Ana içeriğe geç
Sözlük

karılar ile cümle

karılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Мужья, любите своих жен и не будьте кним суровы.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Постоянствувайте в молитва, и бдете в нея с благодарение.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.Чоловіки, любіть жінок і не бувайте гіркими до них.
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.אתם האנשים אהבו את נשיכם ואל תתמרמרו אליהן׃
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.ايها الرجال احبوا نساءكم ولا تكونوا قساة عليهنّ
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.你 們 作 丈 夫 的 、 要 愛 你 們 的 妻 子 、 不 可 苦 待 他 們
Ey kocalar, karılarınızı sevin. Onlara sert davranmayın.你 們作 丈夫 的 、 要愛 你 們 的 妻子 、 不 可 苦 待 他們
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Bărbaţilor, iubiţi-vă nevestele cum a iubit şi Hristos Biserica şi S'a dat pe Sine pentru ea,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Esposos, amad a vuestras esposas, así como también Cristo amó a la iglesia y se entregó a sí mismo por ella
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.E voi, mariti, amate le vostre mogli, come Cristo ha amato la Chiesa e ha dato se stesso per lei
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Hỡi người làm chồng, hãy yêu vợ mình, như Ðấng Christ đã yêu Hội thánh, phó chính mình vì Hội thánh,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Hỡi người_làm chồng , hãy yêu vợ mình , như Ðấng_Christ đã yêu Hội_thánh , phó chính mình vì Hội_thánh ,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.I Mænd! elsker eders Hustruer, ligesom også Kristus elskede Menigheden og hengav sig selv for den,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.I män, älsken edra hustrur, såsom Kristus har älskat församlingen och utgivit sig själv för henne
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.I menn! elsk eders hustruer, likesom Kristus elsket menigheten og gav sig selv for den,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.남편들아 아내 사랑하기를 그리스도께서 교회를 사랑하시고 위하여 자신을 주심 같이 하라
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Maris, aimez vos femmes, comme Christ a aimé l`Église, et s`est livré lui-même pour elle,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Mężowie! miłujcie żony wasze, jako i Chrystus umiłował kościół i wydał samego siebie za niego,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Miehet, rakastakaa vaimojanne, niinkuin Kristuskin rakasti seurakuntaa ja antoi itsensä alttiiksi sen edestä,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Možje, ljubite žene svoje, kakor je tudi Kristus ljubil cerkev in je samega sebe dal zanjo,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Muži milujte ženy své, jako i Kristus miloval církev, a vydal sebe samého za ni,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Suami, kasihilah istrimu, sama seperti Kristus mengasihi jemaat serta mengurbankan diri-Nya untuk jemaat itu
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Ti férfiak, szeressétek a ti feleségeteket, miképen a Krisztus is szerette az egyházat, és Önmagát adta azért;
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Vós, maridos, amai a vossas mulheres, como também Cristo amou a igreja, e a si mesmo se entregou por ela,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Vy, mužovia, milujte svoje ženy, jako aj Kristus miloval cirkev a vydal sám seba za ňu,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Мужья, любите своих жен, как и Христос возлюбил Церковь и предал Себя за нее,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Но и вие, всеки до един, да люби своята жена, както себе си; а жената да се бои от мъжа си.
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.Чоловіки, любіть своїх жінок, як і Христос полюбив церкву, і себе видав за неї,
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.האנשים אהבו את נשיכם כאשר גם המשיח אהב את העדה ויתן את נפשו בעדה׃
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.ايها الرجال احبوا نساءكم كما احب المسيح ايضا الكنيسة واسلم نفسه لاجلها
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.你 們 作 丈 夫 的 、 要 愛 你 們 的 妻 子 、 正 如 基 督 愛 教 會 、 為 教 會 捨 己
Ey kocalar, Mesih kiliseyi nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.你 們作 丈夫 的 、 要愛 你 們 的 妻子 、 正如 基督愛 教會 、 為教會 捨己
-Gidip evde karılarına elleseler ya. -Belki onlardan tahrik olmuyorlardır.Možná je to nevzrušuje.
-Gidip evde karılarına elleseler ya.De kunde sticka hem och nypa sina kärringar.
-Gidip evde karılarına elleseler ya.- Perché non lo fanno alle loro mogli?
-Gidip evde karılarına elleseler ya.-Que pellizquen a su mujer.
-Gidip evde karılarına elleseler ya.- Sollen sie ihre Frauen kneifen!
-Gidip evde karılarına elleseler ya.Ας πάνε σπίτια τους να τσιμπήσουν τις γυναίκες τους.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.A-rôn đáp rằng: Hãy một những vòng vàng đeo nơi tai vợ, con trai và con gái các ngươi đi, rồi đem lại cho ta.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.아론이 그들에게 이르되 너희 아내와 자녀의 귀의 금고리를 빼어내게로 가져 오라
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.ויאמר אלהם אהרן פרקו נזמי הזהב אשר באזני נשיכם בניכם ובנתיכם והביאו אלי׃
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.فقال لهم هرون انزعوا اقراط الذهب التي في آذان نسائكم وبنيكم وبناتكم وأتوني بها.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞 倫 對 他 們 說 、 你 們 去 摘 下 你 們 妻 子 兒 女 耳 上 的 金 環 、 拿 來 給 我
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞倫對 他 們說 、 你 們去 摘下 你 們 妻子 兒女 耳上 的 金環 、 拿來 給我
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››Daj mi żony moje, i dzieci moje, za którem ci służył, że odejdę; bo ty wiesz posługi moje, jakom ci służył.
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››Dă-mi nevestele şi copiii, pentru cari ţi-am slujit, şi voi pleca; fiindcă ştii ce slujbă ţi-am făcut.``
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››내가 외삼촌에게서 일하고 얻은 처자를 내게 주어 나로 가게 하소서 내가 외삼촌께 한 일은 외삼촌이 아시나이다
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››תנה את נשי ואת ילדי אשר עבדתי אתך בהן ואלכה כי אתה ידעת את עבדתי אשר עבדתיך׃
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››اعطني نسائي واولادي الذين خدمتك بهم فاذهب. لانك انت تعلم خدمتي التي خدمتك.
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››請 你 把 我 服 事 你 所 得 的 妻 子 、 和 兒 女 給 我 、 讓 我 走 . 我 怎 樣 服 事 你 、 你 都 知 道
‹‹Hizmetime karşılık karılarımı, çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.››請 你 把 我 服事 你 所得 的 妻子 、 和兒 女 給我 、 讓 我 走 . 我 怎樣 服 事 你 、 你 都 知道
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Allo stesso modo fece per tutte le sue donne straniere, che offrivano incenso e sacrifici ai loro dei
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Also tat Salomo allen seinen Weibern, die ihren Göttern räucherten und opferten.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Aşa a făcut pentru toate nevestele lui străine, cari aduceau tămîie şi jertfe dumnezeilor lor.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.A tak urobil všetkým svojim ženám cudzozemkám, ktoré kadily a obetovali svojim bohom.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.A tak vzdělal všechněm ženám svým z cizího národu, kteréž kadily a obětovaly bohům svým.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.ekképen cselekedék [Salamon] mind az õ idegen feleségeivel, a kik az õ isteneiknek tömjéneztek és áldoztak.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Et il fit ainsi pour toutes ses femmes étrangères, qui offraient des parfums et des sacrifices à leurs dieux.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.In tako je storil za vse svoje žene tujke, ki so žgale kadilo in darovale svojim bogovom.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.I tak uczynił wszystkim żonom swym cudzoziemkom, które kadziły, i ofiarowały bogom swoim.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod