Ana içeriğe geç
Sözlük

kanat ile cümle

kanat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir pilotu ve bataryaları taşımak için 64 metrelik kanat genişliği, aerodinamik verimle yavaşça uçacak.מוטת כנף של 64 מטר כדי להחזיק את הטייס, הסוללות, לטוס לאט עם מקדם אירודינמי טוב.
Bir pilotu ve bataryaları taşımak için 64 metrelik kanat genişliği, aerodinamik verimle yavaşça uçacak.飛行士1名とバッテリーを搭載しても 空力学の効率に従いゆっくり飛べます なぜそんなに?
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?시인의 고양이뿐만 아니라 그의 말처럼 날개해야하지 않을까요?
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?Για τους οποίους δεν πρέπει η γάτα ενός ποιητή να φτερωτό καθώς και το άλογό του;
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?לא צריך חתול של המשורר להיות כנפיים, כמו גם את הסוס שלו?
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?لا ينبغي أن قطة الشاعر أن المجنح فضلا عن حصانه؟
Bir şairin yanı sıra atını kanatlı kedi olmak gerekmez mi?秋には水潜り鳥(Colymbus glacialis)は、脱皮して入浴する、いつものように、来
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Đây là khoảnh khắc quan trọng đầu tiên của chúng ta, nó đang mở.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Deci primul moment critic, s-a deschis.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Ecco il primo momento critico, è aperta.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Inilah saat-saat penting pertama kita, sayapnya terbuka.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.첫번째 고비입니다. 날개가 펴졌습니다.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.O nosso primeiro momento crítico, está aberta.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Ons eerste kritieke moment. Hij is open.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Premier moment critique, aile ouverte.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Primer momento crítico, están abiertas.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Så den första kritiska punkten, den är öppen.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Takže naša prvá kritická chvíľa, krídlo je odopnuté.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.To byl první kritický moment, rozevření křídla.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.To decydujący moment.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Túl vagyunk az első kritikus ponton, nyitva van.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Unser erster kritische Moment, es ist offen.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Το πρώτο κρίσιμο σημείο, άνοιξε.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.И така, първият ни критичен момент, то е отворено.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.Итак, наш первый критический момент, если крыло открыто, когда он там внизу.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.אז הרגע הקריטי הראשון שלנו, זה פתוח.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.وهذا أول لحظة حرجة: إنه مفتوح.
Bizim ilk kritik anımız, kanat açık.下降していきます さあ飛行に移れるか
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"De focus van deze is de gebakken kippenvleugels dus wordt het "Bong Joon Gu" genoemd.
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"Fokusen på den här är friterad kyckling som kallas "Bong Joon Gu!"
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"Główną częścią tego są pieczone skrzydełka kurczaka, więc nazywa się "Bong Joon Gu!"
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"In centrul acesteia sunt aripi de pui prajit, asa ca se numeste, "Bong Joon Gu"
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"Kalau yang ini, karena sayap ayam yang besar ini, disebut, "Bong Joon Gu!"
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"Le sujet principal de celui-là est l'aile de poulet frit donc qui s'appelle, "Bong Joon Gu" !
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"Questo è focalizzato sulle ali fritte di pollo, e quindi si chiama, "Bong Joon Gu"!
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"Tukaj pa so glavna sestavina ocvrte piščančje perutničke, zato se imenuje "Bong Joon Gu!"
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"Und das hier fokusiert sich auf gebratene Chicken Wings, deswegen heißt es "Bong Joon Gu!"
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"Το θέμα αυτού είναι οι τηγανιτές φτερούγες κοτόπουλου, έτσι λέγεται "Μπονγκ Τζουν Γκου!".
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"Секрет этого блюда - жареные куриные крылышки, поэтому оно называется БонЧжунГу.
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"."!הפוקוס של זה הוא כנפי עוף מטוגנים, ולכן זה נקרא, "בונג ג'ון גו
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!""التركيز في هذا على اجنحه الدجاج المقليه لذا تدعى "بونغ جون غو
Bu da fırınlanmış tavuk kanatları bu yüzden adı Bong Joon Gu!"オ・ハニ、ボン ジュン グ
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?C'était un de ces cas où vous dégagez les ailes, non?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Das war also eine der Situationen in denen Sie den Flügel abgeworfen haben, nicht?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Dat was één van de gevallen waar je de vleugels losliet, niet?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Deci acela a fost un moment în care dai drumu la aripi, nu-i aşa?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Ese fue uno de aquellos casos en que tuviste que liberar las alas, ¿correcto?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Foi esse um dos casos em que soltaste as asas, certo?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Itu salah satu kasus di mana sayapnya lepas, bukan?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?그게 날개를 떼어버리는 경우에 해당하죠?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Quindi quello è uno dei casi in cui hai rilasciato le ali, giusto?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Så det var ett av tillfällena där du kopplade loss vingen, eller hur?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Takže to bol jeden z tých prípadov, kedy si krídla uvoľnil, je tak?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Takže tohle byl jeden z případů, kdy jste odhodil křídlo, správně?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Tehát ez egy olyan eset volt, ahol el kellett engedned a szárnyakat, igaz?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Vậy đó là một trong những trường hợp mà anh thả hai chiếc cánh ra đúng không?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?W takich sytuacjach odczepiasz skrzydła?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Ήταν μία από τις περιπτώσεις στις οποίες άφησες την πτέρυγα, σωστά;
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Предполагам, това беше един от онези случаи, когато си освободил крилата, нали?
Bu da kanatı bıraktığınız seferlerden birisiydi, değil mi?Это как раз был один из тех случаев, когда вы отстегнули крыло, не так ли?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod