karışma ile cümle

karışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece karışma, tamam mı?Just don't get involved, OK?
O karışmaya sinirleniyorum.I resent that implication.
Politika insanları onları ilgilendiren şeylere karışmalarını önleme sanatıdır.Politics is the art of preventing people from getting involved in what concerns them.
Ben oraya karışmam.I do not interfere there.
Bir daha senin işine karışmayacağım.I won't interfere with your work again.
Tom, Mary'nin ne yaptığına karışmamalıydı.Tom shouldn't have interfered with what Mary was doing.
Benim senin işlerine karışmak gibi bir niyetim yok.I don't have any intention of meddling into your affairs.
Ona ne söyleyeceğim önemli değil, bu faydasız, bu yüzden artık karışmayacağım.No matter what I tell him, it's useless, so I don't interfere anymore.
Onun bizim ailenin sorunlarına karışma hakkı yoktur.He has no right to meddle in our family's problems.
İşime karışma.Stay out of my business.
Buna karışma, Tom.Stay out of this, Tom.
Karışmasaydın plan işe yarardı.The plan would've worked, if you hadn't interfered.
Boyundan büyük işlere karışma.Don't bite off more than you can handle.
Sen bu işe karışma.You stay out of this.
Sen buna karışma, Tom.You stay out of this, Tom.
Sadece işime karışma.Just stay out of my business.
Karışma hakkın yoktu.You had no right to interfere.
Tom bizim karıştığımız aynı belaya karışmadan önce bu sadece bir zaman meselesi.It's only a matter of time before Tom runs into the same trouble we did.
İş ve dostluk karışmaz.Business and friendship don't mix.
Yapmak istediğim son şey karışmaktır.The last thing I want to do is butt in.
Buna karışmaman gerekirdi.You shouldn't get involved with this.
Gerçekten buna karışmak istemiyorum.I really don't want to get into this.
Yasa dışı faaliyetlere karışmam.I don't engage in illegal activities.
Su ve yağ karışmaz.Water and oil don't mix.
Onun karışmasına izin vermeyeceğiz.I won't let her interfere.
Onlara karışmayın.Don't interrupt them.
Onun sözüne karışma.Don't interrupt him.
Onların karışmamasını istedim.I asked them not to interfere.
Onun karışmamasını istedim.I asked him not to interfere.
Ben ondan karışmamasını istedim.I asked her not to interfere.
Tom ve Mary'nin evliliğindeki en büyük sorun Mary'nin annesinin karışmasıdır.The biggest problem in Tom and Mary's marriage is Mary's mother's interference.
İlaç ve alkol çoğu zaman karışmaz.Medication and alcohol often don't mix.
Tom hiç karışmaması gereken insanlara karıştı.Tom got involved with people he should never have gotten involved with.
Onlar başka bir devletin iç işlerine karışmamalıdır.They shouldn't intervene in the internal affairs of another state.
Kafası karışmak kolaydır.It's easy to get confused.
Bu başka birinin işinde patronluk taslamak ya da karışma mıdır?Is this patronizing or meddling in someone else's business?
İnsanların arasına karışmaktan hoşlanmıyorum.I don't like socializing.
Karışmamamız gerektiğini düşünüyorum.I think we shouldn't get involved.
O diğer insanların işine karışma fırsatını kaçırmaz.He does not pass up any opportunity to meddle in other people's business.
Cinayete başka kimse karışmadı.Nobody else was involved in the murder.
Tom herhangi bir şekilde adının karışmasını reddetti.Tom denied any involvement.
Tom karışmadı bile.Tom wasn't even involved.
Ben karışmak istemedim.I didn't mean to meddle.
Fadıl işe karışmak istemedi.Fadil didn't want to get involved.
Tom, Mary'ye kişisel meselelerine karışmamasını söyledi.Tom told Mary not to interfere in his personal affairs.
Ben karışmayacağım.I won't get involved.
Duygularımın eylemlerime karışmasına izin veremem.I cannot allow my emotions to interfere with my actions.
Leyla karışmaya cesaret edemedi.Layla didn't dare get involved.
Tom karışmayı reddediyor.Tom refuses to get involved.
Tom karışmayı reddetti.Tom refused to get involved.
Tom'un karışmasına gerek yoktu.Tom didn't need to get involved.
Tom karışmak zorunda değildi.Tom didn't have to get involved.
Tom'un işlerine karışmayın.Don't meddle in Tom's affairs.
Tom'un karışmasını istemedim.I didn't want Tom to get involved.
Sami, Leyla'nın ölümüne karışmamıştı.Sami was not involved in Layla's death.
Sami buna karışmak istemedi.Sami didn't want to be involved in that.
Karışmak istemedim.I didn't want to interfere.
Tom'un bu işe karışmasını istemedim.I didn't want Tom involved in this.
Hayatımı nasıl yaşayacağıma karışma.Don't tell me how to live my life.
Hiç kimse karışmayacak.No one will interfere.

İlgili Sayfalar