karışık ile cümle

karışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
VDSL2 tamamiyle karışık bir protokoldür.Profielen: VDSL2 is een complex protocol.
Karışık bir dildir.Er is een Miskito taal.
1466'da Hacı Giray ölünce oğulları taht kavgası ve karışıklık çıkardılar.Na de dood van Hacı I Giray in 1466 ontstond er een opvolgingsstrijd tussen zijn zoons.
Aşk hayatı çok karışıktır.Haar liefdesleven wordt breed uitgemeten.
Jamie Murray'la 2007 yılında Wimbledon'da karışık çiftlerde başarılı olmuştur.In 2007 stemde Janković ermee in te dubbelen met Jamie Murray op Wimbledon.
Şiir, düzyazı karışık halde bulunur.In de war zijn, malende.
Daha önceki bitki örtüsü maki idi, şimdi karışık orman mevcuttur.Het zogeheten Woeste Gedeelte werd beplant en is nu een oud gemengd bos.
Çin mutfağında genellikle karışık yağlı kızartmalarda ve çorbalarda rastlanır.In de Chinese keuken belandt het in roerbakgerechten en soep.
1132 yılında iç karışıklıklar nedeniyle Bizanslıların eline geçer.In 1132 kwamen de kartuizers om verschillende redenen in problemen.
Bölge, 1943 yılında çam ormanları, karışık ormanlar ve yoğun çalılıklarla kaplıydı.In 1943 was het gebied grotendeels bedekt met berken- en naaldbossen en dicht struikgewas.
Robert Baratheon ölümüyle taht karışıklıkları başladı.Nadat Robert Baratheon stierf, werd hij de nieuwe konining.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Dit zorgt soms voor verwarring.
Ergen bireyler genellikle yoğun ve karışık duygular ve düşünceler içerisindedir.Meestal kennen we de gevoelens en gedachten.
Bu olaylar Hırisyiyanlar arasında karışıklığa yol açtı.Dit leidde tot verwarring onder de fans.
Geç Orta Çağlar Avrupa'da bir karışıklık dönemiydi.De late middeleeuwen waren voor Europa in velerlei opzicht een periode van crisis.
Suetonius'a göre katilinin adını bir karışıklığı mahal vermemek için söyleyerek cesur biçimde ölmüştü.Suetonius zelf geloofde eerder dat hij stierf zonder iets te zeggen.
Karışık bir aşk hayatı var.Soms bestaat er een liefdesrelatie.
Adının tam olarak ne olduğu konusunda karışıklık yaşanmaktadır.Er bestaat onzekerheid over hoe het aan zijn naam is gekomen.
Dizi karışık tepkiler almıştır.Deze ontving gemixte reacties.
Bu karışıklığa sebep olabilir.Dit kan tot verwarring leiden.
Karişık çiftlerde ise Martina Navrátilová - Mark Woodforde ikilisi birinci oldu.Het als derde geplaatste duo Martina Navrátilová / Mark Woodforde won het toernooi.
Ancak ev halkı soygunu fark eder ve ortaya çıkan karışıklıkta Oliver vurulur.De inbraak mislukt en Oliver wordt neergeschoten.
Bu da karışıklıkların tam bir Yahudiler ayaklanmasına dönüşmesine neden oldu.Een van de gevolgen van deze ongeregeldheden was de massale bekering van joden.
Hastanedeki karışıklık üzerine Ahmet Şimşek yerine Kertenkele öldü sanılmıştır.Daud overleed in het ziekenhuis van Kuala Lumpur aan leverkanker.
Böylece Lietzow karışık bir nüfusa sahipti.Galicië had een zeer gemengde bevolking.
"Batı Midlands" ismi bazen anlam karışıklığı yaratmaktadır.De naam van het station schept soms verwarring.
Kafam karışık. Şimdi ne yapmalıyım?Ik ben in de war. Wat moet ik nu doen?
Bu karışıklık sırasında insanlar Gandi'ye Bapu (Baba) ve Mahatma (Yüce Ruh) demeye başladı.To w tym okresie Gandhi uzyskał przydomki Bapu (ojciec) oraz Mahatma (wielka dusza).
Muhtemelen karışıklığın sebebi bu.Przyczyną była prawdopodobnie awaria.
Film karışık yorumlar aldı ama gişede başarılı olup 291 milyon$ kazandı.Obraz spotkał się z mieszanymi opiniami, ale był międzynarodowym sukcesem, zarabiając 291 milionów dolarów.
Aslında, bu iki şifre vardı genellikle karışık, ve her ikisi de bazen sözde "le chiffre indéchiffrable".Oba szyfry były często mylone i określane terminem „le chiffre indéchiffrable” (nierozszyfrowalny szyfr).
Filistinlilerin tepkisi karışık oldu.Filipińczycy czuli się zdradzeni.
Bu da bazen karışıklığa yol açar.Prowadzi to niekiedy do nieporozumień.
Bu isim benzerliği bazı karışıklıklara yol açabilir.Podobne imiona mogą prowadzić do pomyłek.
Türkiye’de ise bu konuda bir karışıklık vardır.Do niepokojącej sytuacji dochodziło też w Turcji.
Olaylar karışık bir şekilde birbirine bağlanmıyor.Opowiadania nie są ze sobą w żaden sposób powiązane.
Bu konuyla ilgili fikirler karışıktı.Zdania na ten temat były podzielone.
Bundan sonraki beş yıl sürekli karışıklıklarla geçti.Następne piętnaście lat upłynęło na ogół w spokoju.
Krallık iç karışıklıklardan zayıf düşmüştü.Król obawiał się najgorszego.
Film karışık tepkiler aldı fakat Jolie'nin performansı övüldü.Film uzyskał mieszane recenzje, lecz rola Harlow została doceniona.
Bağlantıların her birinde karışık led çeşitleri kullanılabilir.W ramach jednego pierścienia można stosować różnego rodzaju łącza.
Bu da Çince isimlerin yazılışında karışıklıklara yol açar.Podobnym zaskoczeniem mogą być chińskie nazwy firm zagranicznych.
Bu karışıklığın sebebi yayıncı firma ile yazar arasındaki bir yanlış anlamadır.Zespół rozpadł się z powodu nieporozumień z wydawcą.
Almanya'da durum karışıktı.Wywołało to niepokój w Niemczech.
Alasığın: Ala (karışık renk) ve Sığın (geyik) sözcüklerinin bileşik biçimidir.Na przykład słowa casa (dom) i caza (polowanie) wymawia się identycznie.
ABD'de yorumlar daha karışıktı.Także i w USA zdania były podzielone.
19. yüzyılın başında, İspanya'da siyasi durum son derece karışıktı.Pod koniec XIII w. sytuacja polityczna Japonii była skomplikowana.
Ama eleştiriler karışıktı.Krytyka była podzielona.
Yahudiler ile diğer halkar arasındaki karışık evlilikler çoğaldı.Żydowsko-niemieckie małżeństwa mieszane stały się dość częste.
Dükasların bu imparatorluk dönemi karışıklıklar içinde geçmiştir.W okresie tym cesarstwem targały tumulty religijne.
Batı yamaçlarında ise karışık ağaçlardan oluşan bir koru vardır.Spośród drzew powszechnym gatunkiem jest palma daktylowa.
Karışık bir dildir.Jest to język problemowy.
Film karışık yorumlar aldı.Film zebrał mieszane opinie.
Birkaç bin kişi de karışık evliliklerden dünyaya gelmiştir.Wiele ofiar było też wśród osób z małżeństw mieszanych.
Kudüs karışık bir şehirdir.Jerozolima stała się prowincjonalnym miasteczkiem.
Yengen Bir çeşit karışık sandviç.Istnieje kilka wariantów tego sandwicha.
İstikrar Hata ve karışıklıklara neden olabilecek isimlerin kullanımını önlemek veya engellemek.Stosowane, aby uniknąć lub odrzucić stosowanie nazw, które mogą spowodować błędy lub pomyłki.
Halkın etnik yapısıda karışıktı.Pod względem etnicznym ludność jest mieszana.
Show TV'de daha önce yayınlanan İlişki Durumu: Karışık adlı dizide Can Tekin karakterini canlandırmaktadıydı.Wczesne opinie krytyków telewizyjnych na temat postaci były mieszane;.
Karışık ses: Gürültü: Periyodik olmayan düzensiz ses titreşimlerine gürültü denir.Przykłady takich nazw niepoliczalnych: I heard a strange noise.

İlgili Sayfalar