Ana içeriğe geç
Sözlük

kanun ile cümle

kanun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kanunla oluşan değişikliler ilk yerel idare seçimlerinden sonra uygulanmaya başlanmıştır.Transformações fundamentais podem e tomam lugar após o período crítico inicial.
"Soyadı Kanunu ve Kanunun Uygulanma Süreci".«Entenda como funciona a operação de Garantia da Lei e da Ordem».
1975 - Yeni İmar Kanunu yürürlüğe girdi.1975 — Entrar em vigor a Convenção sobre as Armas Biológicas.
Bununla birlikte kilise törenleri kanunen geçerli olduğundan dileyen dini nikah yaptırabilir.Alguns celebrantes podem celebrar o casamento religioso para efeito civil, conforme a lei.
Türkçe ezan kanunen yasaklanmamakla birlikte, 1950 yılından sonra Türkiye'de ezan Türkçe okunmamıştır.O direto ao aborto não seria reconhecido na Espanha até cinquenta anos depois.
1876'da Kanunı Esasi ilan edildi.No obstante, a lei foi sancionada em 1826.
Jandarma; köylerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda kanun ve düzenin korunmasından sorumludur.A polícia estadual é responsável por manter a lei e a ordem nos municípios do estado e nas áreas rurais.
Bu fetvalar kanun niteliği taşırlardı.Ela impunha leis para o grupo.
Özel Yetkiler Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması.O direito de revogação do mandato político representativo.
Fakat bunun kanunen imkânsızlığı kendisine anlatıldı.Era a personificação da lei.
Bu kanuna uyan maddelere lineer elastik maddeler denir.Materiais que obedecem esta equação são chamados dielétricos lineares.
Ancak bu durumun farklı kanun maddeleri ile düzenlenmiş istisnaları bulunmaktadır.Contudo, isso não ocorreu, e elas encontram-se em diferentes situações jurídicas.
Aynı kanun ile itibarları da iade edilmiş oldu.Foram devolvidos os gastos realizados conforme a legislação.
Bu kanunlarla, gelecek hakkında öngörüde bulunulur.Tem o poder de prever o futuro.
Kanun, 28 Kasım'da yürürlüğe girdi.A lei entrou em vigor em 28 de junho de 2002.
Yhprum kanunun basit bir özeti, "Çalışabilen her şey, çalışır." olarak da gösterilebilir.O principal destes é "faze o que tu queres", que é apresentada como o todo da lei, e também como um direito.
Bu kurallar içinde regl nida kanunları bulunur.Legalmente, é, pois, esta a regra em vigor.
1933 - Dahili İstikraz (İç Borç) Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.1921 — İstiklâl Marşı é adotado na Grande Assembleia Nacional da Turquia.
Sokrates'in Spartalıların kanunlarını takdir ettiği bilinmektedir.O próprio Sócrates é retratado elogiando as leis de Esparta e Creta.
Kanunlar, uygun hareket edenleri ödüllendirip kurallari çiğnemeye cürret edenleri gereğince cezalandırmalıdır.Leis devem recompensar aqueles que obedecem-nas e punir de acordo aqueles que não o fazem.
Kurt Kanunu (dizi), aynı isimli romandan uyarlanan 2012 yapımı dizi.2010 - O Outro Pé da Sereia, adaptado de romance de Mia Couto de mesmo nome.
Kanuna göre söylerken ve yazarken ön ad önde, soyad sonda kullanılmalıdır.Sob chamada por referência, escrever usando um. afetará o outro.
Uluslararası özel hukuk (kanunlar ihtilafı olarak da bilinir) Uluslarüstü hukukNormas Imperativas de Direito Internacional Privado - lois de police.
Kanun, kişilik haklarını korur.Visa a garantia jurídica do segurado.
Kanuni Sultan Süleyman'ın fermanı üzerine 1554'te Kahire'de boynu vurularak idam edildi.Foi libertado da prisão do Castelo de Torrejón , em 1538.
Vatanaşların hakları bir dizi Temel Kanunla (İsrail yazılı bir anayasaya sahip değildir) .As Leis Básicas de Israel funcionam como uma constituição não escrita.
Meclis tek dereceli seçim kanununu ve 21 Temmuz 1946'da seçimlerin yapılmasını kabul ederek dağıldı.O método da representação proporcional foi usado e o Congresso eleito será empossado em 27 de julho.
1926 - Türk Medeni Kanunu kabul edildi.1966 — Aprovação do actual Código Civil Português.
7. Yeni Dünya’nın doğa kanunları üzerine.Em 3º lugar ao direito romano.
Nikah Medeni Kanun'la ilgili bir husustur.Acho que a questão do casamento é religiosa.
Soyadı kanunundan sonra Hamamoğlu soyadını almıştır.A partir da união, ele adotou o sobrenome da esposa.
Ayrıca peygamberlerin kitaplarına, halkına ve kendi şeriat kanunları olanlarına referansdır. ^ "Ey Muhammed!De boeken van Profeten zijn volgens hen geschreven door profeten die de woorden van God hebben gehoord.
Kanun ve nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar"."Den inwoonderen zijn hunne wetten en voorreghten vergunt."
Kanun beş kitaptan oluşmaktadır.De Kracht van Vijf bestaat uit 5 boeken.
Bu Wien’in yer değiştirme kanununda belirtilmiştir.Deze vergelijking heet de verschuivingswet van Wien.
Kanun, yazılı veya yazısız olabilir.De constitutie kan geschreven of ongeschreven zijn.
Sir Isaac Newton yerçekimi kanununu açıkladı.Isaac Newton ontdekt de Wet van de Zwaartekracht.
Hanover'deki Salic Kanunu altında, hiçbir kadın tahta varis olamazdı.Door de in Hannover geldende Salische wet kon een vrouw de troon niet erven.
1999'da "Fârsi" kelimesi, millî dil kanunundan çıkarıldı.In 1999 werd het woord Farsi weggehaald uit de wet.
Kanunun uygulandığı ilk yıl boyunca yaklaşık 4500 eşcinsel çift evlendi.Ongeveer 4500 holebiparen trouwden in het eerste jaar na de nieuwe huwelijkswet.
Bu kanunlar termodinamiğin kanunlarına benzemektedir.Dit is in strijd met de wetten van de thermodynamica.
4. ve son bölüm doğa kanunları ile iç içe yaşamanın insanlar için ne anlama geldiğini araştırıyor.Het vierde en laatste deel handelt over de geboorte van de gevangenis in de eigenlijke zin.
Herkes kanun önünde eşittir.Iedereen werd gelijk voor de wet.
2008'de kanuna bazı eklemeler yapılmıştır.In 2008 werd een aantal wijzigingen in de wet doorgevoerd.
Hükümet yetkilileri aynen diğer vatandaşlar gibi kanun hükümlerine tabidir.Overheidsambtenaren zijn onderworpen aan de wet, net als de anderen.
Kanun gereği, gazeteciler artık Askeri Mahkemelerde yargılanmayacaklar.Burgers worden niet meer berecht bij militaire rechtbanken.
Alman Ceza Kanunu'nın 81-83. maddeleri Hochverrat (vatana ihanet) suçunu düzenler.In Duitsland is Hochverrat strafbaar gesteld in paragraaf 81-83 van het Strafgesetzbuch.
Kanunlara uyulmalı ve nazırların (bakan) sorumluluğuna dikkat edilmelidir.Zij zijn dan ook verantwoordelijk voor het naleven van de geboden en verboden (mitswot).
1 Ocak 2002: Yeni Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdi.1 januari 2001: De Wet personenvervoer 2000 treedt in werking.
Bestekâr ve iyi kanûnî idi.Met andere woorden een vrome en rechtschapene.
Örneğin; Kanunlar insan sosyal davranışlarını belirleyen bir sistemdir.Structuren bepalen dus het sociaal handelen van de mens.
Bunun sebebi fizik kanunları yapılan gözlemlerin özetidir.Die gebaseerd zijn op de wetten van de fysica.
Askerlik kanununun geçirilmesi.Beschouwingen over de Legerwet.
Bu kanundan önce kesintisiz olan sekiz yıllık ilköğretim herkes için zorunluydu.Acht weken had iedereen die hiervan wist, moeten zwijgen.
Evlenme yaşı ya da evlilik yaşı, bir kişinin evlenmesine kanunen müsaade edilen yaştır.De huwelijksleeftijd is de leeftijd waarop men een huwelijk mag aangaan.
Kanun önünde eşitlik kanunlar hiçbir vatandaşa ayrıcalık tanımamalıdır.Gelijkheid voor de wet: De wetten mogen geen speciale privileges geven aan bepaalde burgers.
Kanunen emre yazılı senetlerdir.Wetten zijn geschreven rechtsregels.
Ama bu tasarıları Parlamento'dan kanun olarak geçirememişlerdi.Het parlement diende deze wetsontwerpen wel nog goed te keuren.
27 Mart 2006 itibarıyla kanun etkili oldu.Op 27 maart 2012 kwam het nummer Right By My Side uit.
1952 - Fikir İşçileri Kanunu kabul edildi.In 1952 werd de Wet op het staatsburgerschap aangenomen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod