karışma ile cümle

karışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Hiç karışma.Let well enough alone.
Bob Jane'e onun kişisel işlerine karışmamasını söyledi.Bob told Jane not to interfere in his personal affairs.
Tom okurken ona karışma.Do not interfere with Tom while he is reading.
O tür bir şeye karışmak istemem.I don't want to get involved in that sort of thing.
O işe karışmak istemiyorum.I don't want to get involved in that business.
O insanların işine karışma.Don't get involved with those people.
Diğer insanların işlerine karışmaya hakkın yoktur.You have no right to interfere in other people's affairs.
Benim işime karışmayın.Don't interfere with my work.
İşlerime karışmayın.Don't meddle in my affairs.
Özel işlere karışmayın.Don't interfere in private concerns.
Seni ilgilendirmeyen konulara karışma!Don't interfere with matters that do not concern you!
Bana karışmayın.Don't pick at me.
Diğer insanların işlerine karışmayın.Don't interfere in other people's affairs.
Diğer insanların işine karışmayın.Don't meddle in other people's affairs.
Su ve yağ birbirine karışmaz.Oil and water don't blend.
Başkalarının işlerine karışmayın.Don't interfere in others' affairs.
Başka insanların işine karışmamalısın.You shouldn't interfere in other people's business.
Başka insanların işlerine karışmamalısınız.You shouldn't interfere in other people's business.
Onun işlerine karışmayın.Don't meddle in his affairs.
Onun senin işine karışmaya niyeti yok.He has no intention to interfere with your business.
Umarım hiçbiri trafik kazasına karışmamıştır.I hope that neither of them was involved in the traffic accident.
Onlar münakaşaya karışmak istemediler.They did not wish to become embroiled in the dispute.
Onlar başka bir ülkenin iç işlerine karışmamalılar.They should not intervene in the internal affairs of another country.
O, karışmak istemedi.She didn't want to get involved.
Benim işlerime karışmayın.Don't interfere in my affairs.
Yağ suyla karışmaz.Oil does not mix with water.
Yağ ve su birbiriyle karışmaz.Oil and water won't blend with each other.
Geri dönenlerin bu sınıfa karışması zordur.It's difficult for returnees to blend in with that class.
Ben onların hiçbirinin trafik kazasına karışmadığını umarım.I hope that neither of them were involved in that traffic accident.
Seni ilgilendirmeyen konulara karışma.Don't stick your nose where it doesn't belong.
İşlerine karışmaya niyetim yok.I have no intention of meddling in your affairs.
Süt suyla karışmaz.Milk doesn't mix with water.
Kavgaya karışmak istemediler.They did not want to get involved in the fighting.
Katılımcı konuşmaya karışmaz.The exhibitor isn't involved in the conversation.
Karışmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about becoming involved?
O skandala asla karışmadım.I was never involved with that scandal.
Büyük ülkeler küçük ülkelere karışmamalıdır.Large countries shouldn't interfere with smaller countries.
Tom karışmak istemiyordu.Tom didn't want to get involved.
Tom kavgaya karışmak istemiyordu, fakat başka seçeneği yoktu.Tom didn't want to get involved in the fight, but he had no choice.
Tom Mary'nin karışmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary butting in.
Tom'un gittikçe daha çok kafası karışmaya devam etti.Tom kept getting more and more confused.
Pis işlere karışma.Keep your nose clean.
"Bazı korku hikâyeleri hakkında ne diyorsun?" "Hayır, o tür şeylere karışmamayı yeğlerim.""How about some horror stories?" "No, I'd rather not mess with those kinds of things."
Tom karışmaz.Tom won't interfere.
Karışmayı bırak.Stop meddling.
Diğer insanların yaşamlarına karışmamalıyız.Don't meddle in other people's lives.
Bu işe karışma.Stay out of this.
Bu karışıklığa karışmamı asla istememiştim.I never wanted you to get involved in this mess.
Bir kavgaya karışmadan Tom'la aynı odada olamam.I can't be in the same room as Tom without getting into a fight.
Ben karışmak istemiyorum.I don't want to be involved.
Sana hiç karışmayan bir sevgilin oldu mu?Have you ever had a lover who was never in the way?
Buna neden karışmak isteyeyim?Why would I want to have anything to do with this?
Tom karışmayacak.Tom won't get involved.
Tom'un karışmasına izin vermeyeceğim.I won't let Tom interfere.
Bir kavgaya karışmaktan kaçınmalısın.You should avoid getting into a fight.
Tom'un karışmadığını söylemedim.I didn't say Tom wasn't involved.
Sana karışmak istemedim.I didn't want to involve you.
Tom'un karışmamasını istedim.I asked Tom not to interfere.
Söze karışmaktan nefret ederim ama bir şey söylemem gerekiyor.I hate to interrupt, but I need to say something.
Senin karışmanı istemedim.I didn't want you to get involved.

İlgili Sayfalar