Ana içeriğe geç
Sözlük

kapan ile cümle

kapan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sağ-sol çatışmaları yüzünden üniversite kapandı.Kort daarna werd de bijschuur aan linkerzijde afgebroken.
Kocasının ölümünden sonra, annesi tarafından kurulmuş Kecharitomene manastırına kapanmıştır.Na de dood van haar echtgenoot werd zij in een klooster in veiligheid gebracht.
Carlos Allende ise bir daha ortaya çıkmadı ve olay bu şekilde kapandı.De Carlos Portero vaart intussen al weg, dus de zaak lijkt verloren.
Çok sayıda işletme bu nedenle kapandı.Veel andere bedrijven moesten hierdoor sluiten.
Elizabet gebe kaldı ve evine kapandı.Philip legde alles uit en ging naar huis.
Ancak Polonya'nın Alman orduları tarafından işgali üniversitenin kapanmasıyla sonuçlandı.Dit had tot gevolg dat de universiteit door de Duitsers gesloten werd.
Fakat kulüp yeterince üye toplayamadığından kapanır.De reden hiervoor was dat de club bijna geen aanhang had.
Uzun yıllar faaliyet gösteren Sümerbank Kendir fabrikası, yıllar önce kapanmıştır.De fabrikant die de onderdelen maakte, is al jaren gesloten.
Daha sonra çiçek kapanır, gece kapalı kalır, ertesi gün aynı çiçek tekrar açılır.De volgende dag verwelken ze, maar 's avonds gaan weer nieuwe bloemen open, zo wekenlang.
Türkiye'de Digiturk platformunda yayın yapmış fakat sonradan kapanmıştır.Het kanaal zond uit via het internet, maar is ondertussen gesloten.
2015 yılının Mayıs ayında site kurucusu Sedat Kapanoğlu'nun ABD'ye taşınmasıyla site yönetiminin başına geçti.In mei 2015 verloor zij haar zetel aan een lid van de Conservatieven.
Hâkim bakışlı, madenî mavi gözleri kapandı.Blauwachtige stenen bedekten de ogen van de baby.
Bu mesele kapandı."De zaak is gesloten.
Helyum basıncı farkı bu boşluklarda motorun otomatik kapanmasına sebep olur.Het wegvallen van de heliumdruk in deze ruimte resulteert in het automatisch uitschakelen van de motor.
Köyde ilköğretim okulu vardır ancak 2010 yılında kapanmıştır.Het dorp had lang een eigen basisschool maar deze werd gesloten in 2015.
29 Kasım - Bulvar gazetesi kapandı.1999 - Op 29 november wordt de uiterlijke verschijning van de krant gewijzigd.
Kapı gün doğumunda açılıp gün batımında kapanırdı.De dag begon wanneer de zon opkwam en eindigde bij zonsondergang.
Aniden yüksek bir gürültüyle kapı kapandı.De deur viel plots dicht met veel lawaai.
Bu dükkan dokuzda kapanır.Deze winkel wordt om negen uur gesloten.
Tom ve Mary bir kar fırtınası tarafından kapana kısıldılar.Tom en Mary zaten vast vanwege een sneeuwstorm.
Eve girip çocuğu annesi Meryem'le birlikte görünce yere kapanarak O'na tapındılar.Weszli do domu i zobaczyli Dziecię z Matką Jego, Maryją; upadli na twarz i oddali Mu pokłon.
Kapan Gediği.Kiedy indziej.
Artık konuşmayan, içine kapanık birisi olur.A kto tego nie wypowie, ten nie będzie grał.
Maddi sıkıntılardan dolayı Oscar Wilde Bookshop'un 19 Ocak 2003 tarihinde kapanılması bekleniyordu.Oscar Wilde Bookshop ze względu na finansowe trudności miała zostać zamknięta w styczniu 2003 roku.
Fransız aktör Lambert Wilson festivalin açılış ve kapanış törenlerinin sunuculuğunu üstlenmiştir.Galę rozpoczęcia i zamknięcia festiwalu poprowadził francuski aktor Lambert Wilson.
1967 - Montreal'deki Expo 67 Dünya Fuarı kapandı.1967 – W Montrealu otwarto Expo ’67.
Bir ballad ve Victoria Beckham cover'ı "Resentment", albümün kapanış parçasıdır.Ballada, i jednocześnie cover piosenki Victorii Beckham, „Resentment” stanowi ostatnią ścieżkę albumu.
(İngilizce) : Kapan fotoğrafları.O fotografiach z tamtych dni.
Öğle vaktinde de kapanmaktadır.Otwarta w południe.
1982'de ve daha sonra 1990'ların başlarında yapılan grevlerde Daily News, kapanmanın eşiğine geldi.W 1982 roku oraz na początku lat 90. „Daily News” omal nie przestała istnieć.
Daha sonra 1100 veya 1102'de öldüğü bir manastıra kapanmıştır.Zmarł niedługo później w klasztorze w 1072.
Bu yayınevi 2004 yılının Haziran ayında kapandı.Linia ta została ostatecznie zamknięta w czerwcu 2004.
Büyük mağara kapısı açılır; Ali Baba mağaranın içine girer ve cok geçmeden kapı kendiliğinden kapanır.Wrota otworzyły się przed nim i Ali Baba wszedł do środka.
Dergi, 22. sayıda kapanınca roman yarım kaldı.Co najmniej od numeru 22. do 32. czasopismo miało 52 strony.
Yağmur suları kapanı tetiklemez.Niestety, deszcze nie ustawały.
Şirketin kapanmasının en büyük sebebi ekonomik problemler olmuştu.Powodem upadku przedsiębiorstwa były problemy finansowe.
Çember kapanıyor".Koło się zamyka.
Bu çiçekler akşamları kapanır.Na noc kwiaty zamykają się.
"The Open Door'un Kapanışı".Tytuł: DOM OTWARTYCH DRZWI.
İçe kapanık ve yalnız başına yaşamayı sever.Żyje skrycie i samotnie.
Fransız aktris Audrey Tautou festivalin açılış ve kapanış törenlerinde ev sahibi olarak ilan edilmiştir.Galę rozpoczęcia i zamknięcia festiwalu prowadziła francuska aktorka Audrey Tautou.
Bu mesele kapandı.Sprawa została zamknięta.
Fakat ilgi göremediğinden bir süre sonra kapanmıştır.Jednak po pewnym czasie, przestaje przychodzić do niego na widzenia.
Michael cevaplamadan telefon kapanır.Dzwoni telefon, Fred nie odbiera.
Böylece Plevne'ye giden tüm yollar kapanmış oldu.Wszystkie drogi prowadzące do centrum Oslo zostały zamknięte.
Ligde sezon, 10 Ağustos'ta start aldı ve 26 Mayıs'ta kapandı.Sezon rozpoczął się 4 sierpnia, a zakończył 26 maja.
Ağlamaktan gözleri kapandı.Oczy miałem zamknięte.
Dava Temmuz 2011'de kapandı.Proces zakończono w lipcu.
Dosya 11 Nisan 2011'de kapandı.Kasy biletowe zostały zamknięte 11 kwietnia 2011 roku.
1929'da tiyatrosu parasızlık yüzünden kapanır.W 1929 roku teatr zaprzestał działalności z uwagi na trudności finansowe.
Michael'ın düşük derecede içine kapanık ve korumacı olduğunu öğrendi.Michaels zapewnił, że był równie zaskoczony i umywa ręce.
Sağlık evi vardı kapandı.Mieszkanie Svatošów było jednak zamknięte.
Büyük çaplı Moğol istila dönemi kapanmıştır.Całość zamykała monumentalna scena Sądu Ostatecznego.
Final maçı kapanış seremonisi öncesi yapıldı.Mecz poprzedziła uroczystość otwarcia.
Seçim sandıklarının kapanmasının ardından, her iki aday da kendi zaferini ilan etti.Tuż po zakończeniu głosowania obaj kandydaci ogłosili się zwycięzcami.
Böylece Doğu Cephesi kapanmış oldu.Jak ugasić Bliski Wschód?
Bunlardan "Demokrasi Ufuğu" tamamen kapanmıştır.Jednak ta "hojność" polityki państwa wkrótce się wyczerpała.
Bu kılıflar açılıp kapanabilir.Otwór ten może się otwierać i zamykać.
Vantuz bir yüzeye tutunduğunda bu iki yapı arasındaki açıklık kapanır.Kiedy przyssawka przylega do jakiejś powierzchni, uszczelnia się otwór pomiędzy nimi.
A Review of Free Culture dergisini çıkardı. abone azlığı nedeni ile bir yıl sonra dergi kapandı.Głosił idee demokratyczne, wolność słowa; w wyniku utarczek z cenzurą zamknięto ją po roku.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod