kapalı ile cümle

kapalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Türbe bunun üzerine, açıklamalara göre onarım için iki yıl kapalı kalmıştır.Der Tunnel wird danach wegen Sanierungsarbeiten für zwei Monate geschlossen bleiben.
Good-Year kapalı.Jahr geschlossen.
Ama onları kapalı bir mekanda tutmak çok zordur.Es ist schwer, sich in irgendeine Schublade stecken zu lassen.
Domuzları kapalı ağıllarda tutarak insan dışkısı ile temaslarının önüne geçilmesi.Sie sind auf Primärwälder angewiesen und scheuen die Nähe des Menschen.
Londra’daki meşhur Astoria’yı dolduracak kadar hayranları vardı, konserleri kapalı gişe gidiyordu.Das Konzert im bekannten London Astoria war ausverkauft.
Bcc, blind carbon copy): Kapalı Karbon Kopya olarak da bilinir.Diese erhalten dann eine sogenannte Blindkopie (BCC, Blind Carbon Copy).
Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır.Bei der Geburt sind Augen und Ohren der Jungen geschlossen.
Oraya ulaşmak için belirli bir yerden sonra yol kapalı olduğundan artık yürüyerek devam etmek zorundadır.Nachdem die Straße den Ort verlassen hat, nähert sie sich ihrem Ziel.
Her bir yerleşim yeri üst çevresi bir hilal ile kapalı bulunan Palmiye Ağacı görünümünde olacaktır.Im Erdgeschoss ist ein altes (vermauertes) im Kleeblattbogen geschlossenes Fenster zu sehen.
Bondarenko'nun ölümü yüksek oksijen içeren kapalı bir odada çıkan yangın sebebiyle gerçekleşti.Kandidat Bondarenko kam bei einem selbstverschuldeten Brand ums Leben.
Üstü kapalı küçük bir avlusu vardır.An einer Seite eine kleine geschlossene Tür.
Açık pencere kadının gerginliğini ve kapalı odadan kaçma isteğini simgeliyor.Das offene Fenster deutet den Wunsch an, aus der häuslichen Enge auszubrechen.
Ne yazık ki şimdi hepsi kapalı durumdadır.Sie sind mittlerweile allesamt abgeschaltet.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Montags ist das Museum geschlossen.
Kapalı içme suyu şebekesi vardır.Zugang zu sauberem Trinkwasser.
Landmark'ın kapalı beta test süreci ise 26 Mart 2014'te başladı.Die geschlossene Beta-Phase der PC-Version hat am 26. März 2013 begonnen.
İki kademeli (kapalı, tam) kanatçıklara (İng: Flap, Alm: Klap) sahiptiler.Die zwei Keimblätter (Kotyledonen) sind breit und flach.
Restorasyon nedeniyle günümüzde ziyarete kapalıdır.Der Viadukt ist aus Sicherheitsgründen heute abgesperrt.
Bugün kullanıma kapalıdır ve güvenlik güçlerince koruma altına alınmıştır.Sie wird heute als Hofgut genutzt und steht unter Denkmalschutz.
Bu form kapalı devredir.Diese sei unverschlossen.
14- Daldalar: Kapalı oyunlardandır.Legende: Ergebnisse 14. Spieltag fehlen.
Otopark, motorlu taşıtların toplu halde park ettikleri açık ya da kapalı alandır.Die eingesetzten Motorkupplungen sind dabei immer entweder offen oder geschlossen.
Kendisinden sonra gelen birçok düşünür onun kapalı ve mecazi bir anlatımı olduğunu söyledi.Vieles, was sie ihn fragen, ist ihm ein Rätsel.
Park her gün gündüzleri halka açık olup, geceleri kapalıdır.Die Nachnutzung des Geländes ist ein öffentlicher Park, der nachts verschlossen wird.
Bir üstü kapalı "loggia", mazgallar ve bir saat kulesi ihtiva eder.Oben wird der Schrank von Figuren, einer Uhr und einem Wappen gekrönt.
Kapalı havalar beni hüzünlendirir.Vereinzelt zwingt auch das Wetter zum Abbruch.
Yerel ihtiyacı karşılayacak kapalı küçük aile ekonomileri mevcuttu.Es ist Kleingewerbe für den örtlichen Bedarf vorhanden.
1993 yılında Türkiye-Ermenistan sınırının kapatılmasından bu yana istasyon tren seferlerine kapalıdır.Mit Ablauf des Fahrplans 1993/94 wurde der Zug eingestellt.
İlköğretim okulu 1990 yılından bu yana kapalıdır.Zum Ende des Schuljahres 1990 wurde es geschlossen.
Komün, kapalı toplum demektir.Gemeinschaft eine freikirchliche Gemeinde.
Şehrin Orta Çağ'dan kalan bölümü araç trafiğine kapalıdır.Weite Teile der Innenstadt sind für den Kraftverkehr gesperrt.
Kapı kapalıydı.La porte était fermée.
Kutu çok sıkı kapalı. Açması zor.La boîte est bien fermée. C'est difficile de l'ouvrir.
Kitaplarımızı kapalı tuttuk.Nous avons gardé nos livres fermés.
Mağaza zaten kapalı olabilir.Il se pourrait que le magasin soit déjà fermé.
Banka pazar günü kapalı.La banque est fermée le dimanche.
Bu hapishanede kapalı kalmaya dayanamıyorum!Je ne peux supporter d'être enfermé dans cette prison !
Okul kapalı.L'école est fermée.
Kapı sıkıca kapalı.La porte est bien fermée.
Bunu gözüm kapalı yapardım.Je pourrais faire ça les yeux fermés.
Tom bir soygundan dolayı 20 yıl kapalı cezaevinde kalmaya mahkum edildi.Tom a été condamné à 20 ans de prison ferme pour une affaire de braquage.
Kapı açık mı yoksa kapalı mı?La porte est-elle ouverte ou fermée ?
Daha sonra ise altmış kişilik kapalı tribün ile açık tribün yaptık.Et Nous fîmes pousser au-dessus de lui un plant de courge, » (Coran, 37 : 139-146).
SdKfz 250 modeline çok benzemesine rağmen SdKfz 253 modeli tamamen kapalı idi.Son apparence était similaire à celle du SdKfz 250, mais la caisse du SdKfz 253 était complètement fermée.
Çan kulesi 1977'de kurulmuş ve sonra kapalı bir merdivenle bağlanmıştır.Le clocher a été érigé en 1977 et par la suite, celuí-ci a été relié par un escalier couvert.
Müze, pazartesi günleri kapalıdır.Le musée est fermé le lundi.
Efendi ilk defa ortaya çıktığında, Sunnydale'in altındaki Cehennem Ağzı'nda kapalı kalmıştır.Quand il rencontre le Maître, celui-ci est déjà piégé dans la Bouche de l'Enfer de Sunnydale.
Yolun bu kısmı, 2015 yılından beri trafiğe kapalıdır.Cette partie de la route est fermée à la circulation depuis 2011.
Bondarenko'nun ölümü yüksek oksijen içeren kapalı bir odada çıkan yangın sebebiyle gerçekleşti.Valentin Bondarenko s'entraînait dans une chambre à basse pression dans une atmosphère d'oxygène.
Gözlerini genellikle kapalı tutar.Elle semble toujours fermer les yeux.
Park her gün gündüzleri halka açık olup, geceleri kapalıdır.Le parc peut être visité tous les jours de l’année, il n'est pas fermé la nuit.
Yarı kapalı, yarı açık oynanmaktadır.Il joue comme demi d'ouverture ou demi de mêlée.
Yalnızca Pazartesi günleri ile Noel ve Yeni yıl gününde kapalıdır.Fermé entre Noël et le jour de l'An.
(Bu müze şimdi kapalıdır.Ce musée est fermé.
Günümüzde köprü araç trafiğine kapalıdır.Le pont est fermé au trafic automobile.
Bir doğrusal fonksiyonel ancak ve ancak çekirdek kapalı ise süreklidir.Il est donc nul si et seulement si toute forme fermée est exacte.
Kapalı eğrinin kullanıldığı durumlarda integrale kontür integrali denildiği de olmaktadır.Le théorème cité ci-dessus est valable lorsque l'ensemble est un anneau intègre.
Mağara günümüzde ziyarete kapalıdır.Aujourd'hui, le château est ouvert à la visite.
Ne yazık ki şimdi hepsi kapalı durumdadır.L'ensemble de celles-ci sont actuellement fermées.
Güneybatı cephesinde ise bir havalandırma penceresi bırakılmıştır, diğer pencereler kapalıdır.L'étage possède une seule fenêtre d'ouverte, les autres étant murées.
İlgili Sayfalar