karışık ile cümle
karışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu karışık, değil mi?It's complicated, isn't it?
Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusion.
Burada bir karışıklığımız var.We have a complication here.
Umutsuzum ve kafam karışık.I'm desperate and confused.
Âşığım ve kafam karışık.I'm in love and I'm confused.
Tom az önce oraya oturdu ve masanın üstündeki karışıklığa baktı.Tom just sat there and stared at the mess on his desk.
Bir bez al ve bu karışıklığı temizlememe yardım et.Grab a rag and help me clean up this mess.
Bu karışıklığı toparlayabilir misin?Can you clean up this mess?
Ev karışık.The house is a mess.
Oda karışık.The room is a mess.
Bu yer karışık.This place is a mess.
Saçın karışık.You hair is a mess.
İşler karışık.Things are complicated.
Tom'un kafası biraz karışık.Tom is a bit confused.
Tom kızgındı ve kafası karışıktı.Tom was angry and confused.
Bu karışık bir soru.That's a complex question.
Bu karışıklıktan nasıl kurtulurum?How do I get out of this mess?
Karışıklığı önlemek için taban da etiketlendi.In order to avoid confusion, the bottom is labelled too.
Herkesin kafası biraz karışıktı.Everyone's a bit confused.
Tamamen kafam karışıktı.I was totally confused.
Şey, bu karışık.Well, it's complicated.
Hâlâ kafam biraz karışık.I'm still a little woozy.
Sanırım kafan karışık.I think you're confused.
Karışık bir problem gibi görünen şeylere genellikle basit bir çözüm var.There's often a simple solution to what seems like a complicated problem.
Herkesin kafası karışık.Everyone is confused.
Herkesin kafası karışıktı.Everyone was confused.
Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.Alcohol mixed with energy drinks can be a dangerous combination.
Ailemdeki herkes genotipik ve fenotipik olarak karışık ırktır.Everybody in my family is genotypically and phenotypically mixed-race.
Çoğu Avrupalının problemi meditasyon yapmadıklarıdır. Onların akılları karışıktır.The problem with many Europeans is that they do not meditate. Their minds are messy.
Onun hakkında ne çok karışık?What's so complicated about that?
Bir karışıklık olmuş olabilir.There might've been a mix-up.
Bir karışıklık anı vardı.There was a moment of confusion.
Hiç de karışık değil.It isn't complicated at all.
Tüm eğlenceden sonra daire büyük bir karışıklık içindeydi.After all the merrymaking, the apartment was in great disarray.
Bu cümle bir karışıklık. Bir yabancı tarafından mı yazıldı?This sentence is a mess. Was it written by a foreigner?
Birinin bu karışıklığı toparlaması gerekiyor.Someone needs to clean up this mess.
Tom gerçekten kafası karışık görünüyordu.Tom looked really confused.
Tom'un kafası çok karışıktı.Tom was so confused.
Karışık duygularım vardı.I had mixed feelings.
Asya pazarları karışıktı.Asian markets were mixed.
Enerji stokları karışıktı.Energy stocks were mixed.
Bu karışıklık için sorumlu kişi Tom değil.Tom isn't the one responsible for this mess.
Bizim hala biraz kafamız karışık.We're still a little confused.
Onun hakkında karışık duygularım var.I have mixed feelings about that.
Bu karışıklığı kim düzeltebilir?Who can fix this mess?
Odam bir karışıklık olmalı.My room must be a mess.
Bu karışıklığa sebep olan kişi sen misin?Are you the one who caused this mess?
Bu gerçek bir karışıklık.This is a real mess.
Duygularım hakkında kafam karışık.I'm confused about my feelings.
Kimin kazandığına gelince bir karışıklık var.There is some confusion as to who won.
Kafam çok karışıktı.I was so confused.
Bu karışıklık için Tom'u sorumlu tutuyorum.I blame Tom for this mess.
Bu cevap vermek için karışık bir soru.This is a complicated question to answer.
Büyük bir karışıklık oldu.It's quite a mess.
Ne karışıklık!What a total mess!
Onun hakkında hâlâ kafamız karışık.We're still confused about that.
Seçimlerin sonucu çok karışıktır.The outcome of the elections is a mixed bag.
Dün geceki fırtına Boston'da karışıklık bıraktı.Last night's storm left a mess in Boston.
Adam biraz kafası karışık görünüyor.The guy looks slightly confused.
Kitap karışık eleştiriler aldı.The book received mixed reviews.