Kanunu bilmemek mazeret teşkil etmez.Ignorance of the law is not accepted as a defence.
Tom sayısız kanunu çiğnedi.Tom broke numerous laws.
Almanya orman kanunu ile yönetilmez ama hukukun üstünlüğü ile yönetilir.Germany is not ruled by the law of the jungle, but by the rule of law.
Her şey kanun önünde eşittir.Everyone is equal before the law.
Bu, eyalet kanunu.That's state law.
Esrar satın almak ve tüketmek birçok ülkede kanunen yasaklanmıştır.Buying and consuming cannabis is prohibited by law in many countries.
Tom bir kanun kaçağı.Tom is an outlaw.
Biz hiç kanunu çiğnemedik.We've never broken the law.
Bu kanun anayasaya aykırı bir şekilde yazıldı.This law was written in an unconstitutional way.
Bu kanun bizi temel haklarımızdan yoksun bırakacaktır.This law will rob us of our basic rights.
Ben onlara kanunsuzlar demedim.I didn't call them vigilantes.
Kanun böyle buyurur.That's what the law dictates.
Böyle bir kanunun farkında değilim.I'm not aware of such a law.
Kanun her zaman doğru değildir.The law isn't always right.
Kanun her zaman haklı değildir.The law isn't always right.
Kanun gayet açık.The law is perfectly clear.
Bu, eyalet kanununu ihlal ediyor.This violates state law.
Bu kanun neden gerekli?Why is this law needed?
Kanun çok açık.The law is very clear.
Yeni kanunlar gerekli değil.New laws are needed.
Kanunlara uyarım.I follow the law.
Kanunlara uy.Obey the law.
Sence bu adil bir kanun mudur?Do you think it's a fair law?
Bunun adil bir kanun olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's a fair law?
Ben kanunu ihlal ettim.I broke the law.
O kanunu nasıl uygulayacaklar?How are they going to enforce that law?
Onu yapmamıza izin veren bir kanun var.There's a law that allows us to do that.
Kanunen mümkün olduğunca hızlı sürdüm.I drove as fast as I legally could.
Önerilen kanunun farklı kusurları var.The proposed law has several flaws.
Önerilen kanun önemli ölçüde kusurlu.The proposed law is significantly flawed.
Önerilen kanun çok kusurlu.The proposed law is very flawed.
Önerilen kanun esasen kusurludur.The proposed law is fundamentally flawed.
Telif hakkı ihlali, kanuna aykırıdır.Copyright infringement is against the law.
Tom'un genellikle kanunla başı beladadır.Tom is often in trouble with the law.
Karayolları trafik kanununu bilmelisin.You must know the highway code.
Kanunlara uymalıyız.We need to obey the laws.
Tom kanunlara aykırı bir şey yapmadığını söyledi.Tom said that he did nothing illegal.
Ona karşı hiçbir kanun yok.There's no law against it.
Ona karşı bir kanun var.There is a law against it.
Doğa kendi kanunlarını asla çiğnemez.Nature never breaks her own laws.
Sami bir kanun koyucu değildir.Sami isn't a lawmaker.
Hangi kanunu ihlal ettim?What law have I broken?
Tom kanunidir.Tom is a zitherist.
Fevkalade güzel kanun çalıyor.He plays the qanun exceptionally well.
Tom yıllarca kanundan kaçmayı başardı.Tom has managed to evade the law for years.
Umarım kimsenin kanunlardan üstün olmadığının farkındasındır.I hope you're aware nobody is above the law.
Thellier gösterdiği bu mümkünse eğer, pTRM'i tatmin dört kanun yazmıştır.Thellier showed that this could be done if pTRM's satisfied four laws.
Ben kürtaja neden olan her şeyle mücadele edeceğim ama bu kanuna oy vereceğim."I will fight against everything that leads to abortion, but I will vote the law".
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.Anti-authoritarians usually believe in full equality before the law and strong civil liberties.
Tor kanunlara uyan sıradan insanları korumayı amaçlamaktadır.Tor aims to provide protection for ordinary people who want to follow the law.
Fakat Cole ve arkadaşları herhangi bir kanunu ihlal etmemişlerdi.However, Cole and his compatriots had not broken any law.
Pakistan'ın hijab'ı yasaklayan veya yürürlüğe koyan kanunları yoktur.Pakistan has no laws banning or enforcing the hijab.
Ancak, Jacob Bekenstein bunun termodinamiğin ikinci kanununu ihlal ettiğini söylemiştir.But Jacob Bekenstein noted that this leads to a violation of the second law of thermodynamics.
Halk ise devlet tarafından yayınlanan kanun yerine ulema'nın fetvalarını dinledi.The people followed the ulama's fatwas instead of state issued law.
Uluslararası kanunlara göre savaş gemileri tarafsız bir limanda en fazla 24 saat kalabilirdi.Under international law, combatant ships were permitted only 24 hours in a neutral port.
Bankanın işlevleri Rus anayasası (madde 75) ve özel Federal Kanun'da tarif edilmektedir.Its functions are described in the Russian constitution (Article 75) and in the special Federal Law.
1999'da "Fârsi" kelimesi, millî dil kanunundan çıkarıldı.In 1999, the word Fârsi was removed from the state-language law.
Japon Medeni Kanunu (民法 Minpō, 1896) 1896'da hazırlanmıştır.The Civil Code of Japan (民法 Minpō, 1896) was created in 1896.
2015 Modern Kölelik Yasası, Birleşik Krallık Parlamentosu'nun bir kanunudur.The Modern Slavery Act 2015 is an Act of the Parliament of the United Kingdom.
Bir kuram, yeni ya da daha iyi kanıtların toplanmasıyla bilimsel kanunlara dönüşmez.A theory does not change into a scientific law with the accumulation of new or better evidence.