karışık ile cümle

karışık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Cevap karışıktır.The answer is it's complicated.
Karışıklık daha da kötüleşti.The confusion only got worse.
İnsanların kafası karışık.The people are confused.
Karışık duygularım var.I have mixed emotions.
Bunun hakkında karışık duygularım var.I have mixed emotions about this.
Tom'un yarattığı karışıklığa bak.Look at the mess Tom made.
Senin gibi hoş bir adam nasıl böyle bir karışıklık yaşadı?How did a nice guy like you get in a mess like this?
Çok kafası karışık gibi görünüyorsun.You seem very confused.
Sanırım hepimizin kafası karışık.I think we're all confused.
Leyla'nın gebeliği haberi karışık tepkilerle karşılandı.The news of Layla's pregnancy was met with mixed reactions.
Kafam karışık hissediyordum.I was feeling woozy.
Bu karışık bir süreçtir.It is a complicated process.
Şimdi kafam daha da karışık.Now I'm even more confused.
Sami karışık yaşantısının kontrolünü ele geçirdiğini düşünüyordu.Sami thought he had regained control of his complicated life.
Bence Tom kafam karışık olacak.I think Tom will be confused.
Tom kafasının karışık olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is confused.
Tom karışıklık yüzünden sorumlu tutuldu.Tom has been blamed for the mess.
Tom'un bunu yapmak için kafası çok karışık.Tom is too confused to do that.
Dairem geçek bir karışıklık.My apartment's a real mess.
Tom çok kafası karışık olduğunu söyledi.Tom said he was very confused.
Tom, Mary'nin muhtemelen hâlâ kafası karışık olduğunu söyledi.Tom said Mary is probably still confused.
Tamamen kafanız karışık görünüyorsunuz.You look totally confused.
Tom muhtemelen kafası karışık olmayacak.Tom won't likely be confused.
Tom Mary'nin kafasının karışık olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will be confused.
Tom Mary'nin biraz kafası karışık göründüğünü söyledi.Tom said Mary seemed somewhat confused.
Ofisim gerçek bir karışıklık.My office is a real mess.
Biraz kafan karışık görünüyorsun.You look a bit confused.
Tom Mary'ye kafasının karışık olduğunu söyledi.Tom told Mary that he was confused.
Tom, Mary'nin kafasının karışık olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is confused.
Odam gerçek bir karışıklık.My room's a real mess.
Tom Mary'nin kafası karışık olduğunu düşündü.Tom thought Mary was confused.
Tom'un çok kafası karışıktı.Tom was very confused.
Bu karışıklığa neden oldum, o yüzden temizleyeceğim.I caused this mess, so I'll clean it up.
Tom, Mary'nin kafası karışık görünmediğini söyledi.Tom said that Mary didn't seem to be confused.
Tom, Mary'nin kafası karışık göründüğünü söyledi.Tom said that Mary seemed to be confused.
Tom, Mary'nin kafası karışık göründüğünü düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary looked confused.
Tom kafasının karışık olduğunu söyledi.Tom said that he was confused.
Tom kafamın karışık olduğunu biliyordu.Tom knew that I was confused.
Sanırım hem Tom'un hem de Mary'nin kafası karışık.I think both Tom and Mary are confused.
Sanırım Tom'un ve Mary'nin her ikisinin de kafası karışık.I think Tom and Mary are both confused.
Tom'un kafası karışıktı ve ne diyeceğini bilmiyordu.Tom was confused and didn't know what to say.
Talimatlar çok karışıktı.The instructions were very complicated.
Bu karışıklığı yapan kişi Tom'dur.Tom is the one who made this mess.
Tom'un benden daha kafası karışıktı.Tom was more confused than I was.
Tom'un bunun hakkında hâlâ kafası karışık.Tom is still confused about that.
Tom, Mary'nin kafası karışık olduğunu söyledi.Tom said that Mary was confused.
Tom'un hâlâ biraz kafası karışık.Tom is still a little confused.
Tom'un kafası karışıktı, ama Mary'ninki değildi.Tom was confused, but Mary wasn't.
Tom'un kafasının karışık olmasına şaşmamalı.No wonder Tom was confused.
Tom kendini kafası karışık hissettiğini söyledi.Tom said he felt confused.
Tom biraz kafası karışık görünüyordu.Tom seemed a bit confused.
Sami kayıp ve kafası karışıktı.Sami was lost and confused.
Sami'nin kafası karışıktı.Sami was confused.
Tom, karışıklık için suçlanmayacağını umuyordu.Tom hoped that he wouldn't be blamed for the mess.
Karışık bir gün geçirdim.I had a tumultuous day.
Tom'un biraz kafası karışık.Tom is slightly confused.
Tom ve Mary'nin kafası karışık.Tom and Mary are confused.
Tom'un her zaman kafası karışık, değil mi?Tom is always confused, isn't he?
Modern hayat çok mu karışık?Is modern life too complicated?
Tom'un kafasının o kadar karışık olduğunu bilmiyordum.I didn't know that Tom was so confused.

İlgili Sayfalar