Türk Ceza Kanunu'nun 146.146 van het Burgerlijk Wetboek).
Kanunlara uymak, onların test edilemeyeceği anlamına gelmez.Wordt de wet niet toegepast, dan kan het verhoor geen enkel bewijs opleveren.
Termodinamik kanunları (ya da termodinamik yasaları) termodinamiğin temelini oluşturan dört kanun.De vier hoofdwetten van de thermodynamica leggen verbanden tussen de grondbegrippen van de thermodynamica.
1934’te Soyadı Kanunu çıktığında Uludağ ismini soyadı olarak aldı.Bij de wet van 1934 ten aanzien van de invoering van achternamen, nam hij de naam van de club als achternaam.
Warez faaliyetlerine karşı uygulanan kanunlar ve yaptırımlar ülkeden ülkeye büyük çeşitlilikler gösterebilir.De straf die op het verspreiden van warez staat verschilt sterk per land.
Amaçları Kanun-i Esasi’yi yeniden yürürlüğe koyup meşrutiyeti getirmektir.Zij ontlenen die rechten dan van rechtswege aan hem/haar.
Fransız ceza kanunu çevrilerek uygulamaya konuldu.De Franse strafexpeditie bleef echter uit.
Oligarşinin Demir Kanunu, Alman sosyolog Robert Michels tarafından ortaya atılmıştır.IJzeren wet van de oligarchie, een stelling van Robert Michels
Uluslararası özel hukuk (kanunlar ihtilafı olarak da bilinir) Uluslarüstü hukukInternationaal opsporingsbevel Europese Unie - Europees aanhoudingsbevel
İlk anti-Yahudi kanun (Yahudi Tüzüğü) 3 Ekim 1940'ta yürürlüğe girdi.Het 'Statut des juifs' ('jodenstatuut') volgde op 3 oktober 1940.
ABD'de ulusal parklar ABD Kongresi'nden çıkaratılan özel kanunlarla kurulurlar.Nationale parken komen tot stand na een besluit van het Amerikaans Congres.
Ancak bu muhalefete rağmen kanun 11 Haziran 1945'te kabul edildi.Na verzet werd dit vonnis op 19 januari 1945 bevestigd.
Eşya hukuku, Medeni Hukuk dalıdır ve Medeni Kanun'un 4. kitabında genel olarak düzenlenmiştir..Deze is als een bijzondere overeenkomst wettelijk geregeld in Boek 7 van het Burgerlijk Wetboek.
Aynı şekilde Sparta kralı da kanunlara uyacağına yemin ederdi.Hierdoor moesten ook alle koningen een eed afleggen dat ze de wetten zouden respecteren.
Böylece Clarke kanunları bilim kurgu yazımlarda Isaac Asimov`un üç robotkanunların önemine ulaştılar.Robby de robot houdt zich aan De drie wetten van de robotica van Isaac Asimov.
Bu kanunname, insanların kız kardeşleriyle evlenmesini yasaklamıştır.Het was echter volgens hun wetten verboden met ze te trouwen.
Fakat bunun kanunen imkânsızlığı kendisine anlatıldı.Deze omstandigheid is niet bij wet bepaald.
Bu sırada istasyonda eski düşmanı kanunsuz Charlie Gant (Eli Wallach)'ı görür.Op het station ziet Zeb ook zijn oude vijand terug, de bandiet Charlie Gant.
Bu Ohm Kanunu’nun çarpma direncini modelleyen ekstra bir terimini içerir.Dit is een veralgemening van de wet van Ohm voor een gewone weerstand.
Başkan Gerald Ford bu kanunu veto etti.Toenmalig president Václav Klaus sprak zijn veto uit tegen de wet.
Bu olayın gerçekten bağış mı, yoksa kanunları delmek içim bir plan mı olduğu bugün bilinmiyor.Onbekend is of deze tekst een eigen verzuchting is dan wel een bestaand rijmpje.
Alman Medeni Kanunu (BGB) §311, bu sorumluluğu düzenlemektedir.In het Duitse Bürgerliches Gesetzbuch (BGB) komt men het begrip niet tegen.
Hukuki pozitivizmin başlıca iddiaları şunlardır: Kanunlar insanlar tarafından yaratılan kurallardır.De positieve wetten zijn de wetten die door de soeverein tot stand zijn gebracht.
UMP grubunun karşı oylarının aksine eşcinsel evliliği serbest bırakan kanuna çekimser oy kullandı.Voordat er werd gestemd was de SPD al uitgesproken voor het homohuwelijk.
Bu kuralın istisnası kanunun buna açıkça izin vermesidir.Gebleken is dat de Somalische wet dit toestaat.
19. yüzyılda Ernest Haeckel'in yineleme (recapitulation) kuramı ve biyogenetik kanunu genel kabul görmüştü.De zoöloog Ernst Haeckel formuleerde in de 19e eeuw de recapitulatietheorie of de biogenetische wet.
Karayolları Trafik Kanunu Karayolları Trafik YönetmeliğiBesluit administratieve bepalingen inzake het wegverkeer
Bu artış oranı Stefan–Boltzmann kanununda açıklanmıştır.De effectieve temperatuur kan berekend worden via de wet van Stefan-Boltzmann.
Yapılacak kanunlar önce Birlik daha sonra da Cumhuriyet Sovyetlerinde onaylanacaktır.De wet wordt pas van kracht als hij door de lidstaten geratificeerd is.
Kanunnâmede de belirtildiği gibi defterdar padişah malının vekili idi.Omwille van zijn verzoenende strekking werd het boek tot manifest van de gematigden verheven.
Yurttaşlığa Dair Kanun Sadeleştirilmiştir.De godsdienst werd verstaatst.
Ayrıca Silah Serbestliği Kanunu'nu destekler.Hij steunt wel het recht op wapenbezit.
Medyayı oynat White Zombie 1932 ABD yapımı, kanun öncesi dönem bağımsız korku filmi.Media afspelen White Zombie is een Amerikaanse horrorfilm uit 1932.
29 Mayıs 1848 tarihinde Kongre'nin çıkardığı bir kanunla Wisconsin ABD eyaletlerinden biri olarak ilan edildi.Wisconsin ratificeerde op 29 mei 1848 de Amerikaanse grondwet.
Bayrak ile ilgili ayrıntıları kanunlara bırakır.Over de afmetingen van de vlag zijn geen voorschriften.
Bu kanun aynı zamanda ifade özgürlüğü konusunda eleştirilere de maruz kalmıştır.De wetgever geeft echter binnen de eerder genoemde vrijheden de gewetensvrijheid wel volledig mee.
İhtiyar meclisinin görevleri Köy Kanununda gösterilmiştir.De juridische positie van de secretaris is geregeld in de Gemeentewet.
Kanun kitabının başlangıcı da bu döneme rastlar.De wereld van het boek weerspiegelt duidelijk deze tijd.
Kanun teklifi veya kanun önerisi, bir yasama organı tarafından üzerinde görüşülen yasa önerisidir.Het recht van initiatief of het initiatiefrecht is het recht om een wetsvoorstel te doen.
Bu olaydan sonra Kate artık bir kanun kaçağıdır.Uiteindelijk is Max nu dus zelf een crimineel geworden.
Muhteşem Süleyman (Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan).Hoofdstuk 9 Over de troon van Suleyman (Salomo) en diens sultanaat.
1972'de Tüketici Ürün Güvenliği Kanununa istinaden kurulmuştur.In 1977 is de Afvalstoffenwet vastgesteld.
Bu kuvvet, Hooke kanunu ile açıklanmıştır.Dit verband staat bekend als de wet van Hooke.
"Kanuna göre" veya "hukukî olarak" anlamına gelen "de jure" ile karşıt olarak sıkça kullanılır.Tegenwoordig wordt ook steeds vaker "meneer de rechter" of "mevrouw de rechter" gebruikt.
Soyadı kanunu çıkınca henüz torunları da yoktu.Na zijn dood stierf de titel uit, daar hij geen mannelijke nakomelingen had.
Yahudi kanunlarına göre, İsrail’de bir gün, diasporada iki gün olarak kutlanır.In Israël wordt deze zegen elke dag uitgesproken, in de diaspora alleen op feestdagen.
Çekle ilgili çek kanunu da mevcuttur.Ook het register met conditiecodes is aanwezig.
Bu yöntem 1. Fick Kanununun(en) uygulaması şeklindedir.Voor ϕ = 1 {\displaystyle \phi =1\,} geldt de idealegaswet.
Kanunu kim hafife alırsa, cezalandırılır.Wie de wet minacht, zal gestraft worden.
O kanuni mi?Is het legaal?
Tevhid-i Tedrisat Kanunu da o gün kabul edilmişti.Tego dnia zaś zagorzała niechęć do kadry.
Kanunun uygulandığı ilk yıl boyunca yaklaşık 4500 eşcinsel çift evlendi.W pierwszym roku obowiązywania nowego prawa ślub wzięło około 4 500 par jednopłciowych.
İtalyan Ceza Kanunu'nun 530. maddesi gereğince suçlamalar "oluşmamış fiil" olarak nitelendi.Więc na podstawie art. 530 Kodeksu karnego oskarżenie mogło zostać uznane za "nieistniejące".
Yahudi kanunları boşanmaya izin verir.Czy Biblia dopuszcza rozwody?.
Arjantin Ceza Kanunu".Argentyński Kodeks Karny.
Nulla poena sine lege, "kanunsuz ceza olmaz" anlamına gelen Latince hukuk terimi.Nulla poena sine lege – łacińska sentencja prawnicza oznaczająca nie ma kary bez ustawy.
Türk Ceza Kanunu'nun 146.Art. 146 ustawy.
Justinyen ayrıca eski Roma kanunlarını 12 ciltlik bir kitap halinde toplatmıştır.Istniała już przed kodyfikacją prawa rzymskiego w Ustawie dwunastu tablic.
Çekme gerilmesi Hooke kanunu Elastisite modülüOdwrotność podatności. tensor sztywności prawo Hooke'a sztywność wiązki
Kanunsuz suç olmaz.Zbrodnia bez kary.