Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.Entonces no se cerrarán los ojos de los que ven, y los oídos de los que oyen estarán atentos
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.És nem lesznek zárva többé a látóknak szemei, és a hallók fülei figyelmeznek;
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.I nie będą się błąkać oczy widzących, i uszy słuchających pilnie słuchać będą.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.In vidcev oči ne bodo več zalepljene in ušesa poslušalcev bodo pazljivo poslušala.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.보는 자의 눈이 감기지 아니할 것이요 듣는 자의 귀가 기울어질 것이며
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.Les yeux de ceux qui voient ne seront plus bouchés, Et les oreilles de ceux qui entendent seront attentives.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.Non si chiuderanno più gli occhi di chi vede e gli orecchi di chi sente staranno attenti
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.Ochii celor ce văd nu vor mai fi legaţi, şi urechile celor ce aud vor lua aminte.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.Orang yang dapat melihat tak akan menutup matanya, dan yang dapat mendengar akan memperhatikan
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.Os olhos dos que vêem não se ofuscarão, e os ouvidos dos que ouvem escutarão.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.Silloin eivät näkevien silmät ole soaistut, ja kuulevien korvat kuulevat tarkkaan.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.Und der Sehenden Augen werden sich nicht blenden lassen, und die Ohren der Zuhörer werden aufmerken,
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.И очи видящих не будут закрываемы, и уши слышащих будут внимать.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.Очите на виждащите не ще бъдат помрачени, И ушите на слушащите ще бъдат внимателни.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.ולא תשעינה עיני ראים ואזני שמעים תקשבנה׃
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.ولا تحسر عيون الناظرين وآذان السامعين تصغى.
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.那 能 看 的 人 、 眼 不 再 昏 迷 、 能 聽 的 人 、 耳 必 得 聽 聞
Artık görenlerin gözleri kapanmayacak, Dinleyenler kulak kesilecek.那能 看的 人 、 眼 不 再 昏迷 、 能聽 的 人 、 耳 必 得 聽聞
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.A Paweł zstąpiwszy na dół, przypadł nań, a ujrzawszy go, rzekł: Nie trwożcie się; boć w nim jest dusza jego.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Entonces Pablo descendió y se echó sobre él, y al abrazarlo dijo: "¡No os alarméis, porque su vida está en él!
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.I sstoupiv dolů Pavel, zpolehl na něj, a objav jej, řekl: Nermuťtež se, však duše jeho v něm jest.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.바울이 내려가서 그 위에 엎드려 그 몸을 안고 말하되 떠들지 말라 생명이 저에게 있다 하고
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Men Paulus gikk ned og kastet sig over ham og favnet ham og sa: Vær ikke urolige! hans sjel er i ham.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Men Paulus gik ned og kastede sig over ham og omfavnede ham og sagde: "Larmer ikke; thi hans Sjæl er i ham."
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Pál pedig alámenvén, reá borula, és magához ölelve monda: Ne háborogjatok; mert a lelke benne van.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Paolo allora scese giù, si gettò su di lui, lo abbracciò e disse: «Non vi turbate; è ancora in vita!»
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Pavel pa gre doli in se skloni nanj ter ga objame in reče: Pomirite se; kajti duša njegova je v njem.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Tu sišiel Pavel a padol na neho a objímuc ho povedal: Neznepokojujte sa, lebo jeho duša je v ňom.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Καταβας δε ο Παυλος, επεσεν επ' αυτον και εναγκαλισθεις ειπε Μη θορυβεισθε διοτι η ψυχη αυτου ειναι εν αυτω.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.А момчето доведоха живо, и не малко се утешиха.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Зійшовши ж Павел у низ, припав до него, й обнявши рече: Не трівожтесь, душа бо його в йому.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.Павел, сойдя, пал на него и, обняв его, сказал: не тревожьтесь, ибо душа его в нем.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.וירד פולוס ויגהר עליו ויחבקהו ויאמר אל תבהלו כי נשמתו בו׃
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.فنزل بولس ووقع عليه واعتنقه قائلا لا تضطربوا لان نفسه فيه.
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.保 羅 下 去 、 伏 在 他 身 上 、 抱 著 他 、 說 、 你 們 不 要 發 慌 、 他 的 靈 魂 還 在 身 上
Aşağı inen Pavlus delikanlının üzerine kapanıp onu kucakladı. ‹‹Telaşlanmayın, yaşıyor!›› dedi.保羅 下去 、 伏在 他 身上 、 抱著 他 、 說 、 你 們 不 要 發慌 、 他 的 靈魂 還 在 身上
AS: Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır.문이 닫히기 시작하고, 섬광이 그의 눈으로 다시 비춥니다.
AS: Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır.א.ס: דלת נסגרת על קרן האור שחוזרת לעין שלו.
AS: Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır."يغلق باب على شعاع النور المنعكس على عينه"
AS: Gözüne geri yansıyan ışık huzmesinin üstüne bir kapı kapanır.(ローガン)そしてそんな生徒たちの グループに変化が起きます
Avigayil Davutu görünce hemen eşekten indi; Davutun önünde eğilip yüzüstü yere kapandı.In ko vidi Abigaila Davida, spusti se hitro z osla in pade pred Davidom na obraz in se prikloni do tal.
Avigayil Davutu görünce hemen eşekten indi; Davutun önünde eğilip yüzüstü yere kapandı.Ketika Abigail melihat Daud, ia segera turun dari keledainya lalu sujud pada kaki Daud
Avigayil Davutu görünce hemen eşekten indi; Davutun önünde eğilip yüzüstü yere kapandı.Khi a-bi-ga-in thấy Ða-vít, liền lật đật xuống lừa mình, và sấp mình xuống đất tại trước mặt Ða-vít mà lạy.
Avigayil Davutu görünce hemen eşekten indi; Davutun önünde eğilip yüzüstü yere kapandı.아비가일이 다윗을 보고 급히 나귀에서 내려 다윗의 앞에 엎드려 그 얼굴을 땅에 대니라
Avigayil Davutu görünce hemen eşekten indi; Davutun önünde eğilip yüzüstü yere kapandı.Toen Abigaïl David zag aankomen, liet zij zich snel van haar ezel glijden en boog diep voor hem.
Avigayil Davutu görünce hemen eşekten indi; Davutun önünde eğilip yüzüstü yere kapandı.ותרא אביגיל את דוד ותמהר ותרד מעל החמור ותפל לאפי דוד על פניה ותשתחו ארץ׃
Avigayil Davutu görünce hemen eşekten indi; Davutun önünde eğilip yüzüstü yere kapandı.ولما رأت ابيجايل داود اسرعت ونزلت عن الحمار وسقطت امام داود على وجهها وسجدت الى الارض
Avigayil Davutu görünce hemen eşekten indi; Davutun önünde eğilip yüzüstü yere kapandı.亞 比 該 見 大 衛 、 便 急 忙 下 驢 、 在 大 衛 面 前 臉 伏 於 地 、 叩 拜
Avigayil Davutu görünce hemen eşekten indi; Davutun önünde eğilip yüzüstü yere kapandı.亞比該見 大衛 、 便 急忙 下驢 、 在 大衛 面前 臉伏 於地 、 叩拜
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Abram se postró sobre su rostro, y Dios habló con él diciendo
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Abram tomba sur sa face; et Dieu lui parla, en disant:
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Ao que Abrão se prostrou com o rosto em terra, e Deus falou-lhe, dizendo:
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Áp - ram bèn sấp mình xuống đất ; Ðức_Chúa_Trời phán cùng người rằng :
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Áp-ram bèn sấp mình xuống đất; Ðức Chúa Trời phán cùng người rằng:
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Avram s'a aruncat cu faţa la pămînt; şi Dumnezeu i -a vorbit astfel:
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Da faldt Abram på sit Ansigt, og Gud sagde til ham:
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Da falt Abram på sitt ansikt; og Gud talte med ham og sa:
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Da fiel Abram auf sein Angesicht. Und Gott redete weiter mit ihm und sprach:
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,Då föll Abram ned på sitt ansikte, och Gud talade så med honom:
Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı,És arczára borúla Ábrám; az Isten pedig szóla õnéki, mondván: