İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.저가 또 이족 후비들을 위하여 다 그와 같이 한지라 저희가 자기의 신들에게 분향하며 제사하였더라
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Näin hän teki kaikkien muukalaisten vaimojen mieliksi, jotka suitsuttivat ja uhrasivat jumalilleen.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Og det samme gjorde han for alle sine fremmede hustruer, som brente røkelse og ofret til sine guder.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.og samme Hensyn viste han alle sine fremmede Hustruer, som tændte Offerild for deres Guder og ofrede til dem.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Vua cũng làm như vậy cho hết thảy các hoàng hậu ngoại của mình, xông hương và tế lễ cho thần của chúng nó.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Vua cũng làm như_vậy cho hết_thảy các hoàng_hậu ngoại của mình , xông hương và tế_lễ cho thần của chúng_nó .
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Και ουτως εκαμε δι' ολας τας γυναικας αυτου τας ξενας, αιτινες εθυμιαζον και εθυσιαζον εις τους θεους αυτων.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Така направи и за всичките си чужденки жени, които кадяха и жертвуваха на боговете си.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.Так сделал он для всех своих чужестранных жен, которые кадили и приносили жертвы своим богам.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.וכן עשה לכל נשיו הנכריות מקטירות ומזבחות לאלהיהן׃
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.وهكذا فعل لجميع نسائه الغريبات اللواتي كنّ يوقدن ويذبحن لآلهتهنّ.
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.他 為 那 些 向 自 己 的 神 燒 香 獻 祭 的 外 邦 女 子 、 就 是 他 娶 來 的 妃 嬪 、 也 是 這 樣 行
İlahlarına buhur yakıp kurban kesen bütün yabancı karıları için de aynı şeyleri yaptı.他 為 那些 向 自己 的 神燒香獻祭 的 外邦 女子 、 就是 他 娶來 的 妃嬪 、 也是 這樣行
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.A aj, padli otcové naši od meče, a synové naši i dcery naše a manželky naše zajaty jsou pro tu příčinu.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.A hľa, naši otcovia padli od meča, a naši synovia, naše dcéry a naše ženy sú pre to v zajatí.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Bapak-bapak kita tewas dalam pertempuran, dan anak istri kita diangkut sebagai tawanan
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Kajti, glejte, očetje naši so padli po meču in sinovi naši in hčere in žene naše so v ujetništvu zavoljo tega.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.이로 인하여 우리의 열조가 칼에 엎드러지며 우리의 자녀와 아내가 사로잡혔느니라
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Og derfor er våre fedre falt for sverdet, og våre sønner og døtre og hustruer er i fangenskap.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Se, vore Fædre er faldet for Sværdet, vore Sønner, Døtre og Hustruer ført i Fangenskab for den Sags Skyld.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.Защото, ето, бащите ни са паднали от нож, а синовете ни, дъщерите ни и жените ни са поради това в плен.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.И вот, пали отцы наши от меча, а сыновья наши и дочери наши и жены наши за это в плену доныне.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.והנה נפלו אבותינו בחרב ובנינו ובנותינו ונשינו בשבי על זאת׃
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.وهوذا قد سقط آباؤنا بالسيف وبنونا وبناتنا ونساؤنا في السبي لاجل هذا.
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.所 以 我 們 的 祖 宗 倒 在 刀 下 、 我 們 的 妻 子 兒 女 也 被 擄 掠
İşte bu yüzden, babalarımız kılıçtan geçirildi; oğullarımız, kızlarımız, karılarımız tutsak alındı.所以 我 們 的 祖宗 倒 在 刀下 、 我們 的 妻子 兒女 也 被擄掠
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.A manželé tam můžou své ženy odtáhnout, pokud se necítí ještě připravené.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.A mężowie mogą pociągnąć ze sobą żony, jeśli one nie czują się gotowe.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.E i mariti possono trascinare le loro mogli, se le loro mogli non si sentono pronte.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.És a férjek keresztül is vonszolhatják a feleségeiket, ha azok nem érzik magukat késznek erre.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.그리고 만일 아내가 준비가 안되었다고 느낀다면 남편은 아내를 끌고 건널 수도 있습니다.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Les maris peuvent y entraîner leur femme, si elles ne se sentent pas prêtes.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Los maridos pueden arrastrar a sus mujeres si ellas no se sienten listas.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Mannen slepen hun vrouwen mee, als de vrouwen zich nog niet klaar voelen.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Şi soţii îşi pot trage soţiile peste el, dacă soţiile nu se simt pregătite.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Um marido pode arrastar a mulher, se ela não se sentir preparada.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Und Ehemänner können ihre Frauen hinüberziehen, wenn sie sich noch nicht bereit fühlen.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Và những đức ông chồng cho thể lôi vợ mình qua cầu, nều các bà vợ chưa thấy sẵn sàng.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Και σύζυγοι μπορούν να σύρουν τις γυναίκες τους μαζί, αν οι γυναίκες τους δεν νιώθουν έτοιμες.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.А чоловіки можуть тягнути за собою дружин, якщо ті ще не готові піднятися самі.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.Или мужья могут затащить туда своих жён, если жёны ещё не готовы подняться сами.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.И мъжете могат да довлекат жените си, ако жените им не се чувстват готови.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.והבעלים יכולים למשוך את נשותיהם, אם הן לא חשות מוכנות.
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.كل الأزواج يمكنهم أن يسحبوا زوجاتهم في طريقهم ، حتى لو أنهم لم يكونوا على إستعداد .
Kocalar, karılarını çekiştirerek köprüye çıkarabilirler, karıları kendilerini hazır hissetmese bile.この高い橋で重要なことは、
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Az õ maradékai dögvész miatt temettetnek el, és az õ özvegyeik meg sem siratják.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Ceice scapă din ai lui, sînt îngropaţi de ciumă, şi văduvele lor nu -i plîng.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Ceux qui échappent sont enterrés par la peste, Et leurs veuves ne les pleurent pas.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.De av dem som slipper unda, legges i graven ved pest, og enkene holder ikke sørgefest over dem.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.de øvrige bringer Pesten i Graven, deres Enker kan ej holde Klage over dem.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.De som slippa undan läggas i graven genom pest, och hans änkor kunna icke hålla sin klagogråt.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Die ihm übrigblieben, wird die Seuche ins Grab bringen; und seine Witwen werden nicht weinen.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.i superstiti li seppellirà la peste e le loro vedove non faranno lamento
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Jeho pozostalí, ktorí unikli, pochovaní budú smrťou, a jeho vdovy nebudú plakať.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Jotka häneltä jäävät, ne saattaa rutto hautaan, eivätkä hänen leskensä pidä itkiäisiä.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Kar preostane njegovih, bodo pokopani v pomoru, in vdove njegove ne bodo žalovale.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Kẻ còn sống sót lại của hắn bị sự chết vùi dập, Và người góa bụa hắn sẽ không than khóc.
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Kẻ còn sống_sót lại của hắn bị sự chết vùi_dập , Và người góa_bụa hắn sẽ không than_khóc .
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.그 남은 자는 염병으로 묻히리니 그의 과부들이 울지 못할 것이며
Sağ kalanlar hastalıktan ölüp gömülecek, Dul karıları ağlamayacaktır.Którzy po nim zostaną w śmierci pogrzebieni będą, a wdowy jego nie będą go płakały;