Ana içeriğe geç
Sözlük

karşı ile cümle

karşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar nehrin karşısında yaşamaktadırlar.They live across the river.
Nehrin karşısına geçtiler.They made their way across the river.
Onlar birçok sorunlarla karşılaştı.They were confronted with many problems.
Onlar düşmana karşı savaştılar.They fought against the enemy.
Onlar yaşlı insanlara karşı nazikler.They are kind to old people.
Onlar onu sıcak karşıladı.They welcomed her warmly.
Her yıl işgalcilere karşı savaşa devam ettiler.They continued fighting against the invaders year after year.
Onlar ciddi bir durumla karşı karşıya.They are faced with a serious situation.
Onu ziyaret ettiğim zaman, sıcak karşılandım.I was welcomed whenever I visited him.
Caddede onunla karşılaştım.I met up with her on the street.
Onu karşılamayı zor bulacaksın.You'll find it difficult to meet her.
Ona karşı kaba davrandığın için ona özür dilemelisin.You should apologize to her for having been rude to her.
Ona karşı nazik ol, Bill.Be kind to her, Bill.
Onun evi nehrin karşı tarafındadır.Her house is across the river.
Onun işi çocukların caddeyi güvenli bir şekilde karşıdan karşıya geçtiklerini görmekti.Her job was to see the children safely across the street.
Zihninde yeni fikre karşı barikat kurulmuştu.Her mind was barricaded against the new idea.
Onun taleplerini karşılarım.I meet her demands.
O on altı yaşındayken bir trafik kazasıyla karşılaştığını söyledi.She said she had met with a traffic accident when she was sixteen.
O, bana karşı tamamen yabancı.She is a total stranger to me.
Her şeyi doğal karşılar.She takes everything for granted.
O, her zaman herkese karşı naziktir.She is always kind to everyone.
O, dükkânda amcası ile karşılaştı.She met her uncle at the shop.
Büyük annesine karşı çok naziktir.She is very attentive to her grandmother.
Çok sayıda iyi sporculara karşı yarıştı.She competed against many fine athletes.
O, bizi bir gülümseme ile karşıladı.She greeted us with a smile.
O, tam bizim karşımızda yaşar.She lives just across from us.
Soğuğa karşı kalın bir ceket giyiyordu.She was wearing a thick coat against the chill.
Tehlikenin karşısında cesaretini gösterdi.She showed her courage in the face of danger.
O, çocuklara karşı naziktir.She is gentle with children.
O, çocukları caddede oyun oynamaya karşı uyardı.She warned the children against playing in the street.
O, bize karşı çok kibar.She is very kind to us.
İstasyonda onu karşılamamı söyledi.She asked me to meet her at the station.
Bana karşı nazikti.She was kind to me.
O bana karşı çok haşin.She is very bitter toward me.
O bizim gruba karşı kötülük taşımaktadır.She bears malice toward our group.
O çocuklarına karşı çok sertti.She was very strict with her children.
O, karşısındaki çocuğuna baktı.She looked her child in the face.
O, kocasını ona karşı sadakatsızlık yapmakla suçladı.She accused her husband of having been disloyal to her.
O, eleştirilmeye karşı her zaman dayanıklıdır.She is always immune to criticism.
O, herkese karşı cana yakındır.She is friendly to everybody.
O eski kocasıyla karşılaşma korkusu yüzünden toplantıya katılmadı.She didn't attend the meeting for fear of meeting her ex-husband.
O başkalarına karşı anlayışlıdır.She is considerate of others.
Onun köpeklere karşı büyük bir nefreti var.She has great hate for dogs.
O her zaman herkese karşı kibarca hareket eder.She always acts politely toward everybody.
Onun böceklere karşı güçlü bir antipatisi var.She has a strong dislike of insects.
O, yaşlı insanlara karşı naziktir.She is kind to old people.
O onu ona karşı ihmalkar olmakla suçladı.She accused him of being inattentive to her.
Ona karşılık vermeyecek kadar akıllıdır.She knows better than to answer back to him.
Ona karşı bir boşanma davası açtı.She filed a suit for divorce against him.
Ona karşı duygularındaki değişimi gizledi.She concealed the change in her feelings toward him.
O ona karşı kabaydı.She was unkind to him.
O, onların ona karşı olan düşmanca duygularının farkındaydı.She was aware of their hostile feelings toward her.
Onları çok içten bir biçimde karşıladı.She extended a warm welcome to them.
Eleştiriye karşı çok duyarlıdır.She is very sensitive to criticism.
O sadece güzel değil fakat aynı zamanda herkese karşı nazik de.She is not only beautiful but also kind to everybody.
O, onu iradesine karşı yaptı.She did it against her will.
O, dolapta bazı eski evraklarla karşılaştı.She came across some old documents in the closet.
Arkadaşlarını karşılamak için kapıya gitti.She went to the door to welcome her friends.
O ünlü bir şarkıcı ile karşılaştığında külahını havaya attı.She was beside herself with joy when she met the famous singer.
O, ebeveynlerinin isteklerine karşı çıktı ve yabancı ile evlendi.She went against her parent's wishes, and married the foreigner.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod