karışma ile cümle
karışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mısır tanrıları doğanın düzenine olduğu gibi insanların yaşamlarına da karışmaktaydılar.Egyptian gods were involved in human lives as well as in the overarching order of nature.
Döneyim hiçbir şeye karışmayım”.I do not interfere.”
Her iki yöntem ile, birçok radyo birbiriyle karışmadan bir kez iletilmesi edilebilir.With either method many radios can be transmitting at once without interfering with each other.
Devlet işlerine pek karışmadı.It did not involve itself in state issues very much.
Fakat zaman geçtikçe durumlar karışmaktadır.But time itself seems to be confused.
Kid Kash ve Dallas arasında geçen maça karışmasıyla maç sonuçsuz kaldı.The match ended in a no contest when Kid Kash and Dallas interfered.
Birçokları olduğu gibi sekiz karışmaz sıvı gözlenmiştir.As many as eight immiscible liquid phases have been observed.
Maçın sonunda McIntyre, maça karışmaya yeltense de Ambrose, McIntyre'a Dirty Deeds yaptı.In the end, as McIntyre attempted to interfere, Ambrose performed "Dirty Deeds" on McIntyre.
Onların münasebetsizce işe karışmaları hem Etrüskleri hem de Fenikelileri kuşkulandırdı.They avoid making judgments and steer clear of doubt and ambiguity.
Bir maç daha yapıldı ve bu maçı Abyss, Lex Luger'ın maça karışmasıyla kazandı.This was beyond The Joker, well beyond Lex Luthor.
Zaten daha önce de karışmazdım.I had never been there before.
Victory Road etkinliğinde Styles, Flair'ın maça karışmasına rağmen Hardy'yi bire bir mağlup etti.At Victory Road, Styles defeated Hardy in a singles match, despite interference from Flair.
Bir soy gaz olarak ksenon işlem lambalarında meydana gelen kimyasal reaksiyonlara karışmaz.As a noble gas, it does not interfere with the chemical reactions occurring in the operating lamp.
Mendel genetiğinin keşfinden önce, karışmalı kalıtım isimli hipotez, yaygın bir görüştü.Before the discovery of Mendelian genetics, one common hypothesis was blending inheritance.
Fakat Eflatun, halkın tamamının siyasete karışmasının toplumu bozacağını ileri sürer.Calvin asserts that God's intention in the command is to prohibit every kind of perverse desire.
Daha sonra kemer Jericho'ya geri döndü nedeni, Malenko'nun maça karışmasıydı.The title was returned to Jericho, however, because of interference by Malenko.
2008 yılında kadar siyasete karışmamış ve hatta bir şekilde seçmen olarak kayıtlı olmamıştır.Until 2008 Cartes was uninvolved in politics and he was not registered as a voter.
İnsanların özel işlerine karışmaz.However, they own no personal business.
Deus otiosus, yarattığı Dünya'dan elini çekmiş, olanlara karışmayan tanrı.Therefore, God would not undermine the natural laws that he created by intervening in the world.
Aslında ABD'nin Vietnam'daki iç savaşa karışması konusunda isteksizdi.He was strongly opposed to the United States' involvement in the Vietnam War.
Mesela, abim bir parti falan kurdu, ben karışmazdım.I wasn’t a junkie per se, but I was partying.
Mala zarar verme, kavga, suça karışma.Damage, fight, criminal charges...
Şimdi şuraları silelim ki bir sonraki adımda aklımız karışmasın. .Let's just delete it just so that we don't get confused in our next step.
Aklınızın karışmasını istemem.Don't want to get confused.
Parantez içinde yazayım ki, karışmasın. 2 iks artı 2, bölü, iks artı 1.It's 2x plus 2 over x plus 1.
Bir çizgi çekeyim de karışmasınlar. -Let me draw a line here so you don't get messed up with all of it.
Umarım kafanız karışmamıştır.I hope you didn't get too confused.
Etnik yapıların, kendisine bölüp yönetme imkanı verecek şekilde, karışmasını istedi.He wanted ethnicities to mingle in ways that would allow him to divide and rule.
Başka kelimeler gördüğünüzde aklınız karışmasın diye de onları biraz anlatacağım.Now, the one thing that-- there are many, many types of phagocytes.
Galton buna sinestezi demiştir duyuların karışması.Galton called it synesthesia, a mingling of the senses.
Seks olmadan, genler karışmadan, böyle karmaşık organizmalar haline gelemezdik.Without sex and the mixing of genes we would never have evolved into such complex organisms.
Durun en iyisi neyin ne olduğunu yazayım da kafanız karışmasın.Let me label everything just so you don't get confused.
Ve kucuk dunya-- kafamızın karışmaması için ona sadece küçük gezegen diyelim. -And Small Earth-- well, maybe I'll just call it the small planet, so we don't get confused.
İnsanlar ve hayaletler karışmaz.People and ghosts don't mix.
Sen karışma ve otur!Stay out of it and sit down!
Sessiz olun ve karışmayın!Be quiet. What did you do right to interfere?
İşime karışma yeter.Don't get in my way.
Sen buna karışma.Don't worry about it.
Sitenin içeriğine biz karışmayız.We don't interfere with the content.
Maviyle yazalım ki karışmasın 1'in de rengini pembe yapalım.One times nine is nine. Fair enough. Now let's do the two times tables.
Aklınız karışmasın. Buınların her biri ayrı birer terim.I don't want you to get confused, each of these is a separate term.
Bunu farklı bir renkle yapalım ki kafamız karışmasın.Let me do this in a different color so we don't get confused.
Umarım kafanız çok karışmamıştır.Hope I didn't confuse you too much.
Kafanızın karışmasına gerek yok. Bu konu düşündüğünüzden daha basittir.While it can be much more general than that.
Bunları yapıyorum çünkü kafanızın karışmasını istemiyorum.I'm just doing this so you don't get confused.
Atmosfere karbon karışmasını durdurmaya çalışıyorduk.We were trying to stop carbon from going into the atmosphere.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.We stopped tilling, so that we could prevent greenhouse gasses from going into the air.
- Karışma sen, çekil yolumdan.You don't want none of this. Get out of my way.
Bu kafamızın eşitsizlik veya ona benzer bir şeyle karışmasına engel olur. -That keeps us from having to mess with anything on the inequality or anything like that.
Buraya kafanız karışmasın diye bir çizgi çekiyorum.I'll draw a line here, just so you don't get distracted.
Umarım kafanız karışmamıştır ve anlamışsınızdır.Hopefully that makes some sense.
Umarım kafanız karışmamıştır buraya kadar.Hopefully I don't confuse you there.
Bir sayı doğrusu çizeyim ki kafamız karışmasın.Let me draw a line so we don't get confused.
Umarım aklınız karışmamıştır.Hopefully that doesn't confuse you too much.
Aklınız karışmasın.Don't want to confuse you.
Şuna benzeyecek. Grafik karışmasın diye, şimdi bunu siliyorum. -I'm going to erase that now, just so I don't dirty up this picture too much.
Kafanızın karışmasını istemiyorum, bu yüzden çok fazla yazmayacağım.I don't want to get confusing, because I don't want to write over too much.
Bunların karışmaması için farklı renklerde yapacağım.I'll do it in a different color this time.
Ve kafamiz karismasin diye farkli harfler kullanmaya calisacagim.And I'm going to try to use different letters, so we don't get confused.
Ve tabii ki kafanız karışmasın. -And of course, don't get this confused. If they said, solve this equation, right?