kapalı ile cümle
kapalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İsrail-Gazze geçiş noktası kapalı kalacak (Gazze-Mısır geçişi açık kalabilir).Les points de passage entre Gaza et Israël restent fermés, ceux entre l’Égypte et Gaza peuvent rester ouverts.
Maliye Bakanı için kapalı yer mi olur!Elle fait place au ministère des Finances.
2x2, 4x4, 5x5, 3x3 gözü kapalı ve 3x3 tek el yarışmalarını da kazandı.Il gagna aussi les épreuves de 2x2x2, de 4x4x4, de 5x5x5, de 3x3x3 à l'aveugle et de 3x3x3 à une main.
Stirling motoru, içinde belirli bir gaz bulunan ve kapalı devre çalışan bir ısı motorudur.Le moteur Stirling est un moteur à combustion externe et à fluide de travail en cycle fermé.
Kapalı bardır.Boutique fermée.
Bu üstü kapalı bir methoddur.C'est une méthode aléatoire.
Elbisenin kumaşını Kapalıçarşı'dan aldı.Il a mangé le fruit du vêtement.
Şimdi her taraf kapalı bir kap düşünelim.De chaque côté se trouve un tore circulaire outrepassé.
Palais Omnisports de Paris-Bercy'de kapalı olarak düzenlenmektedir.Il se produit trois soirs au Palais omnisports de Paris-Bercy.
Einstein Toplam kuralı kapalı toplamını bırakıp dağıtarak toplama işaretleri ile yazılır,.La convention d’Einstein consiste à supprimer le signe Σ, avec quelques restrictions.
Örneğin bir Hausdorff uzayın her bir noktası, kapalı bir altuzaydır.En particulier la dimension de Hausdorff d'un espace métrique dénombrable est nulle.
Büyük baş hayvanlar ( inek, dana ) kapalı besi ahırlarında yetiştirilmektedir.Les céréales étaient stockées alors dans des dépôts énormes (horrea).
Hepsinin kapalı formülleri C6H12O6 şeklinde olup birbirlerinin izomeridirler.Ils ont tous la même formule brute C6H12O6.
Artık şehzadeler kapalı yerlerde de kalmaktan kurtulmuşlardı.D'autres communes furent dissoutes et leurs localités furent intégrées dans les communes avoisinantes.
Kelimelerle kapalı imalarda bulunmaz.De la capitulation pas un mot.
Zemin kat genelde sokak cephesinde kapalı tutulmuştur.En réalité, la porte au bout du couloir est habituellement fermée.
Ngami Gölü, Botsvana'da Kalahari Çölü'nün kuzeyinde bir kapalı havza gölüdür.Le lac Ngami est un lac endoréique du Botswana, dans le désert du Kalahari.
İki arkadaş gayet kapalı bir cevap verirler.Les 2 familles doivent donner une réponse chiffre.
Örneğin yeterli kayıt alamayan ya da mezun veremeyen bir okul, kapalı sisteme örnek olarak verilebilir.Quitter le système scolaire sans qualification ou diplôme peut être une des conséquences de l'échec scolaire.
Bir sistemin açık ya da kapalı olması sistem ile çevre bakımından farklı bir anlam kazanmaktadır.Un système peut être ouvert, fermé, ou isolé selon son degré d’interaction avec son environnement.
Birinin üstü açıktır, diğerinde kapalıdır.Le premier est dit clos, l'autre ouvert.
Sığınağın bazı koridorları hâlâ bulunmaktadır, fakat halka kapalıdır.Le bâtiment des voyageurs est conservé, mais fermé au public.
Havalimanı pazar günleri kapalıdır.L'aéroport est fermé le dimanche.
Bunlardan yüzeye yakın olanlar açık işletme, derindekiler ise kapalı işletme teşekkülleri ile çıkartılır.Traitant les habitants avec égards, quelle que soit leur couleur, il y est bien accueilli.
Restorasyon nedeniyle günümüzde ziyarete kapalıdır.Actuellement en restauration, il est fermé à la visite.
"Yeni karanlık", uygulama mağazalarının kapalı yapısına atıfta bulunur.Une épaisse fumée noire s'échappe du magasin des Nouvelles Galeries.
Rivayetlere göre bu kale içinde kapalı bir çarşı olduğu söylenmektedir.Un lieu-dit laisse penser qu'il y avait un château.
Ancak çeşitli nedenlerle medrese günümüzde kapalıdır.Pour des raisons de sécurité, elles sont aujourd’hui totalement fermées.
Aşağıdakiler hariç: İlk elde oynayan oyuncu yerde kapalı kartlar varken üstte duran açık kartla pişti yapamaz.Mais attention, le premier joueur qui passe la ligne d'arrivée ne doit pas posséder plus de 10 carottes...
İçinde büyük bir kapalı çarşı bulunmaktadır.Il ouvre une immense armoire.
Kapalı kanalizasyon sistemi yoktur.Cependant, il n'avait pas de centre de rotation fermé.
Kapalı alanlarda sigara içmenin yasaklanmasının öncüsü oldu.Il est interdit de fumer dans les lieux publics.
Kapalı Kaynak Kodludur.Soit une courbe plane fermée.
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak kapalı durumdadır fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Pour l'intérieur, le tableau de bord est simple mais suffisant pour du scolaire.
Kan dolaşım sistemleri kapalıdır.Les commandes hydrauliques sont bloquées.
Böyle durumlarda en güvenli yerler kapalı alanlardır.L'endroit le plus sûr est à l'intérieur.
2009 - Türkiye'de Tüm Lokanta , Meyhane vb. kapalı alanlarda sigara yasağı uygulaması başladı.2005 : entrée en vigueur de l'Interdiction de fumer dans tous les lieux publics en Italie.
Maçın kapalı kapılar ardında tekrarlanmasına karar verildi.Le match à huis clos est confirmé.
Basketbol genellikle kapalı salonda oynanır.Le volley-ball se pratique le plus souvent en salle.
Lut Gölü gibi kapalı havza denizlerde ise tuzluluk kayda değer derecede daha fazladır.L'eau de mer, comme la plupart des liquides, est quasiment incompressible.
Böyle bir uzayda tek tek noktalar birer kapalı altkümedir.Tout rétract d'un espace séparé est fermé dans cet espace.
Cep telefonu da kapalıdır.Le téléphone est coupé.
Eski Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Açık Ceza İnfaz Kurumu olarak faaliyetine devam etmektedir.L'absence de mise en demeure entache la procédure de sanction administrative de nullité.
Yetiştirildikleri kapalı alanlardan kaçmaları.Elle évite les champs cultivés.
Bu form kapalı devredir.Cette forme est ovipare.
Bilinci kapalı ise koma pozisyonu verilerek yardım çağrılır.Si la personne est inconsciente il faut appeler les secours.
Köyde ilköğretim okulu vardır fakat ögrenci olmadığından kapalıdır.L'école possède un préau commencé, mais point couvert faute de fonds.
Kabı sıkıca kapalı tutun.Trinquet à Ondres.
Göz kapakları kasları gevşediğinden kapaklar arası açık, yarı açık veya kapalı olabilir.Elles restent alors sans bouger, les yeux ouverts ou à moitié fermés, et demeurent en alerte.
1982'ye kadar tüm üniversiteler kapalı kaldı.L'école restera ouverte jusqu'en 1982.
2- İkinci Bar (1. Aşırma): Kapalı barlardandır.2e et dernière pole position pour BAR.
Kapıyı kapalı tut.Deja la puerta cerrada.
Mağaza Pazartesi günleri kapalıdır.Los lunes la tienda está cerrada.
Kapalı yer korkum var.Tengo miedo a los lugares cerrados.
Mağaza zaten kapalı olabilir.La tienda ya podría estar cerrada.
İngiltere'de pazar günü mağazalar kapalı mı?¿Las tiendas están cerradas los domingos en Inglaterra?
Gözleri kapalı onun yanında oturdu.Se sentó a su lado con los ojos cerrados.
Fırın gerçekten kapalı mı?¿De verdad está apagado el horno?
Kapı kapalı değildi.La puerta no estaba cerrada.
Okul kapalı.La escuela está cerrada.