Bu kayıt defterindeki son not, makina Haziran 1958'de kapandığında yazılmış.זו הרשימה האחרונה ביומן .1958כשהמכונה כובתה ביולי
Bu kayıt defterindeki son not, makina Haziran 1958'de kapandığında yazılmış.هذا آخر مدخل في المدونة حين أطفئت الآلة في يوليو 1958
Bu kayıt defterindeki son not, makina Haziran 1958'de kapandığında yazılmış.マシンが稼働を止めた1958年7月に 深夜まで稼働させた後、ジュリアン ビゲローが
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Da faldt hans Medtjener ned for ham og bad ham og sagde: Vær langmodig med mig, så vil jeg betale dig.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Da falt hans medtjener ned og bad ham og sa: Vær langmodig med mig, så skal jeg betale dig!
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Da fiel sein Mitknecht nieder und bat ihn und sprach: Habe Geduld mit mir; ich will dir's alles bezahlen.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Då föll hans medtjänare ned och bad honom och sade: 'Hav tålamod med mig, så skall jag betala dig.'
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.De ander viel voor hem neer en smeekte: 'Geef mij uitstel. Dan zal ik alles terugbetalen.'
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Então o seu companheiro, caindo-lhe aos pés, rogava-lhe, dizendo: Tem paciência comigo, que te pagarei.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Entonces su consiervo, cayendo, le rogaba diciendo: "¡Ten paciencia conmigo, y yo te pagaré.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Il suo compagno, gettatosi a terra, lo supplicava dicendo: Abbi pazienza con me e ti rifonderò il debito
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.그 동관이 엎드리어 간구하여 가로되 나를 참아 주소서 갚으리이다 하되
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Lalu kawannya itu sujud di depannya sambil memohon, 'Sabarlah dulu kawan, semuanya akan saya bayar!
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Mutta hän ei tahtonut, vaan meni ja heitti hänet vankeuteen, kunnes hän maksaisi velkansa.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Người bạn sấp mình xuống mà nài xin rằng: Xin giãn cho tôi, thì tôi sẽ trả cho anh.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Người bạn sấp mình xuống mà nài_xin rằng : Xin giãn cho tôi , thì tôi sẽ trả cho anh .
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Njegov sohlapec pa pade k nogam njegovim ter ga prosi, rekoč: Potrpi z menoj, in vse ti poplačam.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Son compagnon, se jetant à terre, le suppliait, disant: Aie patience envers moi, et je te paierai.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Tedy padna spoluslužebník ten k nohám jeho, prosil ho, řka: Poshověj mi, a všeckoť zaplatím tobě.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Tedy padnul jeho spolusluha k jeho nohám, prosil ho a hovoril: Pozhovej mi a všetko ti zaplatím.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Tovarăşul lui s'a aruncat la pămînt, îl ruga, şi zicea: ,Mai îngăduieşte-mă, şi-ţi voi plăti.`
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Затова служителят му падна, молеше му се, и каза: Имай търпение към мене и ще ти платя.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Тогда товарищ его пал к ногам его, умолял его и говорил: потерпи на мне, и все отдам тебе.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.Упавши тодї товариш його в ноги йому, благав його, кажучи: Потерпи менї, і все віддам тобі.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.ויפל חברו לפני רגליו ויבקש ממנו לאמר הארך לי אפך ואשלמה לך הכל׃
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.فخرّ العبد رفيقه على قدميه وطلب اليه قائلا تمهل عليّ فاوفيك الجميع.
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.他 的 同 伴 就 俯 伏 央 求 他 、 說 、 寬 容 我 罷 、 將 來 我 必 還 清
Bu köle yüzüstü yere kapandı, ‹Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim› diye yalvardı.他 的 同伴 就 俯伏 央求 他 、 說 、 寬容 我罷 、 將來 我 必還清
Bu konu burada kapansın.A beszélgetést itt lezártam.
Bu konu burada kapansın.Quoi qu'il se soit passé, c'est tout ce que je dirai.
Bu konu burada kapansın.Αυτό είναι το τέλος της συζήτησης.
Buna karşın...dava ve web sayfanın kapanması yüzünden çok acı çekmiş olmalısın.Anstatt.....den Rechtsstreit und das schliessen deiner homepage....du musst sehr gelitten haben.
Buna karşın...dava ve web sayfanın kapanması yüzünden çok acı çekmiş olmalısın.En plus... Avec les poursuites et la fermeture de votre page web... Votre moral a dû en prendre un sacré coup.
Buna karşın...dava ve web sayfanın kapanması yüzünden çok acı çekmiş olmalısın.In schimb. . .cred ca procesul cu fotografia ti-a facut foarte mult rau.
Buna karşın...dava ve web sayfanın kapanması yüzünden çok acı çekmiş olmalısın.Invece...la denuncia e la chiusura della tua home page...deve essere stato un duro colpo.
Buna karşın...dava ve web sayfanın kapanması yüzünden çok acı çekmiş olmalısın.Malahan... perkara hurum dan penutupan websitemu... kau pasti sangat terpukul.
Buna karşın...dava ve web sayfanın kapanması yüzünden çok acı çekmiş olmalısın.Natomiast... Proces i zamkniecie strony internetowej... to musiał być dla ciebie cios.
Buna karşın...dava ve web sayfanın kapanması yüzünden çok acı çekmiş olmalısın.Απεναντίας...η αποζημείωση και το κλείσιμο της ιστοσελίδας σου...πρέπει να υπέφερες αρκετά.
Buna karşın...dava ve web sayfanın kapanması yüzünden çok acı çekmiş olmalısın.عوضاً عن ذلك... الدعوى القضائية وإغلاق الموقع الالكتروني... لابد أنك مررت بوقتٍ عصيب
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Așa că, alunecă în șanțuri aflate în exteriorul capului.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Donc il garde ses crocs à l'extérieur de sa tête.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Dus ze glijden in gleuven aan de buitenkant van de kop.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.En lugar de eso, se deslizan sobre canales en la parte exterior de su cabeza.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Invece, si posizionano in scanalature all'esterno della testa.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.I stedet glider de i riller på ydersiden af hovedet.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.그래서 이빨은 머리 바깥에 있는 홈으로 넣어지죠.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Oleh karena itu, giginya diselipkan persis di luar kepalanya.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Stattdessen gleiten sie in Kerben auf dem Äußeren des Kopfes.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Takže miesto toho sa kĺžu v drážkach na vonkajšej strane hlavy.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Więc zamiast tego, ześlizgują się bruzdami umiejscowionymi na zewnątrz głowy.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Затова те се плъзгат в улеи отвън на главата.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.Поэтому, наоборот, челюсть движется на желобках вне головы.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.לכן, במקום זה הן מחליקות במסילות הנמצאות מהצד החיצוני של ראשו.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.لذا بدلا عن ذلك، تنزلق في اخاديد خارج الرأس.
Bu nedenle ağzın dışındaki oluklarda kayarak kafanın dışında kapanıyor.滑るようになっています クリスマスツリーのような魚で
Bu nedenle alarm kapanıyor. Saat 12'ye 5 var ya da öyle bir şey.알람시계가 울리고, 12시 5분 전쯤이네요.
Bu nedenle alarm kapanıyor. Saat 12'ye 5 var ya da öyle bir şey.Așa ca alarma sună pe la 12 fără cinci sau cam așa ceva.
Bu nedenle alarm kapanıyor. Saat 12'ye 5 var ya da öyle bir şey.Così la sua sveglia suona più o meno a 5 alle 12.
Bu nedenle alarm kapanıyor. Saat 12'ye 5 var ya da öyle bir şey.Donc son alarme s'éteint et il est midi moins 5, ou aux environs.
Bu nedenle alarm kapanıyor. Saat 12'ye 5 var ya da öyle bir şey.Dus gaat het alarm af om 5 voor 12 of zo.