.We must provide food and clothes for the victims.
O, masrafları karşılamak için yeterli paradır.That's enough money to cover the expenses.
Mülteciler açlığa karşı mücadele ettiler.The refugees struggled against hunger.
Ne yazık ki, Brian kötü hava ile karşılaştı.Unfortunately, Brian met with bad weather.
Ekonomik durgunluğa karşın, ticari ürün fiyatları hala yüksek.In spite of the depression, the prices of commodities are still high.
Biz garip bir tesadüf sayesinde tekrar karşılaştık.We happened to meet again through a strange coincidence.
Bilgisayar korsanlığı karşı bir yasa olmalı.There should be a law against computer hacking.
Haksızlığa karşı yüksek sesle konuşmalısın.You must speak out against injustice.
Haksızlığa karşı haykır!Cry out against injustice!
Kocam elbiselerine karşı duyarsızdır.My husband is indifferent to his clothes.
Babam bana karşı çok otoriter.My father is very strict with me.
Babam ağaca karşı bir merdiven koydu.My father put a ladder against the tree.
Sincap kuvvetli rüzgara karşı ilerledi.The squirrel advanced against the strong wind.
Barışın karşıtı savaştır.The obverse of peace is war.
Çalışmalarınızda size yardım karşılığında, ben sizden küçük bir iyilik rica ediyorum.In return for helping you with your studies, I'd like to ask a small favor of you.
Annem yemekler arasında yememize karşı çıkar.Mother frowns upon us eating between meals.
Annem puro içilmesine karşıdır.Mother objects to smoking cigars.
Kanunlara karşı gelme.You are not to break the law.
Beni istasyonda karşılamayı unutma.Do not forget to meet me at the station.
Beni istasyonda karşılamayı unutmayın.Remember to meet me at the station.
Onu unutma ihtimaline karşı ismi not et.Write down the name in case you forget it.
Kyushu ile karşılaştırılırsa Hokkaido çok soğuktur.Hokkaido is very cold compared with Kyushu.
Onunla karşılaştığımdan beri üç ay oldu.It's been three months since I met her.
Saat dörtte onu karşılamam gerekiyor.I am supposed to meet him at four.
Seni yarışta Yoshida'ya karşı eşleştirmeyi düşünüyorum.I'm thinking of matching you against Yoshida in the race.
Sahteciliğe karşı savaştım.I contended against falsehood.
Haksız eleştirine karşı kızgınlık hissediyorum.I feel resentment against your unwarranted criticism.
Bu öğleden sonra saat dörtte onu karşılamam gerekiyor.I am supposed to meet him at four this afternoon.
Nehri karşıdan karşıya yüzebilirim.I am able to swim across the river.
Çeviriyi orijinali ile karşılaştıralım.Let's compare the translation with the original.
Puding yemeye karşı koyamıyorum.I cannot resist eating pudding.
Her ihtimale karşı bir silah için etrafına bakındı.I looked around for a weapon just in case.
Eğer bir ayıyla karşılaşırsan, ölüymüş gibi davran.If you should meet a bear, pretend to be dead.
Yeni kelimeler karşılaştığınızda sözlüğünüze bakmanız gerekir.When you come across new words, you must look them up in your dictionary.
İnsanlar krala karşı ayaklandı.People rose in revolt against the King.
İnsanlar yöneticilerine karşı ayaklandı.The people revolted against their rulers.
Karşı koymanın faydası yok.It's useless to try and resist.
Yarın istasyonda seni karşılayacağım.I will meet you at the station tomorrow.
Yarın seni istasyonda karşılayacağım.I'll meet you down at the station tomorrow.
Yarın onu karşılayacağım.I'm going to meet him tomorrow.
Yaşlılarınıza karşı kibar olmalısınız.You must be polite to your elders.
Lütfen Bay Nomura'yı karşılamama yardım edin.Please help me welcome Mr. Nomura.
Herhangi bir ilaca karşı allerjiniz var mı?Are you allergic to any medicine?
Çeviriyi orijinali ile karşılaştırın.Compare the translation with the original.
Onu sonsuza kadar kaybetmek yerine, bir arkadaşına karşı sabırlı ol.Have patience with a friend rather than lose him forever.
Dostluk karşılıklı anlayışla oluşur.Friendship consists of mutual understanding.
Arkadaşlarla karşılaşmadım.I haven't met friends.
Arkadaşım fikrime karşı.My friend is opposed to my opinion.
Bir arkadaşı karşılamak için istasyondayım.I've been to the station to meet a friend.
Bazıları arkadaşlarını karşılamak için geldiler ve diğerleri onlarınkini yolcu etmek için.Some have come to meet their friends and others to see theirs off.
Arkadaşlarınıza karşı kırıcı olmayın.Don't be unkind to your friends.
Günaha karşı direnmek gerçekten çok zor.It's hard to resist temptation.
Günaha karşı boyun eğmemelisin.You must not yield to temptation.
Postane tam mağazanın karşısında.The post office is just across from the store.
Postane tam bankanın karşısında.The post office is just across from the bank.