Ana içeriğe geç
Sözlük

kanat ile cümle

kanat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.A szárnyon kellett felgurítsanak, hogy be tudjanak tenni.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.A trebuit să mă împingă pe aripă ca să mă pună în carlingă.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.De skulle rutsje mig op på vingen, sætte mig ind i cockpittet.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Hanno dovuto farmi scivolare sull'ala, per mettermi nella cabina di pilotaggio.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Họ phải kéo tôi lên trên cánh máy bay mới đưa tôi vào được buồng lái.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Ils ont dû me faire glisser sur une aile pour me mettre dedans
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.그들은 절 조종석에 들여보내기 위해 날개 위에서 절 밀어넣어야만 했어요.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Langs de vleugel gleed ik in de cockpit.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Mereka harus meluncurkan saya di sayapnya dan memasukkan saya ke kokpit.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Museli ma skĺznuť po krídle a dať do kokpitu.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Museli mě vysunout nahoru po křídle a dát mě do kokpitu.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Musieli przesunąć mnie po skrzydle i umieścić w kabinie.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Sie mussten mich über den Flügel ins Cockpit schieben.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Tiveram que me fazer deslizar por cima da asa, puseram-me no <i>cockpit</i>.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Tuvieron que subirme al ala, ponerme en el habitáculo.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Έπρεπε να με περάσουν από το φτερό για να με βάλουν στο πιλοτήριο.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Им пришлось протащить меня по крылу, запихнуть в кабину.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.Трябваше да ме плъзнат нагоре по крилото, за да ме поставят в кабината.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.הוא היה יפה. הם הרימו אותי לתוך תא הטייס.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.كان عليهما زحلقتي على الجناح ، لوضعي في القمرة.
Beni kanatta kaydırarak, kokpitin içine yerleştirebildiler.座ってみると至るところに ボタンやダイヤルがありました
Ben onun kanatları sallanan bir sarkaç var ise Geri ve ileri- Bir düzlemde çıkıyor olsaČeprav se je izkazalo, to nihalo z severnem polu tehnike bi ravnina nihanja še naprej
Ben onun kanatları sallanan bir sarkaç var ise Geri ve ileri- Bir düzlemde çıkıyor olsaこの振り子は振動面が残っているであろう技術のN極とある 固定された相対 星に しかし回転するであろう
Ben onun kanatları sallanan bir sarkaç var ise나는 날개를 흔들 진자를 가지고 한 경우
Ben onun kanatları sallanan bir sarkaç var iseOm jag har en pendel svänger sina vingar
Ben onun kanatları sallanan bir sarkaç var iseאם יש לי מטוטלת כנפיו
Ben onun kanatları sallanan bir sarkaç var iseإذا كنت قد حصلت على البندول يتأرجح اجنحتها
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciAko je okrídlený posol nebies biele obrátené zaujímalo oči
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciComme un messager ailé des cieux à l'œil blanc retroussé demandez
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciComo é o mensageiro alado dos céus aos olhos branco-arrebitado perguntando
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciComo es el mensajero alado de los cielos a los ojos en blanco hacia arriba preguntándose
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciDeoarece este un mesager înaripat al cerului înaintea ochilor alb-upturned întrebam
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciÈ come un messaggero alato del cielo li occhi chiedendosi bianco-rovesciata
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciJak je okřídlený posel nebes bílé obrácené zajímalo oči
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciJak skrzydlaty posłaniec niebios biało-zadarty oczy zastanawiając
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciKot je krilati glasnik neba belo-kvišku spraševala oči
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciKuten siivekäs sanansaattaja taivaasta Unto valkoisen ylösalaisin ihmettelevät silmät
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciMint egy szárnyas hírnöke az ég karvezetõnek a fehér felfelé kíváncsi szemek
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciNhư là một tin nhắn có cánh của thiên đàng cho đến trắng mắt lật tự hỏi
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciSeperti utusan bersayap dari surga Kepada putih-terbalik mata bertanya-tanya
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciSom en bevingad budbärare av himlen Åt den vita uppåtvända undrande ögon
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciSom er et bevinget budbringer af himlen til evig hvide opadvendte undrende øjne
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberci이름으로 흰 눈 upturned 궁금 리라 하늘의 날개 달린 사자입니다
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciWie ist ein geflügelter Bote des Himmels Unto die weiß-upturned staunenden Augen
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciZoals een gevleugelde boodschapper van de hemel op de witte omgekeerde af ogen
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciΔεδομένου ότι είναι μια φτερωτή αγγελιοφόρος του ουρανού Εις το λευκό-ανάποδου αναρωτιούνται μάτια
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciКак крылатый посланник неба на белый перевернутый удивленными глазами
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciКакто е крилатият пратеник на небето бял преобърната чудите очи
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciכאשר הוא שליח מכונף השמים אל הלבן בעיניים הפוכים תוהה
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberciكما هو رسول مجنح من السماء حتى أعين بيضاء مقلوبة يتساءل
Beyaz kalkık merak gözleri Unto cennet kanatlı haberci彼は怠け者-ペーシング雲をbestridesとき彼に見つめるためにフォールバックする人間の
Bir de o montunu giydi mi, kanat gibi oluyordu.-그 코트는 날개 같았다.
Bir de o montunu giydi mi, kanat gibi oluyordu.مع ذلك المعطف مثل الجناح.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Călărea pe un heruvim, şi sbura, venea plutind pe aripile vîntului.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Hän notkisti taivaat ja astui alas, synkkä pilvi jalkojensa alla.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.A Khérubon ment és röpült, És a szelek szárnyain tünt fel.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.båret af Keruber fløj han, svæved på Vindens Vinger;
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Cabalgó sobre un querubín y voló; se remontó sobre las alas del viento
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Călărea pe un heruvim, şi sbura, venea pe aripile vîntului;
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Cavalcò un cherubino e volò; si librò sulle ali del vento
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod